Cumhuriyet Halk Partisi bir yol geçen hanı değildir!
Bir dinlenme tesisi değildir!
Bir mevki ve makam kazanma, bu yoldan kendi geleceğini teminat altına alma sektörü hiç değildir!
Cumhuriyet Halk Partisi; yedi düvelle mücadele edilen bir dönemde, cephede kurulmuş, Kuvâ-yi Milliye ruhunun nakşedildiği, bir milletin yeniden ayağa kalkışının ve yeniden var oluşunun adıdır.
Bu nedenle CHP'yi yalnızca bir siyasi parti olarak görmek, onun tarihsel misyonunu anlamamaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin mayasında mücadele vardır. Fedakârlık vardır. Halkla omuz omuza yürüme vardır. Memleketin en zor günlerinde sorumluluk alma vardır.
Ne şiş yansın ne kebap yansın diyenlerin, saman altından su yürütenlerin, bir gün başka tarafa, ertesi gün başka tarafa göz kırpanların; yalandan yere Atatürk'ü savunanların, Atatürk'ü sadece para üzerinde sevenlerin, garibanları hor görenlerin ve halkı yok sayanların bu anlayış içerisinde kendilerine kalıcı bir yer bulmaları mümkün değildir.
Çünkü Atatürk'ü sevmek, yalnızca onun fotoğrafını taşımak değildir.
Atatürk'ü anlamak; halkı anlamaktır.
Cumhuriyet'i savunmak; makamı değil, milleti öncelemektir.
Kuvâ-yi Milliye ruhunu taşımak; zor zamanda sorumluluk almaktır.
Bugün CHP'nin öz evlatları, dün olduğu gibi mücadeleyi ve davayı asla sahipsiz bırakmadı, bundan sonra da bırakmayacaktır.
Siyaset masa başında, halktan kopuk ve steril salonlarda öğrenilmez.
Sokakta broşür dağıtmamış, dağlara ve tepelere bayrak asmamış, hayatın normal akışında bir kez olsun kahveye girmemiş; halkın yaşadığı sıkıntıları yaşamamış, o harmanın harcı olmamış ısmarlama siyasetçilerden bu vatana ve halka gerçek anlamda hizmetkâr olmalarını beklemek mümkün değildir.
Halkın derdini bilmeyen, halkın sesini duymayan, halkın sofrasına oturmayan bir siyaset anlayışı, ne kadar güzel sözler söylerse söylesin, eksiktir.
Çünkü siyaset, makam sahibi olmak değil; milletin yükünü omuzlamaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihi bunun en büyük kanıtıdır.
Bu parti, kişisel ikbal hesaplarının değil, milletin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin mirasıdır.
O nedenle hiç kimse CHP'yi kendi şahsi kariyerinin basamağı olarak görmemelidir.
Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'ni kendi geleceğini garanti altına alacağı bir mevki ve makam kapısı zannetmemelidir.
CHP'nin kapısından giren herkes, önce bu büyük mirasın sorumluluğunu taşımalıdır.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi bir koltuk değil, bir davadır.
Bir kariyer basamağı değil, bir mücadele mirasıdır.
Ve bu mücadele mirası, halkın içinde yaşayan, halkla omuz omuza yürüyen, Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'e gerçekten sahip çıkan öz evlatlarının ellerinde sonsuza kadar yaşayacaktır.
Hasan AKTEPE
hasan.akteepe@gmail.com