İzmit Belediyesi’ne operasyonun yapıldığı pazartesi gününden bu yana belediyede olan bitenleri, alınan ifadeleri an be an takip ediyoruz.
Şunu açıkça söyleyeyim: Belediyeyi adeta ipe götüren o ifadeleri bu kentte ilk yazan gazete olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum.
CHP’lilerin gösterdiği tepkileri anlamaya çalışıyorum ama kendisine “gazeteciyim” diyen herkesin bu ifadelerin üzerine atlayacağını da bilmelerinde büyük fayda var.
Ancak bir gerçeğin altını çizelim: Bu ifadeleri yayınlamış olmam, bu ifadeleri mantıklı bulduğum ya da alınan karara hak verdiğim anlamına gelmiyor.
İlk günden bu yana elime geçen, benim dışımda da yazılan bütün tutanakları baştan aşağıya okudum
Verilen ifadelere baktığınızda; “Hissettim”, “Düşündüm”, “Zannettim” gibi soyut laflarla tam 20 kişinin hapse atıldığını görüyoruz!
Sadece “hissettim” diyerek adam mı tutuklatılır?
Kamuoyuna yansıyan bu tutanaklarda söz konusu 20 kişiye gün yüzü göstermeyecek, altı dolu tek bir somut iddia yok.
Eğer bir yolsuzluk yapıldıysa bunu alenen kanıtlanması gerekir.
Kamuoyunun vicdanı da, İzmit’te Fatma Hanım’a oy veren vatandaşın da vicdanı ancak bu şekilde rahatlar…
***
Tutuklananlar arasında bana “pes” dedirten Gökhan Ercan ve İrfan Can oldu.
Neden mi?
Biri CHP ilçe başkanı olduğu için tutuklandı, diğeri ise sadece şoför olduğu için.
Üstelik İrfan Can’ın Hüseyin Ergül gibi etkili bir şoför olmadığını da çok iyi biliyoruz.
Hüseyin Ergül zamanında “Bırakın beni yalnızca şoför bilsinler” diye cakasını satmıyor muydu?
Yine ifade veren isimlerden, Eski Özel Kalem Müdürü Duygu Çetiner ile Hürriyet aylarca aynı evi paylaşmadılar mı?
Hürriyet’e bu kadar yakın iki isim bile iddiaların altını dolduracak tek bir done verememişken bu tutuklamalar neyin nesi?
Gizli tanığın iddialarının altı ne kadar dolu, ispatlı mı?
“Devlet kimseyi boş yere alıp bu zulmü yapmaz” diyeceksiniz.
Bu iddiaların altı gerçekten somut delillerle doldurulduktan sonra biz çıkıp “Hürriyet bunu hak etti” ya da “hak etmedi” diyebiliriz.
***
Ancak bu operasyonla birlikte Hürriyet’in mecliste kocası gündeme getirilince neden çılgına döndüğü de ortaya çıkmış oldu.
Zira dosyaya bakıldığında okların Hürriyet’in kendisinden ziyade eşi Murat Hürriyet’e yöneltildiğini, ihale ve karar mekanizmalarındaki rolünün işaret edildiğini görüyoruz.
Görüyorsunuz, insanın eşi vezir de ediyor, rezil de…
Belediyeden eve götürüp birlikte inceledikleri konuşulan o dosyalar, bugün sadece ikisinin değil Gökhan Ercan ve İrfan Can gibi suçu olmayan insanların da ailelerinden uzak kalmasına sebep oldu.
Eğer bu kentte ihalelere fesat karıştırıldıysa, usulsüzlük varsa kimse bunu savunamaz.
Ancak şu an önümüzdeki dosya, hukuki bir hesaptan ziyade siyasi bir dizayn operasyonu izlenimi veriyor.
"Hürriyet AKP’ye geçecek" kulisleri bu operasyonların ayak sesleriydi zaten.
Geçmek istedi/ geçemedi/ paşalar gibi yatarım dedi, benim için fark etmiyor.
Günün sonunda CHP’li belediye başkanı olarak içeri girmiştir.
En azından toplum nezdinde “duruşlu” tavrını sürdürmüştür.
Öte yandan işin en trajik tarafı ise CHP cephesinde yaşanıyor.
Operasyon tam da yeni parti kurulum sürecine denk geldi.
Laf olsun diye söylenmiş iki açıklama dışında Hürriyet’e sahip çıkan olmadı.
Buradaki programlarda da belediye önünde bir avuç partili dışında kimse yoktu.
Kocaeli’de yıllardır partinin bayrağını taşıyan Hürriyet, böyle bir kriz anında adeta kaderine terk edildi.
Arkasından hemen koltuk hesapları yapılmaya başlandı.
Kendisi hapisteyken Özgür Özel’le yol yürümek isteyenlere bakarak söylüyorum, Barış Yarkadaş’ın iddiası doğruysa Kemal Kılıçdaroğlu ile yol yürümeye devam etmesi kendisi için en hayırlısı olacaktır.
***
Gelelim bu süreçte birdenbire "siyasi nezaket" abidesine dönüşen, tek satır paylaşım yapmayan, sesini çıkarmayan AKP’lilere…
Bu suskunluğu erdem ya da siyasi nezaket sanıyorsanız, ağır yanılıyorsunuz.
Bu nezaket değil, ikiyüzlülüktür.
Çünkü bu kentte Hürriyet’i alt etmek için CHP içerisindeki bazı isimlerle iş tutup ayağını kaydırmaya çalışan esas güç sizlersiniz.
Bugün susmanız ahlakınızdan değil, pusuya yattığınız hesabın tutmasındandır.
Fatma Kaplan Hürriyet’ten sonra AKP bu kentte yutacak yeni hedefler arayacak.
Fakat biz gazeteciler de bu soruşturmanın kentimize sıçramasıyla beraber sessizce konuşulan diğer belediyelere yönelerek “Buralarda neler oluyor” diye araştırmaya başlayacağız.
Çünkü çamur sadece bir kişinin ayağına bulaşmaz.
Bu işin 13 belediyeden daha büyük olduğunu düşünmek de ahrazlık olur.
O zaman sıra hangi belediyeye gelmiş olacak?
Kim kime ihale veriyor, bu ihaleyi alan firmalar ile belediye yetkilileri, bürokratlar arasında nasıl bir ilişki dönüyor.
Kadrolu ihaleci olarak bildiğimiz isimler ne kadarlık iş yapıyor, bu işlerden nasıl bir komisyon alıyor bakacağız.
Çünkü bu işler usulsüz ve içeri girmeyi gerektiren işler.
Demek ki geri kalan 12 belediye de bu işler için hesap vermeli.
En büyük sorumluluk da hali hazırda kimin üzerinde hepimiz biliyoruz.
Fakat acele yok. Zaman her şeyi önümüze serecektir.
Kim haksız yere milletin parasına göz diktiyse, kim yandaşını doyurup ihaleleri bu şekilde verdiyse,
Kim belediyeleri müteahhitlerin cirit attığı kimi zamanda bazı isimler tarafından söğüşlendiği yerlere çevirdiyse gün yüzüne çıkacaktır. KILIFINA UYDURMAK çare olmayacaktır.
Velhasıl kelam, Eğer Fatma Kaplan Hürriyet bu "hissettim" ifadeleriyle cezaevinde tutulur ve siyaseten önü kesilirse: İzmit AKP’ye hayırlı olsun.
Ama ihtimaller dahilinde bu kurgu çöker ve serbest bırakılırsa, Fatma Hanım bu kente bir kahraman olarak döner.
Ve o saatten sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de ona hayırlı olsun.
Yorumlar
Akpden Ogrendiler - Susmaları pusunda degil
Ağızlarını açsalar millet de onların ağzına salıncak kurup sallana sallana micacaklarini biliyorlar, aslinda bu operasyonlar onların alanını daraltti
Hak Arayan - Merve Hanım, öncelikle böylesine kenti meşkul eden bir konuyu köşe yazınıza taşımanız ve tüm verileri akıl süzgecinden geçirerek kaleme almanızdan dolayı sizi tebrik etmek isterim. Malesef dünyayı haksızlık yönetiyor, beraber çalıştığı ekmeğini veren insanı böylesine iftiralarla şuçlayan ve işin ilginç tarafı Belediye Başkanı tarafından kadrolandırılan H.E Başkanın yeğeni olarak kendisine neden iş verilmesine itiraz etmemiş. O zaman bu akrabalık ilişkisi neden kendisini rahatsız etmemiş. Senelerce çalışırken neden susmuşlar belediyeden atıldıklarında D.Ç ile güçmü birleştirmişler. Şeref ve kişilik yoksunu bu zatlar T.K ile özel ilişki içerisine girmişler mi ? merak içerisindeyiz. H.E ve D.Ç gerçekten sözüne güvenilir insanlar mı? bir vatandaş, bu kentte yaşayan bir vatansever olarak böyle ahlaksızları bu şehirde istemiyoruz. H.E -D.Ç
Hodri41 - Tebrikler Merve hanım objektif bir bakış olmuş .
Asım Manzer - İlçe başkanları çok hayır severler,Belediyelere yüksek miktarda para verebiliyorlar,Belki ileride bu şehire cami bile yaptırırlar
…. - Tebrikler merve hanım ilk defa bir yazınızı adil buldum