Sonbaharda yapılması beklenen Kocaeli Ticaret Odası seçimler öncesi iddialı bir başkan adaylığı sergileyen ve çalışmalarına devam eden Fatih Sultan Aşam gazetemizi ziyaret etti. Ziyarette mini bir röportaj yaptığımız Aşam, merak edilenleri, adaylık sürecini ve KOTO içerisinde konuşulanları anlattı.
Aşam ile 3 bölümlük sohbetimizin ilk bölümüyle sizleri baş başa bırakıyor. İyi okumalar diliyorum.
“ODA BAŞKANIYLA İŞİ BİTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR”
Öncelikle başkan adaylığınız hayırlı olsun. Nasıl gidiyor çalışmalar? Uzun zamandır var olan çekirdek bir ekibe karşı mücadele ediyorsunuz. Zor oluyor mu?
Çok zor. Çünkü üye bazında oylarla savaşmıyoruz. Savaştığımız şey üye kısmı çok kolay, çünkü üye güzel karşılıyor. Kapı kapı üyeyi ziyaret ederken üye ilk defa geldiğimizi söylüyor. Ama karşınızdaki bu çekirdek ekip algı ve mobbingte dünya standartlarında bir ekip. Asla üyeyi gezmiyorlar, oda başkanları ve siyasi konjonktürde savaşıp mücadele ediyorlar. Örneğin, fırıncılarda mesela, fırıncıları gezmiyorlar, fırıncı gördükleri yok ama Fırıncılar Odası Başkanıyla işi bitirmeye çalışıyorlar. Fırıncılar Odası Başkanı ne yapıyor? Bir ruhsat meselesi var orada. Fırıncılar da doğal olarak başkanlarından dolayı çekimser bir tavırla oyunu vereceklerini söylüyorlar. Bu algı ve mücadelenin karşılığını ancak sandıkta verebileceğiz. Çünkü o gün biz sandıkta kimin oy kullanacağını gizleme operasyonu yapıyoruz. Bunun yasal olarak zaten olayı bu ama takip ediyorlar, bakıyorlar kim nereye oy kullanacak. Sandık her şeyi değiştirecek. Bak sandıkta adamın kime oy verdiği bilinmiyor. Ama oy vermeye giden herkes şunu çok iyi biliyor: Yahu, 10 yıldır hiçbir şey yapmıyorlar. Bak mobbingde çok iyiler.
“ALGI, MOBBİNG, LOBİ ZİYARETLERİ”
Nasıl bir mobbingden bahsediyorsunuz, üyeleri mi arıyorlar?
Bugün benimle fotoğraf paylaşan üyeyi ekip arkadaşımı arayıp ayıplıyorlar "Neden?" diyorlar. "Sen nasıl yaparsın?" diyor mesela. Yahu benim arkadaşlarım, hayatlarında önlerine gelmiş adam değil, listemdeki kişileri yayınlıyorum "Ne gerek vardı? Gel bizim tarafa" diyorlar. Bunların ana takımının, çekirdek kadrosunun tamamı bu. Hemen mobbingciler, hemen algıcılar. Hemen böyle bir 40 kişiyi arayın vazgeçirin, işte tehdit edin, şunla yapın, bunla yapın. Çünkü bunlar algı, mobbing, böyle bir lobi ziyaretleri, lobi çerçeveleri dışında asla hiçbir şey kazanamazlar. Bak bunları muhtarlık koyun, bu algı değil kapı kapı gezip oy toplayacaksınız de kazanamazlar. Asla kazanamazlar. Çünkü sevilmiyorlar da aynı zamanda.
“MAFYAVARİ HAVALARI VARDIR”
Neden sevilmediklerini düşünüyorsunuz?
Çünkü bir sokak kabadayısı üslubu var bunlarda. Yani ceketler böyle bir geniştir, sokakta böyle bir mafyavari bir hava vardır bunlarda. Halbuki bir şey de yoktur ha, adlarını buna çıkartmışlardır. Böyle bir algıları vardır bunların. Böyle bir ararlar, böyle bir sert bakarlar. Kadınlarla konuşurken yüzlerine bakmazlar. Bunu da bir ahlaki konuma getirirler. Ama bunların sahada karşılığı yoktur. Emin olun o ekip birbirlerini de sevmiyorlar. Sağda solda başkan adayı çalışmaları yapıp birbirlerinden nefret eden de bu ekip. Yönetim kurulunda birbirlerinin hiçbirini sevmediğine eminim.
“MAKAM YÜZÜNDEN KOPAMIYORLAR”
Nasıl yani? Necmi Bulut’un kendi çekirdek ekibinde mi bir kavga var? Neden ayrılmayıp yola birlikte devam ediyorlar o zaman?
Bir kavga var. İçeride de birbirleriyle geçinemediklerini herkes biliyor. Kim başkan olacaktı, "Yine ben başkan olamadım" kavgaları var yani. Hiçbiri birbirini sevmiyor ki. Makam yüzünden de birbirlerinden kopamıyorlar. "Aman başkan, meclis başkanlığına devam edersin." İşte orada başkan vekili olur. "Aman bundan vazgeçer kafa kaldırırsak kazanamayacağız ya kaybedersek" korkusu. Ticaret sıkıntıya girer, en azından burada garanti gibi.
“AKIN DOĞAN BAŞKAN OLSAYDI BAŞKA BİR KOTO’YU KONUŞUYOR OLURDUK”
Baktığınızda Akın Doğan bile aday olmaya cesaret edemedi ama.
Ne yapsın, dünya kibarı bir adamdı. Dünya iyisi bir adamdı. Milyonlarca baskı yaptılar. Zaten Kocaeli Ticaret Odası’nın bereketi Akın Doğan’a o başkanlığı mobbinglerle, baskıyla kaybettirerek gitti. Eğer Akın Doğan başkan olsaydı bugün yepyeni bir Kocaeli Ticaret Odası vardı. Burası sokak kabadayılarının olmaması gereken bir yer. Bunlardan mesela şu an yaklaşık 20 meclis üyesi, yaklaşık 30'a yakın da üye tamamız bizde yani. Adamların da bu arada hani böyle bir 200 oylamayla alakalı bir derdi yok, kimsenin öyle bir derdi yok. Adamlar bunların ticari baskı ve tehditlerinden bıkmış. Sürekli bir ima. Ya bunların karşısına oy verecek herkese bunlar düşman gözüyle bakıyorlar.”