Enes Emengen’in MHP Kocaeli İl Başkanlığı koltuğuna oturmasıyla birlikte teşkilatlarda beklenen hareketlilik başladı.

Her dönem bir yolunu bulup sahneye çıkan, tabiri caizse "her devrin adamı" olmuş ve partinin kurumsal kimliğini zedeleyen isimlerin bir bir temizlenmesi, bana göre sürecin en doğru hamlesiydi…

Sırada ilçe başkanlıklarına geldiğinde ise söyleyecek birkaç kelamımız olacak…

Gölcük ve Körfez ilçe başkanlarının görevden alınmasına tepkiler yükselse de, ben bu neşter hamlesini haklı buluyorum.

Bütün il başkanlarıyla arası iyi olan, rüzgara göre yön değiştiren ilçe başkanlarının duruşunu azıcık sorgulamak gerekir.

Ancak madalyonun diğer yüzünde soru işaretleri barındıran hamleler de var.

Örneğin Gebze…

Dursun Daşdangil daha yeni atanmıştı, sahada bir çalışmasını bile göremeden adamın üzerini çizdiler.

Batı yakasına özel teşkilat başkanı atayacağını söyleyen bir il başkanının; Gebze’de Daşdangil gibi yıllardır bu davada dirsek çürütmüş bir ismin yerine, orayı gerçekten sırtlayabilecek birini bulması şart.

Gebze’ye öyle bir isim getirilmeli ki, bu görevden almanın mantığı anlaşılsın, tabana doğru mesaj verilsin.

Keza İzmit konusu çok daha kritik…

İzmit, Kocaeli’de 11 ilçeye bedeldir.

Ve son dönemlerde İlker Kazan, Kocaeli’nin vitrin ilçesini gayet başarıyla temsil eden bir ilçe başkanıydı.

Meclis üyeliğinde edindiği tecrübeyle kent vizyonuna uygun, ses getiren gündemler yarattı.

Fakat tek başına mücadele etmek elbette onu kurtaramadı…

Çabasını gördüğüm ve takdir ettiğim için üzülerek söylüyorum ki, son iki il başkanı da onu sahada yalnız bıraktı.

Kazan’ın yarattığı gündemler il teşkilatı tarafından desteklenmedi, arkasında durulmadı.

Bunca zaman tek başına muhalefet bayrağını taşıyan İlker Kazan’ın görevden alınması bence büyük bir stratejik hata.

Yıllardır MHP’yi yakından takip eden bir gazeteci olarak, şu konjonktürde Kazan’ın yerine alternatif bir isim düşünemiyorum.

Ülke genelinde erken seçimin yüksek sesle konuşulduğu, AKP'nin İzmit’te bu denli rahat davrandığı bir dönemde, MHP İzmit’te muhalefetin sesini mi kısacak?

Seçime, elinizdeki en başarılı ilçe başkanını oyun dışı bırakarak mı hazırlanacaksınız?

Şunu da hatırlatmakta fayda var.

AKP, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e karşı "görmezden gel" politikasını sürdürüyor.

Ancak bu taktik daha önce denendi ve başarısız oldu. İlker Kazan, yeri geldiğinde AKP’nin bile muhalefet yükünü omuzlayacak kadar aktif bir performans sergiledi ve yapacaklarının teminatını verdi.

Böyle bir ilçeye, her kesime hitap edebilen İlker Kazan gibi bir figür fazlasıyla yakışıyordu. Yapılması gereken onu görevden almak değil yanına en az onun kadar vitrin olabilecek, dikkat çekecek isimleri ekleyip, yönetimi yenileyerek yola devam etmekti.

Çünkü AKP’nin artık İzmit’te Muharrem Tutuş’tan sonra toz tanesi kadar bile ağırlığı kalmadı.

Bana kalırsa yerel seçimlerde yeniden İzmit’e aday çıkartmak yerine meydanı MHP’ye bırakmaları onlar adına sevindirici bir gelişme olur…

Bunu söylediğimde belki size ütopik geliyor olabilir.

“AKP yerel seçimlerde İzmit’i MHP’ye bırakır mı? Ne zaman bir ilçe belediyesine aday çıkartılabildi ki?” diye sorabilirsiniz.

Bana kalırsa AKP İzmit’i üçüncü kez kaybetmek yerine kenara çekilmeli.

Eğer gerçekten ortada güçlü bir iddiaları olsaydı emin olun adaylarını çoktan piyasaya sürmüşlerdi.

Fakat içerideki çekişmelerden, kente parti bayrağını dikmek akıllarına bile gelmiyor. Böyle boş bir meydanda da seçim zamanı oluşacak atmosferin de etkisiyle bu iş MHP’ye kalabilir.

İşte orada MHP’nin elindeki en güçlü isim ise şüphesiz İlker Kazan’dır. Yani siz bu durumda belediye başkan adayı yapabileceğiniz bir ismi görevden mi almak istiyorsunuz?

Hoş, bu Kazan’ı zor durumda bırakan , küstüren bir hamle olmaz. Daha önce de kenara itilmeye, yok saymaya çalışanlar olmuştu kendisini.

Fakat siyasetin cilvesi bu ya ona bunu yapmak isteyenler şu an hatırlanmazken o her defasında aidiyet duyduğu partisi için bir şekilde görev aldı.

Yine aynı senaryonun yaşanacağını bildiğim için şimdiden söylüyorum.

Kulağı yanlış yerden tutarak işe başlamamak, süreci uzatmamak gerekir.

Enes Emengen’in kendi ekibini kurma isteğini, yeni bir vizyon koyma arzusunu elbette anlıyorum. Ancak güçlü bir il yönetimi, güçlü ilçe başkanlarıyla var olur.

Yarın bir gün, siyasetin cilvesi bu ya, sürpriz bir şekilde görevden alınma sırası size geldiğinde haklıya hakkını vermiş bir şekilde o koltuktan kalkmış olun…