Bir dönem Meclis kürsüsünden Sirmen’in hukuk mücadelesini savunan Hürriyet’e, bugün Sirmen’den AKP'li Tahir Büyükakın tercihi!
Kocaeli siyaseti;
Sıradan bir oy tercihini değil, siyasette vefa, adalet, hafıza ve tutarlılık kavramlarını da tartışmaya açan dikkat çekici bir açıklamayla karşı karşıya.
Kocaeli’nin eski tüpçülükten gelme Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen’in, geçtiğimiz günlerde kendisine yöneltilen “Fatma Kaplan Hürriyet mi, Tahir Büyükakın mı?” sorusuna, “Tahir ile Fatma karşı karşıya gelse benim oyum Tahir’e gider” şeklinde yanıt vermesi kent siyasetinde geniş yankı uyandırmıştı.
Aynı açıklamada Fatma Kaplan Hürriyet’in yaşadığı cezaevi sürecine değinerek, “Ben de geçmişte cezaevi sürecinden geçtim ve bunun ne kadar zor olduğunu bilirim” ifadelerini kullanmış olsa da o günlerde milletvekili olan Fatma Kaplan Hürriyet'in kendisini nasıl savunduğunu unutmuş gözükmektedir
Ancak bugün tartışılması gereken asıl sorun yalnızca kimin kime oy vereceği değildir.
Asıl sorun, dünün siyasal hafızası ile bugünün siyasal tercihleri arasındaki çelişkidir.
Dün Meclis kürsüsünde Sirmen’i savunuyordu!
Fatma Kaplan Hürriyet, milletvekilliği döneminde TBMM kürsüsünden Sefa Sirmen’in yargılandığı İZGAZ dosyasına ilişkin sert eleştiriler yöneltmiş ve Sirmen’in yargılanma sürecini kamuoyu önünde savunmuştu.
Oysa bugün Sirmen anlaşılamayan duygularla AKP'li Büyükakın na oy vereceğini söylemektedir.
Başkan Hürriyet’in o dönemki konuşmasında temel itirazı, yargının siyasallaştığı ve aynı deliller üzerinden farklı dönemlerde farklı sonuçlara ulaşıldığı savıydı.
Sirmen’in İZGAZ dosyasında önce beraat etmesi, daha sonra yargılamanın farklı heyetler ve hâkimler önünde sürmesi ve nihayetinde hapis cezasına çarptırılması üzerinden Hürriyet, adalet sistemindeki çelişkilere dikkat çekiyordu.
Hürriyet’in Meclis kürsüsündeki sözlerinin özü şuydu:
“Çalışan mahkum, çalan bakan oldu!”
Bugün ise o sözleri söyleyen kadın belediye başkanı cezaevinde.
Tüpçü Sirmen başkasının yanında saf tutuyor.
Dün hukuk mücadelesinde savunulan Sefa Sirmen, bugün onun karşısındaki siyasi tercihini açıkça ortaya koyuyor.
İşte Kocaeli kamuoyunun asıl sorgulaması gereken nokta tam da burasıdır.
Aynı kent, farklı zamanlar, değişen roller!
Siyaset elbette değişebilir.
İnsanlar geçmişte desteklediği bir siyasetçiden uzaklaşabilir, başka bir adayı daha başarılı bulabilir. Demokratik siyasette bunun yeri vardır.
Ancak siyaset yalnızca tercih sorunu değildir.
Hafıza da siyasetin bir parçasıdır.
Bir dönem Meclis kürsüsünde Sefa Sirmen’in hukuk mücadelesini savunan, yargıdaki çelişkileri gündeme getiren Fatma Kaplan Hürriyet bugün cezaevinde bulunuyor.
Sirmen ise bugün, Hürriyet ile AKP'li Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın karşı karşıya gelmesi halinde oyunu Büyükakın’dan yana kullanacağını söylüyor.
Üstelik Sirmen, kendisinin de geçmişte cezaevi sürecinden geçtiğini ve bunun zorluğunu bildiğini ifade ediyor.
Bu nedenle ortaya çıkan tablo yalnızca bir “Oy tercihi” olarak görülmemeli.
Bu AKP yanlısı Gürcü lobisi adına açıkça siyasal bir tercihtir
Çünkü bugün cezaevinde bulunan Fatma Kaplan Hürriyet, dün Sirmen’in hukuksal mücadelesine sahip çıkan siyasetçilerden biriydi.
“AKP’yi desteklemiyorum” açıklaması tartışmayı bitirmiyor!
Kamuoyunun da şu soruyu sorma hakkı vardır:
Dün sizin hukuksal mücadelenizi savunarak adamlık gösteren bir siyasetçi kadın bugün hukuksal bir süreç nedeniyle cezaevindeyken, onun siyasal rakibine oy vereceğinizi açıklamak siyaseten ne kadar doğru, ahlaken ne kadar anlamlıdır?
Bu soru, Sirmen’in yaşından bağımsızdır!
Açıkçası sorun yaş değil, siyasal ahlak ve hafızadır.
Sorun kişisel hesaplaşma değil, siyasal vefadır.
“Ticari kaygı” iddiası ise ayrıca yanıt bekliyor!
Kamuoyunda Sirmen’in Hürriyet yönetimiyle ilişkilerinin bozulmasının çeşitli yerel ve ticari meselelerle bağlantılı olduğu yönünde savlar da tartışılıyor.
Dolayısıyla burada yapılması gereken, bu savları gerçekmiş gibi sunmak değil;
Varsa somut belgelerin ve tarafların açıklamalarının kamuoyunun önüne konulmasını istemektir.
Çünkü gazetecilik açısından da siyaset açısından da sav ile gerçek arasındaki çizgi korunmalıdır.
Kocaeli'nin siyasi hafızası unutmaz!
Kocaeli'de Leyla Atakan'dan başlayarak belediyecilik tarihine damga vuran kadın siyasetçilerin bıraktığı miras, yalnızca seçim sonuçlarından ibaret değildir.
Fatma Kaplan Hürriyet’in bugün yaşadığı hukuksal süreç de, Sefa Sirmen’in geçmişte yaşadığı yargı süreci de kent hafızasının bir parçasıdır.
Bugün Hürriyet’in tutukluluğuna ilişkin hukuksal değerlendirme yapmak elbette mahkemelerin ve hukukçuların işidir. Ancak bir belediye başkanının siyasal iradesini baskı altında değiştirmediğini savunması, “Boyun eğmek yerine hukuki sürece katlanmayı tercih ederim” anlamındaki "AKP'ye geçeceğime paşa paşa yatarım" tutumunu ortaya koyması da ayrıca siyasal bir duruştur.
İşte tam burada dün ile bugün yan yana geliyor.
Dün, Meclis kürsüsünde Sefa Sirmen için hukuk ve adalet diyen Fatma Kaplan Hürriyet...
Bugün ise cezaevinde bulunan Fatma Kaplan Hürriyet için “Tahir’e oy veririm” diyen Sefa Sirmen...
Kocaeli kamuoyu şimdi bu tabloya bakıyor ve ister istemez şu soruyu soruyor:
Siyasette vefa nereye kadar?
Dostluklar makamlarla mı, zor günlerdeki dayanışmayla mı ölçülür?
Bir insanın dün verdiği hukuk mücadelesi, bugün kendi siyasal tercihleri değiştiğinde unutulabilir mi?
Bunlar yanıtlanması gereken sorular.
Siyaset yalnızca sandıkta kullanılan oydan ibaret değildir.
Siyaset aynı zamanda hafıza, vefa, vicdan ve zor zamanda kimin yanında durduğunuzdur.
Unutmayınız;
Tarih, insanların yalnızca iktidardayken söylediklerini değil, zor günlerde nasıl davrandıklarını da yazar.