İşte Gazeteci Aktan Uslu’nun, Yeni Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Merve Dişli’yi hedef alan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a tepki gösterdiği yazısı: “HİÇ ŞIK DEĞİLDİ. YAKIŞMADI. KINIYORUM.

MERVE DİŞLİ ŞAHSINDA, BASINA FIRÇA ATILDI…

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın bugünkü meclis toplantısında..

Yeni Kocaeli’nin yeni sahibi Merve Dişli’nin

KBB Genel Sekreteri Hayri Baraçlı’nın eleştirel şekilde konu edildiği

“Yürüyüş yoluna çıksa otelini bulamaz” Bizim genel sekreter Kocaeli’ye alışamamış

Başlıklı haberine gösterdiği tepki şık değildi. Yakışmadı. Kınıyorum.

“HABERİ OKUMA GEREĞİ HİSSETTİM”

Öncelikle;

Gömleğin ilk düğmesinin yanlış iliklendiği bir vaka idi. Elbette gazeteciliği merkeze aldığımızda bu mesleğin sorunları üzerinden varsa belediyeden bir beklenti meclisi oluşturan parti grupları üzerinden önerge verdirilmeliydi. Örneklerini verebilirim ama gerek yok.

CHP önergesinde Yeni Kocaeli’nin KBB ilanlarının kesildiği de konu edildi.

Başkan Büyükakın konuşmasının bir yerinde, “Çok savunduğunuz o gazeteci arkadaş benim genel sekreterimin, yürüyüş yolundan otelin adresini bulamayacağını yazmaya ne hakkı var? He? Ne hakkı var buna? “Otelde kalıyor” diyor. Otel kapalı, kapalı. Utanmıyor musunuz? Kapalı otelde mi kalıyor adam? Yürüyüş yolunda bırakırsak otelin yolunu bulamazmış. Ayıp değil mi? Bu adamın çoluk çocuğu yok mu? Herkes haddini bilsin, tamam mı? Herkes haddini bilsin. Bunun kamuoyunu aydınlatmayla ne ilgisi var. Genel sekreter yürüyüş yolunda bırakılırsa ancak navigasyon ile otelin yolunu bulabilirmiş. Bu habercilik mi? Bu itibar suikastı değil mi? Ne yapacağız biz? Siz kafanıza göre okutmak için her şeyi yapacaksınız. Biz de boyun bükeceğiz, öyle mi? Sağ tarafa tokat atacağız, solu vereceğiz öyle mi? Ayıp değil mi? Bu adam geldiği günden beri günde 14 saat çalışıyor. Sabahın 07.00’sinde başlıyor” deyince

Sosyal medyadan başlığını görünce ilgimi çekmediği için okumadığım haberi okuma gereği hissettim.

“BAŞINI ÖNE EĞECEK ELEŞTİRİYE RASTLAMADIM”

KBB Genel Sekreteri Hayri Baraçlı’ya atfen YÜZ KIZARTICI dediğimiz nitelikte; Baraçlı’nın ailesinden herhangi bir kişiyi de rencide edecek, başını öne eğdirecek bir eleştiriye rastlamadım.

Hele ki bir belediye başkanının sabah ezanı vaktinde 100’lerce polis eşliğinde evinden, çoluk çocuğunun gözleri önünde gözaltına alınıp götürülmesi ile eşdeğer ve kıyaslanır bir vaka, asla değil.

Hiç kimse, basın, gazeteci ve haberi eleştirilemez değildir. Ama bunun bir üslup ve abadı vardır.

İlgili kulis haberin içeriğinden, biçiminden, haberin içeriğine katılıyorum katılmıyorumdan, veriliş biçimini eleştiriyorum eleştirmiyorumdan bağımsız bir şekilde…

Büyükakın’ı da haberi veya muhatabını eleştirdiğinden ötürü değil eleştirirken kullandığı ifadelerden ötürü kınıyorum.

Kendi camiamız içinde birbirimizi severiz sevmeyiz, az severiz çok severiz, hiç sevmeyiz ayrı mesele.

Merve Dişli’ye atılan tabiri caizse o fırça, camiamızdan birilerinin çok hoşuna da gitmiş olabilir ama bence Merve Dişli şahsında basına da fırça atılmış, ayar verilmiştir kanaatindeyim…”