İzmit Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Sefa Sirmen’in, “Bugün seçim olsa, Tahir Büyükakın ile Fatma Kaplan Hürriyet karşı karşıya gelse oyum Tahir’e gider” sözleri gündeme bomba gibi düştü. 

Aslında bu sözler, belirli bir yaştan sonra saygınlığını korumak isteyen her siyasetçinin neden köşesine çekilmesi gerektiğinin ibretlik bir vesikasıdır.

***

Neresinden tutsanız elinizde kalan, buram buram ihanet kokan açıklamalar bunlar.
Gerçi Sirmen’in bu ilk vukuatı da değil geçmiş yıllarda da benzer cümlelerle Tahir Büyükakın’a güzellemeler dizmişti.
Konu burada tabii ki Tahir Büyükakın değil…

***

Bir dönemin kudretli siyasetçisi, mevcut belediye başkanını çok başarılı bulabilir, hatta gidip oyunu ona verebilir.
Kimse buna karışmaz, karışamaz.
Ancak bu cümlelerin çıktığı ağzın sahibine baktığınızda mesele o kadar basit olmuyor!
Sizin partinizin belediye başkanı, parmaklıklar arkasındayken siz çıkıp AKP’nin belediye başkanına ilan-ı aşk edemezsiniz!
Bu tarz ucuz ve banal hareketleri bizim ilimizdeki CHP’liler/Yeni Partililer dışında kimse yapmıyor, yapamıyor. Gerçekten çok ilginç.
Bunları söylediğimiz zaman bazı kesimler tarafından abartılı bir tepki olarak görülebilir. Ama meseleye bir de tersinden bakalım…
Mesela İbrahim Karaosmanoğlu, Tahir Büyükakın için benzer cümleler kursaydı...
“Bugün Tahir Bey ve Fatma Hanım karşı karşıya gelse ben Fatma Hanım’a oy verirdim” deseydi…
O zaman da “Eski siyasetçidir, parti büyüğüdür, efsane başkandır" deyip geçiştirirler miydi?
Hiç sanmıyorum.
Taş taş üstüne kalmazdı!

***

O zaman şimdi biz soralım Sayın Sirmen’e:
Madem Fatma Kaplan Hürriyet bu kadar kötü bir başkandı, madem sizin gözünüzde zerre kıymeti yoktu…
O halde cezaevinden çıktığınızda sizi davul zurnayla karşılayan, sizi kurultay delegesi yapan Mehmet Ümit Küçükkaya’nın karşısına neden Lütfü Obuz’u diktiniz?
Madem Fatma Hanım, uğruna AKP’li bir başkanı destekleyeceğiniz kadar "kötü bir partiliydi", neden onun adayını İzmit’in başına geçirmek için canla başla çalıştınız?
Kimse bana şimdi Gürcü edebiyatı yapmasın!
Mesele o kadar basit değil!
Yoksa bunun da ucunda 77 yaşında bile bitmek bilmeyen aile rantınız olmasın?
Alparslan Seymen’in kardeşi Mahir Seymen’in de ortakları arasında yer aldığı Mars AVM’nin, uzun süredir alkol ruhsatı alabilmek için kapı kapı gezdiği biliniyordu.
Fatma Hanım daha cezaevine girmeden önce başlayan o pazarlıklar, Lütfü Obuz sayesinde nihayete mi eriyor yoksa?
Söyleyin Sayın Sirmen alkol ruhsatını garanti görünce partililiğiniz de mi bitti?

***

Yaşınızın ve geçmiş hizmetlerinizin hatırına bu kent size hep saygı duydu.
Ancak sırf aile ve ortaklık ilişkilerinizin çarkı dönsün diye, partinize oy vermiş binlerce seçmenin iradesini yok sayamazsınız.
O ruhsatı alınca gönül rahatlığıyla alkollü bir kutlama yaparsınız artık.
Hatta keyif masanızda Fatma Kaplan Hürriyet’e bir mektup da siz yazdırıp “Seni ve partimi sattım ama kusura bakmazsın artık” deyin.
Sizin bu yaptığınız açıklamalar asla kabul edilebilir olmamakla beraber, sırf kendi çıkarları için CHP’yi, Yeni Parti’yi terk edip AKP saflarına geçen sözde partililerle sizi aynı kefeye koyar. Ama görüyorum ki siz o kefede küp gibi olmaya baştan razı olmuşsunuz zaten…