Toplum içerisinde genelgeçer bir söz vardır;
‘her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır’ derler.

İster bireysel isterse bir kamusal yapı içerisinde bireylerin olay ve olgulara karşı bakışı mutlaka farklılık gösterir.

Siyasi karakterlerin ve siyasi partilerin de buna göre bir süreç değerlendirme ve kültür biçimi vardır.
Bugün ülkemizde iktidar partisinde adına ister biat deyin isterseniz başka bir şey deyin bir hiyerarşi sistemi var. Onlarda mesela iki adaylı ilçe,il,kurultay seçimleri yapılmaz. Hep tek aday kendilerine göre yöntemlerle belirlenir ve tek adaylı kongre yapılır.
Cumhuriyet Halk Partisisi’nde ise çok seslilik adı altında parti içerisinde sert bir mücadele ve belirgin bir karşıtlık, ekip mücadelesi kültürü vardır. Genellikle ilçe,il ve kurultay seçimleri en az iki bazende daha çok adaylı yarışmalar şeklinde yapılır.

Fatma KAPLAN HÜRRİYET

Buradan hareketle İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet’in kendine münhasır parti içerisinde veya dışında acar, iddialı ve dirençli bir mücadele anlayışı var.
İster tanıyın ister tanımayın, taraf olun tarafı olmayın, beğenin beğenmeyin, anlaşın anlaşamayın, sevin sevmeyin, haklı bulun ya da bulmayın; Cumhuriyet Halk Partisi tarafından kamuoyuna sunulan inkar edilemez bir siyasi karakter olduğunu kabul edebilmelisiniz. Onun da yoğurt yiyişi böyle. Aslında anlaşmanın kolay lakin sürekli anlaşmanın zor olduğu bir karakteri var. Yola çıkan yolda kalmaz sora sora gideceği yere elbet varır der büyüklerimiz, yol uzun yolcuları çoktur.

Esas konumuza gelecek olursak son günlerde İzmit sokaklarında sürekli insanların ağzında şu var Fatma Başkan alınır mı? Fatma Başkandan sonra belediye başkanı kim olur?

Bu tür davranış ve söylemleri son derece yanlış ve rahatsız edici bulduğumu özellikle İzmit’te yaşayan bir yurttaş olarak ayrıca CHP’de insan hayatı için belki kısa siyaset için uzun sayılabilecek sürelerde görev yapmış bir partili olarak belirtmek istiyorum.

Kıymetli okuyucularım;

Türkiye’de 922 ilçe 30’u Büyükşehir olmak üzere 81 tane de İl Belediyesi var.
Bu belediyelerin tamamı; devlet yönetim sistemi içerisinde Yargıtay içerisinde görülse de aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi‘ne karşı da sorumlulugu olan Sayıştay tarafından yılda bir kez denetime tabi tutuluyor. Sayıştay raporlarında belirtilen aksaklıklar düzeltilerek, devam eden aksaklıklar bir sonraki rapora tekrar yansıtılarak ve gerekli müeyyideleri uygulanarak çalışmaya devam ediliyor.

Yargının siyasallaşması

Ancak son dönemlerde yurttaşlarımızın büyük çoğunluğunun yargının siyasallaştığını düşündüğü bir ortamda onlarca belediye başkanı ve belediye bürokratlarının Sayıştay denetim raporları dışında kalan çoğunluğu subjektif olduğu düşünülen iddia ve suçlamalarla tutuklandığını görüyoruz. Bu durumun Türkiye demokrasisini de yaraladığı yadsınamaz bir gerçek.

Bu durumun ülkedeki genel muhalefete destek verenler tarafından hukuksuzluk olarak değerlendirildiğini görürken mevcut iktidar mensupları tarafından da kanaat getirilmiş bir yasallık olarak kabul edilmiş olduğunu düşünmüyorum. Siyasi erki elinde tutma çabasının adalet terazisini şaşırttığına şahit olurken toplum içerisinde oluşturulan algı ve bu algının normalleşmesinide son derece tehlikeli buluyorum.

Testi kırılmadan İzmit Belediyesi örneği.

CHP’li İzmit Belediyesi’nin içerisinde daimi müfettiş olduğunu ve sistematik olarak Sayıştay denetimden geçtiğini biliyoruz. Ayrıca belediye meclisininde içerisinde muhalefet partileri meclis üyelerinin de olduğu ‘Denetleme Komisyonu’ var. Bu yapıların hepsi inceledikleri belediye iş ve işlemlerini raporlara bağlayarak çalışıyorlar. -Bu sistemi unutmayalım. Esas budur. Diğer gelişmeler adli vaka, kişileri bağlayan konular olarak değerlendirilmeli-

Belediyede yapılan bazı iş ve işlemlerle ilgili mevcut dönemde çalışan görevlilerin önceki dönemlerde çalışmış olan görevlilerin belirli konularla ilgili yazılar yazmış bazı gazetecilerin belirli araştırmalar veyahut soruşturmalar içerisinde ifadeye veyahut bilgi paylaşımına çağrılmaları olağandır. Sonucu itibari ile kamu hizmetlerinde bilerek ya da bilmeyerek belki hatalar yapılmış olması da olasıdır. (Masumiyet karinesi de esastır. ‘Kişinin suçu ispat edilene kadar masumdur’)
Lakin buradaki öncelikli dikkate alınması gereken usul Sayıştay ve müfettiş raporları. Onun dışındaki kişisel yapılmış olması olası hatalar hataları yapan kişileri hukuken bağlar. Suç ve ceza hükümleri de yasalarda bellidir.

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet İzmitli yurttaşlarla yapılan araştırmalarla da ortaya konulduğu üzere birden çok kez görev memnuniyeti yüksek olan bir belediye başkanı.
Çalışkanlığı yanısıra İzmit’e onun döneminde yapılan hizmetler de ortada. Yurttaşlarımıza fayda sağlanan bir sosyal demokrat belediyeciliğin hüküm sürdüğü de aşikar.

Hal böyle iken toplum içerisinde bilinçli ya da bilinçsiz algı yönetimlerine hizmet eden alındı mı alınacak mı sözlerini kullanmak ve/veya yaymak son derece yanlış bir tutum. Alınmak demek ne demek!

İzmit Belediye başkanı Fatma Kaplan Hürriyet mafya lideri mi ki alınsın?

Belki fikrine ve bilgilerine ihtiyaç duyulabilir onun da usulleri bellidir. Belki bir takım aksaklıklar olmuşsa usulüne uygun muhatabı ise değerlendirilebilir.

Ayrıca Fatma Kaplan Hürriyet o ya da bu sebepten görevinden mi ayrılmıştır ki yerine yeni bir belediye başkanı süreci konuşulsun. Bunu da son derece yakışıksız bulduğumu da ifade ediyorum.

Bu iki hususun İzmitimize bir faydası olmadığını bilen ve her daim Türkiye’de hukukun üstünlüğünün hakim olacağına inanmaya çalışan bir yurttaş olarak kamuoyu tarafından dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum.

Bireysel ve siyasi mücadeleler başka hukuk başka bir şey!
Testi kırıldıktan sonra ziyaretler ne çare!

Şimdilik bu kadar yine görüşürüz umuduyla.
Hoşça kalın dostça kalın.