CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’deki canlı yayınını izledim.
Üzerine uzun uzadıya konuşmaya gerek bile duymasam da ekran karşısında kafamda bazı şeyler netleşti.
Öncelikle, Kılıçdaroğlu bu süreci lehine çeviremeyecek.
“Bilmiyorum”, “iddianameyi okumadım” sözleriyle ikna ettiği bir değişimci olduğuna ben inanmıyorum.
Oysa yanına gelenlere kapalı kapılar ardında anlattıklarını, canlı yayında isim vere vere haykırmalıydı.
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın kendisinden nasıl helallik istediğini açıklamalı, elindeki evrakları tek tek o ekranda sergilemeliydi.
Maalesef Kılıçdaroğlu’nun tarzı bu.
En haklı olduğu davada bile kendisini haksız çıkartmayı başarıyor.
Bir umut yine herkesi arkasına toplayabileceğini sanıyor ama yanılıyor. Karşısında bu kez sadece Muharrem İnce değil, örgütün neredeyse tamamı var.
Programı izlerken gerçekten başım çatladı.
Gazeteciler Kılıçdaroğlu’nun konuşmasına izin vermiyor, aynı soruları evirip çevirip tekrar soruyorlardı.
Sabır taşı olsa çatlar, karşılarında Kılıçdaroğlu değil de İmamoğlu olsa, hepsine sağlam bir fırça kayardı.
Ki hak ettikleri muamele de tam olarak buydu.
Programı Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır ve Nurhayat Altaca Kayışoğlu üçlüsü yönetse ancak bu kadar taraflı bir manzara çıkardı.
Twitter’da gördükleri tüm yargılayıcı tweetleri soru diye hazırlayıp, bunu bize “röportaj” diye yutturmaya kalktılar.
Elleri telefonlarında, Whatsapp’tan gelen mesajlarla yayına yön verdiler. Ortada gazetecilik değil, açıkça bir “tetikçilik” vardı. Sözcü yayın grubu, İmamoğlu’nu boykot ettikleri günleri ne çabuk unutmuş.
Her iki taraf açısından da tek kelimeyle rezalet bir programdı.
Ama programdan geriye benim aklımda kalan asıl mesele başka bir şey oldu.
CHP’de yeni bir partinin ayak sesleri artık bağıra bağıra geliyor. Bundan kaçış yok.
Ancak Kocaeli’ye dönüp baktığımızda, bu rüzgarın burada gürül gürül esmediğini görüyoruz. Neden mi? Çünkü bizim “büyükler” inlerine saklanmış durumda!
Kocaeli’den neden Türkiye’nin konuştuğu bir siyasetçi çıkmıyor biliyor musunuz?
Çünkü burada karşısına birilerini alacak cesarette tek bir siyasetçi yok!
Mutlak butlan süreci bunun en büyük göstergesidir.
Nerede bizim milletvekillerimiz, nerede belediye başkanlarımız?
Özgür Özelciler meydanda da, CHP’nin bayrağını dalgalandırmaya devam edecek o “Kılıçdaroğlucular” nerede?
Çıkıp açık açık, “Ben Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekliyorum, partimden de bir yere gitmiyorum” diyebilen tek bir yiğit var mı?
Tahsin Tarhan’ın gönlündeki il başkanının da yine bir ilçe başkanı olduğunu biliyorsunuz değil mi?
CHP MYK’sına girdikten sonra Tahsin Tarhan’la telefon trafiğine gizli gizli devam eden ilçe başkanları, neden kendinizi belli etmiyorsunuz?
Peki ya o “CHP bize baba mirası” diyenler…
Yarın yeni parti kurulduğunda, baba mirasını bırakıp bugün yanındaymış gibi göründükleri Özgür Özel’le yola devam edebilecekler mi?
Kılıçdaroğlu ekibiyle arka kapı siyaseti yürütmek yerine neden meydana çıkmıyorsunuz?
Bizler kimin kimi desteklediğini çok iyi biliyoruz. Bunu haberleştirdiğimizde ise hemen savunmaya geçip “Bunlar art niyetli yorumlar” demeyi bırakın.
“Filler tepişir, çimler ezilir” felsefesiyle siyaset yapılmaz!
Risk almadan partiyi yönlendiremez, peşinizden kitleleri sürükleyemezsiniz.
“Sen daha ne tarafta duracağını bilmiyorsun, ben niye senin peşinden geleyim ki?” der insanlar.
Dönem doldurup kenara çekilmekten ve partiyi arkadan karıştırmaktan başka bir ağabeylik öğrenemediniz bugüne kadar.
Emin olun Özgür Özel ve ekibi de kimin ne olduğunu çok iyi biliyor. Sırf bugün yanında saf tutmuş gibi gözüktünüz diye yarın size yol vereceklerini mi sanıyorsunuz?
Bugünkü sessizliğinizi deftere yazmayacaklar mı?
İkinci dönemi ya da belediye adaylıklarını garantilemek için bu kadar yanar döner olmaya gerek yok.
Bakın, CHP Darıca İlçe Başkanı Hüseyin Cihan Özaltan ne güzel özetlemiş durumu: “Bu süreçte, desteklediği ve inandığı görüş bizlere tamamen zıt da olsa, bunu açıkça paylaşma cesareti gösteren herkese saygı duyuyorum. Allah kimseye, savunduğunu paylaşamayacak kadar utanç duygusu ve korku yaşatmasın!”
Sahi, siz kimsiniz de bu partiyi 13 yıl yöneten genel başkanınızı desteklemekten utanıyorsunuz?
Neden tarafınızı belli etmiyorsunuz?
Kocaeli’de linçlenmeyi göze alacak yüreğe sahip sadece 3-5 kişi mi kaldı?
“Baba mirasının” arkasına sığınmak için yeni partinin kurulmasını beklemeyin.
Mesela Kılıçdaroğlu’cu il delegesi Kemal İlter ve Fatma Kaplan Hürriyet’in birlikte hareket ettiğini çok iyi biliyoruz. Peki, partide yangın çıkmışken Fatma Hanım neden dut yemiş bülbül gibi davranıyor?
Yoksa herkesin bildiği ilişkilerin konuşulmasından mı çekiniyorsunuz?
Keza Tayfun Balıkçı’nın da Hürriyet’e mecbur olduğunu varsayarsak, bu sessizlik niye?
Özgür Özel yönetimi sizi zaten ihraç etmiş, mahkemeyle dönmüşsünüz, önünüzü açmayacakları belli.
Çıkın, Kılıçdaroğlu’na desteğinizi açıkça ilan edin Körfez’de size düşman olan Kılıçdaroğluculara karşı esmeseniz de gürleyin!
Ama o cesaret nerede…
Yakup Törk; seni kazanacağın Darıca yerine Dilovası’ndan aday yapıp üstünde tepindiler.
Bu “sessiz olun” talimatını kimden alıyorsan bil ki sana kötülük ediyor.
Bölgende başrolü oynayacağın yerde yine yardımcı oyuncuya razı geliyorsun!
Gelelim “CHP’nin patronu” Harun Yıldızlı’ya…
Onun yerinde olsam neler yapacağımı tahmin bile edemezsiniz.
Yemin ediyorum, güç ancak bu kadar yanlış yönetilir, ancak bu kadar yanlış kişilere harcanır.
Ben Harun Yıldızlı olacağım, kurultayda çizik attırıp anahtar listeden çıkarttığım Tahsin Tarhan’a meydanı bırakacağım öyle mi?
Oldu canım!
Muhip Kanko’ya ise hiçbir şey söyleme gereği duymuyorum. Kendisi geçen yıldan beri sağda solda Kılıçdaroğlu’nu çekiştirdiğinden, genel merkezde kabul görmeyeceğini bile bile gönül rahatlığıyla Özgür Özel’in yanında saf tutabilir.
Birilerinden talimat beklemeyi bırakın, saflarınızı netleştirin. Siyaset sahnesinden silinip gitmeden yerinizi alın.
Taraf olmayan bertaraf olur.
Üstelik sizin durumunuzda taraf olmamaya çalışmak da işe yaramayacak.
Çünkü herkes kimin nerede durduğunu zaten biliyor.
Nasıl olsa her iki taraftan da çizik yiyeceksiniz.
Bari giderken azıcık yürekli olun!
Yorumlar
Seyhan Odabaş - Evet Chp deki masabaşı pazarlığı ve kulis siyaseti Kocaelinde tamda senin dediğin gibi işliyor. O delikanlılar Çanakkalede kaldı. Artık Chp Kocaelinin önderi değişimin kural ve kurumlarıdır.
Çok haklısın Kılıçdaroğlu mevzuu Chp de tutmıyacak. Orta yolculuk ve oportünistlik geçer akçe olmayacak neden.?? Çünkü Chp yi artık Chp seçmeni yönlendiriyor.