Geçtiğimiz günlerde Kocaeli'de faaliyet gösteren bağımsız ve yerel tiyatro topluluklarından arkadaşlarla bir araya geldik. Kültür-sanatı, tiyatroyu ve şehrin sanat iklimini konuştuk. Sohbet ilerledikçe sahnenin önündeki başarı hikâyelerinden çok, perdenin arkasındaki mücadeleler gündeme geldi.

İşte o sohbetlerden birinde turne meselesi açıldı.

Birçok bağımsız ve yerel tiyatro topluluğu, başka şehirlerde oyun sahneleyebilmek için yollara düşüyor. Ancak sahneye ulaşana kadar aşmaları gereken görünmeyen engeller var. Dekorlarını, kostümlerini ve teknik ekipmanlarını taşımak için araç buluyor, araç kiralıyor ve bunun maliyetini çoğu zaman kendi ceplerinden karşılıyorlar.

Dürüst olmak gerekirse şaşırdım.

Çünkü yıllardır kültür ve sanatın öneminden söz ediyoruz. Tiyatronun bir kentin gelişmişlik göstergelerinden biri olduğunu söylüyoruz. Sanatın toplumu dönüştüren gücünden bahsediyoruz. Ancak tüm bu söylemlere rağmen, tiyatronun en temel ihtiyaçlarından biri olan lojistik desteğin hâlâ göz ardı edildiğini görmek düşündürücü.

Oysa burada konuştuğumuz şey devasa bütçeler değil.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin ve ilçe belediyelerinin en azından belirli kriterleri sağlayan bağımsız ve yerel tiyatro topluluklarına turne dönemlerinde araç desteği sunması mümkün olabilir. Belki bir kamyonet, belki bir nakliye aracı... Kimi zaman sanatın önünü açmak için gereken destek sanıldığı kadar büyük değildir.

Bugün belediyeler kültür ve sanat adına pek çok etkinlik düzenliyor. Konserler, festivaller, organizasyonlar gerçekleştiriliyor. Bunların hepsi kıymetli. Ancak kültür politikalarının yalnızca etkinlik üretmekten ibaret olmadığını da görmek gerekiyor. Asıl mesele, sanat üreten insanların önündeki engelleri kaldırabilmek.

Çünkü bu topluluklar turneye çıktığında yalnızca dekor taşımıyor.

Kocaeli'nin kültürel birikimini, sanat anlayışını ve kent kimliğini de beraberlerinde götürüyorlar. Başka şehirlerde açılan her perde, aslında biraz da Kocaeli adına açılıyor. Sahneye çıkan her oyuncu, bir anlamda bu kentin kültür elçisi oluyor.

Bu nedenle mesele yalnızca bir aracın tahsis edilmesi değildir. Mesele, bir şehrin kendi sanatçısına ne kadar sahip çıktığıdır.

Kültür ve sanata destek verdiğimizi söylerken, yalnızca alkışı değil; sanatçının üretmeye devam edebilmesi için ne kadar ve nasıl destek verildiğini de konuşmanın zamanı gelmiştir.