İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü İzmit Belediyesi soruşturması kapsamında CHP İzmit İlçe eski Başkanı Gökhan Ercan da gözaltına alınmış ve tutuklanarak Silivri’de bulunan Marmara Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti. Bugün Ercan ve İzmit Belediye Başkan Yardımcısı İlker Ulusoy’un uyuşturucu testlerinin pozitif çıktığı yayınlanmıştı. Ulusoy çıkan haberlerle ilgili açıklama yaparak şunları söyledi: “Değerli İzmit'li hemşehrilerim Hakkımda servis edilen haberlerin amacı artık çok açıktır: Gerçeği ortaya çıkarmak değil, yıllardır emek vererek oluşturduğum itibarı birkaç kelimeyle yok etmeye


İTİBAR SUİKASTİ

Hayatım boyunca uyuşturucuyla hiçbir ilişkim olmadı. Buna rağmen ismimin özellikle “uyuşturucu” kelimesiyle yan yana getirilmesi ismini bile bilmediğim bir madde ile kamuoyuna sunulması benim için bir haber değil, açık bir itibar suikastıdır. İnsanların yıllarca nasıl yaşadığına, nasıl çalıştığına, ailesine, dostlarına ve toplum içindeki duruşuna bakmadan; soruşturma dosyasından seçilen bilgiler üzerinden bir insanı kirletmeye çalışmak vicdansızlıktır. Üstelik gizlilik kararı bulunan bir soruşturmada, insanların onurunu zedeleyebilecek bilgilerin nasıl ve kimler tarafından servis edildiği de ayrıca cevaplanmalıdır.


BENİ TANIYANLAR BİLİYOR

Ben bugün kendimi birkaç sansasyonel başlığın karşısında savunmak zorunda bırakılıyorum. Beni asıl yaralayan da budur. Bir insanın yıllarca verdiği emeğin, oluşturduğu saygınlığın ve ailesinin yaşadığı üzüntünün bu kadar kolay hiçe sayılması kabul edilemez. Ama şunu herkes bilsin! Beni tanıyanlar kim olduğumu biliyor.
Ben de kim olduğumu biliyorum. Adımı kirletmeye, beni toplumun gözünde başka biriymişim gibi göstermeye çalışan bu algı operasyonunun karşısında susmayacağım.


KANIMI SON DAMLASINA KADAR ALMANIZ Mİ GEREKİYOR?

Gerçek ortaya çıktığında bugün bu itibarsızlaştırma kampanyasına ortak olanların söyledikleri de yaptıkları da unutulmayacak.
İtibarım sizin manşetlerinizden, algı oyunlarınızdan ve servis ettiğiniz dedikodulardan daha değerlidir. Bu açık itibar suikastına karşı bütün hukuki haklarımı sonuna kadar kullanacağım. Kanımı son damlasına kadar mı almanız gerekiyor?
Bütün tırnaklarımı mı sökmeniz gerekiyor?
Saçımın her telini mi incelemeniz gerekiyor? Yeter ki gerçeği ortaya koyun. Ama insanların onurunu, ailesini ve yılların emeğiyle kazandığı itibarını birkaç servis haberle kirletmeye kalkmayın. Benim saklayacak hiçbir şeyim yok. Kaçmıyorum, susmuyorum, geri durmuyorum.

NE GEREKİYORSA YAPILSIN. HODRİ MEYDAN!“