Aydın Ünlü’nün ahı mı vardır nedir…

MHP’nin 5 yıldır yüzü gülmedi gitti.

2021’in sıcak bir temmuz sabahında aniden il başkanlığı elinden alınan Ünlü’nün ardından tam dört il başkanı değişti.

Beşincisi ise bugün atandı.

Kartepe Belediye Başkan Yardımcısı Enes Emengen nihayet il başkanı oldu.

“Nihayet” diyorum çünkü Emengen’in adı il başkanlığı için yeni konuşulmaya başlanmış değil.

Tuncay Batı dönemi öncesinde ve sonrasında da kulislerde sürekli adı geçen isimlerden biriydi.

Hatta Kartepe’de denk geldiğimiz bir programda kendisine bunu bizzat sormuştum.

"Ben belediye başkan yardımcısıyım, il başkanlığı düşüncem yok" demişti.

Ancak görünen o ki teşkilatın geldiği noktada Saffet Sancaklı’nın da işaret etmesiyle artık taşın altına elini koymayı kabul etti.

Ben MHP adına doğru bir tercih olduğu kanaatindeyim. Çünkü Enes Emengen hakkında bugüne kadar bir kişiden bile kötü söz duymadım.

Şehirde beyefendiliğiyle, sakinliğiyle ve aile yaşantısıyla anılan bir isim.

Tuncay Batı ve Kamil Akın’ın bu kentte yarattığı o kargaşa ortamını, teşkilata sirayet eden o lümpenliği, göstere göstere yapılan kurumsal zedelenmeyi ortadan kaldıracak ve teşkilatı yeniden toparlayacağına inanıyorum.

Üstelik Cumhur İttifakı ortağı AKP ile de daha uyumlu bir çalışma zemini oluşturacağını düşünüyorum.

Murat Nuri Demirbaş’tan sonra göreve gelen il başkanlarıyla yıldızı bir türlü barışmayan AKP teşkilatları, Emengen döneminde daha rahat nefes alacaklardır.

Mesleğimin ilk yıllarından beri MHP’yi ve Ülkü Ocaklarını yakından takip eden bir gazeteci olarak, Emengen’e tek bir tavsiyem var:

Tuncay Batı ve Kamil Akın’ın yönetim listelerini önüne koysun.

Ve yeni kadrosuna kimleri "alacağından" ziyade, kimleri "yaklaştırmaması" gerektiğine odaklansın.

Bazen siyasette doğru isimleri bulmak kadar yanlış isimlerden uzak durmak da başarıdır.

Kalan tabloyu iyi analiz etsin.

Kendisine başarılar diliyorum…

Öte yandan MHP’de yeni bir dönem başlarken Ülkü Ocakları cephesinde de gözler Ankara’ya çevrildi.

Çünkü sıra Ülkücülere gelmiş durumda.

Abdülkadir Özdemir, Ülkü Ocakları İl Başkanı olarak atanalı neredeyse beş yıl oldu.

Bu süreçte tam beş il başkanı gördü.

Her gelen il başkanı döneminde adı il başkanlığı için konuşuldu.

Kimilerine göre potansiyel adaydı.

Kimilerine göre potansiyel tehdit.

Ama değişmeyen tek şey Özdemir’in yerinde kalması oldu.

Kabul etmek gerekir ki Ülkü Ocakları Başkanlığı için beş yıl uzun bir süre.

Ancak Özdemir de bu süreyi boşa geçiren isimlerden olmadı.

Bugün şehirde bir karşılığı var.

Protokolde bir ağırlığı var.

Ülkücü camiada bir etkisi var.

Ancak siyasette ve teşkilatlarda asıl mesele görevde ne kadar kaldığınız değil, görevi nasıl bıraktığınızdır.

Tam da bu nedenle Özdemir açısından kritik dönemece girildiğini düşünüyorum.

Çünkü son dönemde Ankara, İzmir, Isparta, Gaziantep, Antalya, Aydın ve Düzce başta olmak üzere birçok ilde Ülkü Ocakları başkanları değiştirildi.

Fakat il başkanlıklarına o illerin kendi evlatları değil, dışarıdan isimler atandı.

Kimi genel merkezden geldi.

Kimi İstanbul Ülkü Ocakları geçmişi olan isimlerdi.

Yani artık sadece “görev değişikliği” değil, doğrudan kadro değişimi yaşanıyor.

Kocaeli de benzer bir sürecin eşiğinde olabilir.

Bu nedenle Abdülkadir Özdemir’in bugün en çok düşünmesi gereken şey koltuğunu ne kadar koruyacağı değil, arkasında nasıl bir teşkilat bırakacağıdır.

Çünkü gerçek teşkilatçılar yalnızca kendi dönemlerini değil, kendilerinden sonrasını da planlar.

Ben Özdemir’in şehirde yıllardır oluşturduğu itibarı “görevden alınan başkan” görüntüsüyle zedelememesi gerektiğini düşünüyorum.

Kendisine ve 5 yıllık emeğine yakışacak olan tek final de budur.

Yani anlayacağınız Ülkücüler için fırtına yine kapıda.

Bakalım Kocaeli teşkilatları bu fırtınayı kendi iradesiyle mi göğüsleyecek, yoksa dışarıdan gelen dalgalara teslim mi olacak?

İzleyip, göreceğiz.