Kıymetli Okuyucularım;
Antik Yunan’da filozof Eflatun’un bir karısı varmış bad mi bad, çirkin mi çirkin, nereye gitseler hangi ortama girseler adamı rezil edermiş, kıskançlıktan mı yaparmış delilikten mi bilinmez bu durum hiç değişmezmiş.
Bu durumdan çok rahatsız olan Atinalılar bir gün toplanmışlar Eflatun’a gitmişler.
Demişler ki;
-Eflatun sen Atina’nın önde gelen kişilerinden birisisin, bilge adamsın, yakışıklı adamsın seninle beraber olmak isteyecek onlarca genç güzel kız var Atina’da neden onlardan birisini tercih etmiyorsun da bu kadın nereye gitsen seni rezil ediyor onunla devam ediyorsun?
Eflatun gülümsemiş ve cevap vermiş;
Ey Atinalılar;
Her insanın bir sabır taşı vardır benim sabır taşım da bu kadın, ben ona katlanamazsam siz Atinalılara nasıl katlanırım?
Şimdi diyeceksiniz ki Eflatun‘un Özgür ÖZEL’le ne ilgisi var? Anlatayım.
Pek tabii ki Özgür beyin değerli eşi onun sabır taşı değil, güzel bir ailesi var.
Daim olsun dilerim.
Siyasi arenada öyle oldu böyle oldu artık bir önemi yok. Özgür ÖZEL ve arkadaşları CHP’den ayrılıp yeni bir parti kurdular. Geçmişe dönmenin bir manası yok ancak geçmişin deneyimlerini geleceği kurgularken unutmamak gerekir. Bu siyasi bakiyeyi ilgili hiç kimse reddedemez.
Yeni bir parti kurulduğunda;
Öncelikle yapılması gereken ödev en az 41 il ve onların ilçelerinde örgütlenme çalışmalarını yasalara uygun bir şekilde tamamlamak. Olası bir erken seçime yönelik zaruri ilk teknik hazırlık bu. Her şeyin nizami yapılması elzem. Başta üye kaydı.
Özgür ÖZEL bir yandan kongrelerini planlarken diğer yandan da demokrasi vurgusu yapıyor. Yasalara göre bugün için mümkün olmasa da fiili olarak üye ile ilçe,il ve Genel başkanı seçtirme niyeti pek tabii ki olumlu.
Muhtemelen önce fiili durumu oluşturup sonra yasal presodürü uygulamaya çalışacak. Kolay gelsin.
Ancak acaba kendisinin niyetiyle il, ilçe ve genel merkezindeki işleyiş aynı yönde ilerliyor mu?
Birkaç gün önce ilimize gelen yeni parti kurucu Genel başkanı Sayın Özgür ÖZEL Gebze, Karamürsel, Derince ve İzmit’te bir takım açılışlar ve ziyaretler gerçekleştirdi.
İş insanları toplantısı için zaman ve katılım yetersizdi. Kocaeli sanayi kenti. Açılışlar rutin ve bahane. Yurttaşlar kendisini görmüş oldular. Olumlu.
Ancak en önemlisi sokakta ve onlarla yaptığı toplantılarda özellikle teyzeler, halalar özcümle kadın yurttaşlar kendisine yoğun ilgi gösterdiler. Sabırsız fevri çıkışları olan ama enerjisi ile çok sevilen evin afacan sevimli oğlu gibi.
Yanı sıra etiket fotoğraf şov siyasetçileri de etrafını sardılar. Eski kötü alışkanlıklar kısa sürede terk edilemiyor malum. Pek niyetli olan da yok gibi.
Peki Kocaeli’ye bakıldığında arzu edilen eskinin kötü alışkanlıklarından uzaklaşan demokratik yöntemleri üyeyi ön plana alarak uygulamaya çalışan bir yapılanma var mı?
Varsa ‘hakim demokratik güç’ olabilir mi?
İşte Özgür ÖZEL’in sabır taşı bu durum.
Görünen o ki;
Neredeyse tüm ilçelerde kurucu ilçe başkan ve yöneticilerine karşı rakip adaylar çıkartılma hazırlıkları milletvekillerinden danışmanlarına kanaat önderine kadar hummalı çalışmalarla tercih ediliyor.
Eş, dost, akraba hatır gönül üyeler yapılarak kurucu unsurlara karşı seçim kazanma çabalarını had safhada yapanlar var. Bir taraftan da daha gömleğin ilk düğmesi iliklenirken nitelikli, aktif ve güncel üye profili bozuluyor.
Yani; CHP’deki kötü bir alışkanlık çıkarımı olan ‘Belediye başkanı seçtirmekten makbuldür ilçe başkanını görevden aldırmak’ anlayışı fazlası ile sirayet etmiş görünüyor.
Oysa ki; iktidara namzet olmak olanı nitelikli çoğaltmayla güç kazanarak olur. Kurucu unsurlara rakip belirlemek onları bir şekilde sandıkta yenmeye çalışmak hangi gelişmeye, artmaya, güçlenmeye imkan tanır. Bu davranışı ön plana çıkaranlar demek ki kurulandan memnun değiller. Memnun olsalar niye değiştirmeye çalışsınlar değil mi?
Demokrasi! Sorulmalı kendileri delege sisteminden başka demokrasi biliyorlar mı?
Onu da senelerce nasıl uyguladıkları belli.
Bu zihniyet bugün kurucu ilçe başkanını, yarın kurucu il başkanını sonrasında kurucu genel başkanı değiştirmeye kadar gidecek bir süreçler silsilesi değil mi?
Belki de yerel örgütlere hakim olup Genel Başkanın gözüne girmek olarak ya da genel merkeze karşı güçlüyüm demek için yapılıyor.
Halbuki en kıymetli olan yeni oluşumlara gelen yeni siyasallaşan üyeleri sarıp sarmalamak ve onları motive ederek kadroları geliştirmek ile olmalı.
Önce ki dönemin ‘delege ağalığını’ şimdi ‘üye ağalığına’ devşirmek kimseyi iktidara taşıyamaz. Dün benim şu kadar delegem var zihniyeti bugün şu kadar üyem vara dönmüş. Başta üyelere saygısızlık.
Kimsiniz derebeyi mi? Kimi kime niye pazarlamaya çalışıyorsunuz?
Tek kelime ile HADSİZLİK.
Dar kadroculuk sadece belirli diaspora aktörlerinin kişisel çıkarlarını korur. Başka bir işe yaramaz.
İşte Sayın Özgür ÖZEL’in sabır taşı bu.
En yakın olasılık bu sabır taşının çatlayacağı.
Bakalım fazla yorulduğunda vatandaşlara dahi tepki gösterebilen Yeni Parti Kurucu Genel Başkan’ının bu sabır taşı ne zaman ve kimlere çatlayacak.
‘Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.’
Ancak;
‘Sürekli yapılmaya çalışılan yeni değişeni değiştirmeye yönelik değişimlerde istikrarı engeller.’
Yakında görürüz.
Yoksa bir arkadaşımın dediği gibi;
Eski tas eski hamam, taş çatlamayacak.
‘Mutluluktan haber ver dilektaşı.’
Şarkısı mı söylenecek?
Ya da gelip geçici kayanın tozunu alan bir rüzgar olarak mı kalınacak?
En önemlisi de;
Halka vaad ettikleri umutlar ne olacak?
Umut vaad ediyorsan altını dolduracaksın.
Önemli not:
Teyzeler, halalar çok kıymetlisiniz.
Sizlere çok selam.
Şimdilik bu kadar yine görüşürüz umuduyla.
Hoşça kalın dostça kalın.