Kocaeli Valimiz İlhami Aktaş, bugün bu köşeden size yalnızca bir gazeteci olarak seslenmeyeceğim.

Bu şehrin vicdanı, mağduriyet yaşadığını belirten taşeron işçileri ve en önemlisi çocuk yoğun bakım servislerinde kendilerini koruyamayacak durumdaki savunmasız evlatlarımız adına kaleme alıyorum bu yazıyı.

Açıldığı günden bu yana Kocaeli Şehir Hastanesi ile ilgili şikâyetleri uç uca dizsek şehrimize bir Osmangazi Köprüsü daha dikeriz.

İdari krizleri ve teknik sorunları artık geçiyorum. Bu hastane artık ayakta gideni tabutta çıkaracak duruma gelmiştir.

Elime ulaşan son iddialar ise vicdan sahibi herkesi derinden sarsacak kadar ciddi. Eğer bu iddialar zamanında ve etkin şekilde araştırılmazsa geri dönülemez sonuçlarla karşılaşılması ihtimali hepimizi endişelendirmelidir.

Geçtiğimiz yıldan bu yana ISS personelinin maruz kaldığını ileri sürdüğü mobbing ve çalışma koşullarına ilişkin şikâyetleri haberleştirmek için çaba gösteren bir gazeteciyim.

Çoğu asgari ücret düzeyinde gelirle geçinmeye çalışan bu insanlar, şimdi çok daha ağır koşullarla mücadele etmeye çalışıyor. Şahit olduklarını iddia ettikleri olaylar ise adeta bir insanlık dramı…

Bu personeller; kendisini savunamayacak durumdaki bakım hastası çocukların, damar yolu açılması sırasında yapılan müdahaleler sonucunda kollarında ve yüzlerinde morluklar oluştuğunu iddia ediyor.

Dahası, çocukların ağızlarından sıvı akmaması, üstlerinin kirlenmemesi veya seslerinin duyulmaması amacıyla ağızlarına büyük tıbbi süngerler yerleştirildiğini öne sürüyorlar.

Bazı personeller tarafıma ulaşarak bu iddiaları fotoğrafladıklarını beyan ederek bana da gösterdi.

Bunlar şu aşamada yetkili makamlarca doğrulanması ve bütün yönleriyle araştırılması gereken son derece ciddi iddialardır.

İşin en acı ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmayacak tarafı ne biliyor musunuz Sayın Valim?

Personeller, söz konusu uygulamalardan sorumlu olduğunu öne sürdükleri ve ismini E.M. olarak belirttikleri hemşire hakkında şikâyette bulunduklarını ancak başvurularının üst makamlar tarafından örtbas edildiğini iddia ediyor.

Hakkında bu denli ciddi iddialar ve şikâyetler bulunduğu belirtilen sağlık çalışanının, çocuk yoğun bakım servisindeki görevini sürdürdüğü de tarafımıza aktarılan bilgiler arasında.

Soruyorum size: O yoğun bakımdaki korumasız çocukları kime emanet ediyoruz?

Sayın Valim, ülkemiz ihmaller nedeniyle kamuoyunu derinden yaralayan olaylar yaşadı. Yenidoğan Çetesini ne çabuk unuttuk?

Daha geçen ay bir vatandaşımız Kocaeli Şehir Hastanesinde ameliyat olduktan sonra hemşirenin hatalı enjeksiyon uygulaması yüzünden ölümden döndü.

Hastane personeli sesini duyurmaya çalışırken, devlet refleksinin gösterilmesi için illa canların yanması, geri dönülemez olayların manşetlere düşmesi mi gerekiyor?

ISS firmasının taşeron işçileri, bütün bunların yanı sıra ağır çalışma koşulları ve baskılarla mücadele ettiklerini anlatıyor.

Çocuklara yönelik olduğu öne sürülen uygulamalara itiraz eden ve meslek etiğini korumaya çalıştığını belirten personele karşı sistematik baskı uygulandığı iddiası, işçileri artık pes etme noktasına getirmiş durumda.

Hak arayan işçiler, gerçeği yansıtmadığını belirttikleri tutanaklar ve dayanaksız olduğunu savundukları disiplin soruşturmalarıyla uğraşmaktan yorulduklarını söylüyor.

Baskılara dayanamadığını belirten yetişmiş personellerin peş peşe istifa ederek işten ayrıldığı geride kalanların ise geçim kaygısı ve işini kaybetme korkusuyla sesini çıkaramadığı ifade ediliyor.

Geçmişte de bu taşeron firmanın adı, çalışanlar tarafından dile getirilen mobbing, hak kaybı ve işçileri tazminatsız olarak işten ayrılmaya zorlamaya yönelik bezdirme politikası iddialarıyla gündeme gelmişti.

Personele dünyayı dar eden ISS Müdürü Selma Sarıbatak arkasında olduğunu iddia etti “siyasi güç” ile dokunulmazlığını ilan ettiği de yine işçilerin iddiaları arasında.

Devlet her zaman 18 yaşındadır! Taşeron şirket yöneticileri, devletin koyduğu kanunlardan ve işçi haklarından daha üstün değildir!

Sayın Valim, işin özü Kocaeli Şehir Hastanesi artık zıvanadan çıkmıştır.

Kocaeli Valiliği ile İl Sağlık Müdürlüğü bu iddialara kulak vermeli; hasta dosyaları, kamera kayıtları, nöbet çizelgeleri, personel ifadeleri, şikâyet dilekçeleri ve mevcut diğer belgeler incelenerek bağımsız ve kapsamlı bir soruşturma başlatılmalıdır.

İddiaların doğru olup olmadığı, sorumluluğu bulunan bir kişi olup olmadığı ve hastanedeki denetim mekanizmalarının gereği gibi işletilip işletilmediği ortaya çıkarılmalıdır.

Akla kara, ancak yapılacak şeffaf ve etkin bir incelemeyle ortaya çıkacaktır.

Şehrimizin ismine kara leke getirecek hiçbir iddiayı görmezden gelmeyeceğinize inanarak en kısa sürede gerekeni yapmanızı tüm Kocaeli kamuoyu adına bekliyorum.

Size yakışan bu olacaktır.