Vurun abalıya!
Bütün suçun bir garibana yüklemesi anlamında kullanılan bir deyim!
Bazılarının kendi tembelliğini,iş bilmezliğini, eksikliğini, başarısızlığını bir gariban üzerinden temize çekmesi.
Lakin!
Hakan ÇAKAR o abalı değil!

O 2004’te CHP’de sadece Kandıra belediyesi kalmış sonra o da kaybedilmişken 2019’da Kocaeli’de surda delik açılan ilk belediye İzmit kazanılırken görevde olan ilçe başkanı!
‘Parti içinde iktidar olma motivasyonunun zirvede genelde iktidar olma motivasyonunun zeminde’ olduğu dönemin ilçe başkanı.
Velhasıl!
Sırtındaki aba Cumhuriyet abası!
O abalı bu abalı değil!
Gariban değil, yalnız değil, haksız değil!

Bir sosyal medya paylaşımında ÇAKAR abinin küçük kardeşi Hakan şöyle diyor;
Üç paragrafta;

"Kimi" CHP nin sırtında yıllarca gezip ekonomik özgürlüğünü sağlıyor, oğlunu, kızını,kardeşini CHP li Belediyelerde işe sokuyor,ihaleler alıyor sonra CHP den istifa ettiğini herkes duysun diyerek sosyal medyada paylaşıp CHP'den gidiyor.

"Kimi"karşımızda yıllarca sövüyor,CHP nin adayına oy vermem vermedim diyor ,sonra CHP'ye geliyor, makam mevki sahibi oluyor, milletvekili oluyor, damadına, eşine dostuna CHP sayesinde iş buluyor,sonra CHP den istifa ettiğini marifetmiş gibi sosyal medyada paylaşıyor.

Hazır gidenler giderken kalp kırmaması gerekiyor, yarın ne olacağı belli değil, bugün CHP de kalanları AKP ile bir tutanlar şunu unutmasınlar.
AKP ile Müzakere edenlerden olmayacağız, Mücadele edenlerden olacağız!!.
Her şey çok güzel olacak.
Az Kaldı.”

Neresi yanlış!
Neresi rahatsızlık veriyor ki; linç ettiklerini sanıyorlar!
Hayırdır?

Türkiye’de muhalefet zorda!
Her alanda baskı altında!
Herkes sizinle aynı çözüm yollarını tercih etmek zorunda mı?
Hepiniz demokrasi neferisiniz de ÇAKAR abinin küçük kardeşi faşist mi?
Şunu unutmayalım;
ÇAKAR abinin solculuğunun zekatı çoklarını en azından demokrat yapar!

Birinci paragrafta;
Bahsettiği kişileri siz bilmiyor musunuz? Standlarda partinin kadınları,gençleri, yöneticileri Ekrem İMAMOĞLU’na özgürlük, cumhurbaşkanlığı adaylığı için imza toplarken kimlerin kimlerle birlikte bir gün bile aslında yönetimde olduklarını önemsemeyerek o standlara gelmeyip başta İstanbul Büyükşehir Belediyesinde ‘ki başkanı siyasi tutsakken’ ve başka belediyelerde ihale peşinde olduğunu, kimlerin çocuklarının İstanbul’a bağlı belediyelerde işe girdiğini bilmiyor musunuz?
-Bu arada gençlerin işe girmesine her koşulda tarafım. Ancak partiden ayrılırken şov yapılması bu kişilere yakışmıyor-

İkinci paragrafta;
Partiye sonradan gelip ayrılırken şov yapanlara diyor ki; haksız mı?
Mutlak butlanın geldiği sabah Genel Merkezin kapısına Ankara Büyükşehir Belediye Başkanının kefil olmayı reddettiği, 2023 yılında Millet İttifakının adayına oy vermediğini açıkça söyleyen kişinin seçim otobüsünü çeken Hakan Çakar mı?
27 PM üyesini görevlerinden istifa ettiren o mu?
91 milletvekili ile yeni bir yol çizen Çakar mı?
Tüm mevzileri terk eden o mu?

‘Mutlak butlanla gelip CHP Genel Merkezine çöken Hakan ÇAKAR mı?

Zaten 2022 yılında görevinden ayrıldıktan sonra Kurultay delegesi mi olmuş, il delegesi mi olmuş?
Karar alma noktasında ‘rey’ hakkı mı varmış onun?
Tüm olumsuzluklara ne katkısı olmuş?

O gün bugün sade bir üye.
103 yıllık partisinden ayrılmak istemiyor. Kalıp olumsuzlukları bertaraf etmek istiyor. Buna hakkı yok mu?
Neden hırslanıyor onu da hırslandırıyorsunuz?

Üçüncü paragrafta;
Partimde kalacağım muktedir iktidara karşı mücadele edeceğim diyor!
Kötü mü?

Başka ne diyor?
Hiçbir şey!

İlla da partide kalınca iktidarın kayığına mı binilmiş oluyor!

Yakın zamanda CHP’nin seçilmiş ilçe, il ve genel başkanı oluştuğunda ‘mutlak butlan garabeti’ bitmeyecek mi?

Bugün rahatsızlığını duyduğunuz her şey ebed müddet kalacak değil!

Her iki partide sandık marifeti ile seçilmişlerini eninde sonunda ortaya çıkartacak. Bundan kimse kaçamaz!

Yurttaşların yorgun, partililerin hayal kırıklığı yaşadığı bu dönemde. Ne var bunda?

Uygulanacak yol yöntemleri herkes görecek!
Sabır kadimdir.
Tüzükler, parti programları aynı.

Elbet farklı yollardan da olsa bir çıkış yolu bulunacak. Bir şekilde ‘demokrasi’ vuku bulacak. Kafa karışıklıkları makul seviyede çözülecek.

Türkiye’nin demokrasiden başka çaresi mi var?

EKREM İMAMOĞLU mutlaka 2028 genel seçiminde Cumhurbaşkanı Adayı olarak yarışmalı. Bunda 20 milyona yakın yurttaşın imzalı onayı var. Aksi halde Türkiye demokrasisinin iflası demek olur!
-Nasıl olacak? Aksini engel olanlar düşünsün? Sorumluluk onlarda. Partilerin üyelerinin ve yurttaşların bir kabahati yok.-

ÇAKAR’a sosyal medyada;

Kimisi haddine mi diyor.
Kimisi sus diyor.
Kimisi özür dile diyor.
Kimi uzaydan mı geldin diyor.
Kimisi de sen kimsin diyor.

Niye haddine değil? Niye susacak konuşan Türkiye istemiyor muyuz? Neden özür dileyecek? Uzaydan gelmedi Yahya Kaptan’da yaşıyor. İzmit kazanılırken ilçe başkanı o değil mi?

Her şeyin farkında değil miyiz!

Mahalle baskısına yenilince demokrat solcu, yenilmeyince faşist mi olunuyor!
CHP’de kalınca neden butlancı olunsun!

Kimse mısır püskülü değil, ayakkabı çekeceği değil, gazoz kapağı hiç değil.

Söylemeden edemeyeceğim;
Emekli milletvekili maaşı 201 bin tl.
18.04.1999’da vekilliği sona ermiş önceki dönem vekillerinin bugüne dek aldıkları maaş bugünün parası ile yaklaşık toplam 66.000.000 TL. (66 milyon TL.)
Yeni kurulan partiye mevcut görevdeki vekiller birer maaşını bağışlıyor.
Demokrasi neferi sosyal medyada silahşörlük yapan önceki dönem vekiller bunca yıl CHP’ye yapmamışlar da bari Yeni kurulan partiye birer maaşını bağışlasınlar.
Onu da yapan yok!
Bunu samimiyet testi olarak bekliyorum.
En kolayı sosyal medya da silahşörlük!
Olmuyor! Yakışmıyor!

Özcümle;
Atatürkçü, demokrat, cumhuriyetçi, solcu!
Olan herkes ne yapması gerektiğini bilmeli!

Saygının olmadığı yerde sevgi yeşermez!

Gidecek olan yolunu kalacak olan yerini belirlemiştir zaten!

Germeye, kırmaya gerek yok!

Sonuçta istikamet ‘memleketi kurtarmak’ değil mi?

Tanımlamayı doğru yapabilmek lazım.

Meclis konformistleri ile sosyal medya şovenistliği ile bir yere varılmaz!
Hain kim?
Hainleri en iyi vatanperverler tanır.

Kocaeli Büyükşehir! Lakin;
Bizim için halen küçük bir köy!
Biz birbirimizi biliriz!

ÇAKAR ve onun gibi düşünenlerle uğraşmayın;
Madem ki bazılarınız için yeni bir yol çizilmiş geçmişin iktidar olmaya engel, kötü alışkanlıklarını ki; en başında sosyal medyada yakıp yıkmayı yeni partinize taşımayın. ‘Umut’ olun.
En demokratik seçilimleri onaylayın.
Statükoya yenilmeyin.

Gerçek şu ki;
Siyaset mühendisliği ile,
‘Yurttaşların umudu yok ediliyor’

İzin vermeyelim.
Türkiye’de demokrasi ve siyaset kurumu görmez değil, siyasetçilerin görmezliği ile karıştırmayalım.

Bana gelince SAKIN!
Ben;
‘Sadece CUMHURİYETİN nasıl kurulduğunu bilen, ne yapması gerektiğinden emin ve onu korumak için gerekeni her şart ve koşulda yapacak olan sade bir yurttaşım!’

Şimdilik bu kadar yine görüşürüz umuduyla.
Hoşça kalın dostça kalın.