Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Necmi Bulut, KOTO Meclis Üyeleri Volkan Yılmaz, Mehmet Akif Şen, İsmet Temizel, Kocaeli Sivaslılar Dernek Başkanı Kadir Zortaş ile birlikte gazetemizi ziyaret etti. Bulut’a ziyarette adaylık sürecimdeki, tartışmalı konuları sorduk. Sorularımızı tek tek yanıtlayan Bulut ile röportajımız sizlerle…
“27-0 HALLEDECEĞİZ”
Adaylık süreci nasıl gidiyor?
22. komite adayı olarak giriyoruz. Birbirimize katkı sağlıyoruz. Geçmiş dönemde de ilk dönemde bir arkadaşımız adaydı Erdoğan Yılmaz, o gün gelen arkadaşlarımız sağ olsun güzel çalıştılar. Güzel sonuç çıkardılar. Sonra 23 komite ilave ettik, 25 komite. Zamanında İbrahim Bıyıklı aday oldu. Onunla da seviyeli bir süreç yaşadık. Onu da arkadaşlarımız sağ olsun 25 komiteye hakim olmayı başardılar. Bugün de iki komite daha ilave ettik, 27 komite. İnşallah yine ekip arkadaşlarımızın bu gücü sayesinde 27-0 olarak halledeceğimizi düşünüyoruz. Onu sandık günü, sandık belirler.
“YÜZDE 80 DEVAM EDER”
Ekibinizde çok büyük bir değişiklik yapacak mısınız?
Ekibinde çok değişiklik yapıp yapmayacağını sorduğumuz Bulut şu ifadeleri kullandı: “%80'i devam eder. Bu %80'in %5'lik dilimini iki tane ayırdığımız arkadaşımız var beraber çalışmadığımız. Onların komitelerinden 7 ve 23'ten yeni ekip kurduk baştan aşağı. %5'ini onlar şey yapar. Bir %10'luk dilimini de işte komitelerde küçük değişiklikler var. Bazı arkadaşlarımız "İşte artık meclis üyesi olsam iyi olur" diyor. Ama meclis üyeliği devam ediyor, yer açamadığımız için o zaman diyor "Ben müsaade isteyeyim" diyor. Bazısı işte "Artık mesleği bırakıyorum" diyor. Yani bu şekilde %10'luk bir dilim ya var ya yok, inşallah bu şekilde halledeceğiz arkadaşlarımızla da beraber. Arkadaşlarımızdan eski meclis üyeleri Kadir Bey de (Zortaş) bu dönem 3. gruptan meclis üyesi aday olacak bir adayımız. Ekipte ne çok eski olmak istiyoruz ne de çok yeni olmak istiyoruz. Yani böyle tecrübenin de olduğu, gençlerin de olduğu, orta hallilerin de olduğu karma güzel bir ekibimiz var. Ne sokaktan kopuyoruz ne gençlerden ne tecrübeden. Böyle bir denge sağlıyoruz. Bu her dönemde bir %20'lik dilim bizim değişim oldu. Her zaman oldu %20'lik bir dilim oldu. Yine aynı oranda olur diye düşünüyoruz.
“AYNI ÇATI ALTINDA DURAMAZDIK”
Çekirdek ekibinizde bir kavganız var mı? Geçtiğimiz hafta gazetemizi ziyaret eden KOTO Başkan Adayı Fatih Sultan Aşam’ın böyle bir söylemi olmuştu. Neler diyeceksiniz?
Ben ahde vefaya önem veririm. O süreçte bu arkadaşlarımızla biz aynı karargahta ne olur bu işler diye düşünerek geldik ve bu aynı ekip arkadaşlarımızla devam ediyoruz. Ama bizler insanız günün sonunda. İnsan ilişkilerinde darılmak da var, kucaklaşmak da var. Ama çok seviyeyi bozacak şekilde bir dargınlığımız olsa muhtemelen aynı yerde yürümezlik, aynı çatı altında durmazdık. Bugün de arkadaşlarımızla beraber yol yürümemize engel olacak, saflarımızı sıklaştırmamıza engel olacak hiçbir problemimiz yok. Aslında kalede gedik açmanın çabaları bunlar. Bir de şöyle düşünelim; biz kötü olsak ne olacak ki? Bugün beraber yürüyoruz. Sana ne faydası var? Sen kendi ekiplerini hazırla, çalışıyor olmaya devam et. Biz kötüysek zaten bir yerde ortaya çıkar. Ama böyle bir olayımız da hamdolsun yok.
“ÇOCUKLAR GÜLER”
Kamuoyunda pek eleştirilen birisi olmadığınız için, mafyatik bulunuyorsunuz. Ne diyeceksiniz?
Yani buna çocuklar da güler diye düşünüyorum. Zaten şu an meclisteki meclis üyelerinin mühim bir kısmı benim ekibimde. Yani şöyle dönüp bir meclise baktığın zaman kadrolarımızı görürsün. Şimdi her şeye de açıkçası cevap verme gereği de duymuyorum.
“HER YERDEYİZ”
Sayın başkan üyeleri yalnız bıraktığınız eleştirisine ne diyeceksiniz?
Ben acılar ve kayıplar üzerinden siyaset yapmam. Ama beni eleştirmeden önce basının yaptığı haberlere de bir bakmak gerekir, kimin yanında olmuşuz ya da olmamış diye. Kimi haberlerde valimizle kimi haberlerde büyükşehir belediye başkanımızla, her yerdeyiz. Tekrar ediyorum, ben acılar üzerinden prim yapmak istemiyorum.
Bir yetki belgesi tartışması konusu var. Bunun aslını bir de sizden dinlemek isterim…
“ÜÇ YOL VAR”
Yetki belgelerimizde şahıslar kimlik kartını alır gelirler, oyunu kullanır giderler. Şirketler imza sirkülerini alırlar, hiç kimseye tenezzül etmeden seçim günü gelirler imza sirküleriyle oyunu kullanır giderler. Ya da e-Devlet üzerinden müracaat ederler, Ticaret Odasının sayfasına düşer. Bizim sicil personelimiz onu onaylar. Kişinin e-Devletine döner, oradan çıktısını alır yine hiç kimseyle muhatap olmadan gider oyunu kullanır. Ya da anadan babadan kalma usul hani eski sistem gideriz işte "Hayırlı olsun ağabey, yoldayız" deriz, imza attırırız, gideriz onu onaylatırız. Üç tane yolu var.
“SEÇİM TARİHİ BELLİ DEĞİL BELGE ONAYLATAN YOK”
Bu üç yolda da hiç kimsenin belgesine ulaşamaması mümkün değil. İki yolda ben zaten tıkayamam tıkanma istesen de. Yani imza sirküleri adamın zaten biliyorsun da. e-Devlet'i kendi elinde, ben onları tıkayamam zaten. Öbür türlü de henüz seçim tarihi belli olmadığı için belge onaylatan hiç kimse yok. Sokakta arkadaşlarımızın yaptığı geçen haftalarda dedikleri sadece yetki belgesi talep dilekçesi imzalatmaktır. Onlar da yapabilir. Yani kimsenin, kimsenin önünü kesme olasılığı mümkün değil. Yani kimsenin, kimsenin önünü kesme olasılığı mümkün değil. Hele de böyle 3000 tane belge toplamış adamın önüne kimse duramaz yani. Yıkılır gider.
“BURADA BANKACILIK SİSTEMİ YOK”
Oda yeterli desteği sağlayamıyor mu üyelere?
ABİGEM'den, KOSGEB'den, Avrupa Birliği'nden 2 milyon, 2 milyon alınabilir diye bir şey söylüyor. ABİGEM bizim ortağı olduğumuz bir şirket. 6, 7 tane odanın olduğu şirket. KOSGEB keza Volkan Bey KOSGEB'de Takdir Komisyonu'nda, proje mroje almalarını değerlendiren komisyonda. Biz bunların hepsinde varız. Ve bunlar şöyle bir şey değil; yani bir bankacılık sistemi yok burada. Bazen projeler açıklanıyor her sene, yıl sonuna yakın önümüzdeki sene verilecek desteklerle ilgili. Biz de bunları derhal üyelerimize açıklıyoruz hangi meslek koluysa ilgili. Bunlar proje yazmak isterlerse, buralara girmek isterlerse ister özel firmalarla girsinler ister bizimle ortak olduğumuz ABİGEM'le girsinler mutlaka yardımcı oluyoruz. Ama böyle her gelene 2 milyon lira destek sağlanabilecek bir olay değil. Bu projeye dayalı bir konu yani. Başka yani burada bizim mafyatikliğimize bir şey denmiyor tabii.
“BEN OLSAM PROJELERİMİ ANLATIRIM”
Ama size proje üretmiş ve ilgilenmemişsiniz…
Çok iddialı bir şekilde söylüyorum, iki kere görüşmüşlüğüm var kendisiyle. Bir 5-6 sene evvel o tarım fuarı ile ilgili, "Volkan bir fuar şey yapalım mı?" dedi. Ben de "Sıkıntı yok" dedim, gittiler kendi çalışmalarını yapıyorlardır. Neticesi ne oldu bilmem. İkincisi de 3-4 ay evvel bir gelmek istiyorum dedi. "Buyur gel" dedim, geldi. Bir şeyler söyledi, gitti. Benim hayatımda görüştüğüm iki keredir yani. Sokaktaki tanışıklığımızı falan söylemiyorum. Ömrümde oturduğum iki keredir. İşte 100'e yakın proje şu bu falan... Yani proje varsa burada Merve Dişli gibi son dönemin okunan kalemini bulmuşsun ben olsam projemi anlatarak değerlendirirdim. Yani burada Necmi Bulut'la çok mafyatik bir tiple oturmayı kalkmayı bilmeyen bir adamı anlatmakla geçirmezdim yani. Ama arkadaşımızın öyle bir yapısı var, sorun değil.
“TSE İLE İŞİ OLANLAR ODAYA GELİYOR”
Peki projeleriniz nedir sayın Bulut? Açıkçası çok söylendiği için soruyorum “Yeni” projeleriniz nedir, odaya neler katacaksınız 3’üncü döneminizde?
Şu anda bizim odamızda TSE geçmişte Hürriyet Çeşmesi'nde bir binası vardı, depremden sıkıntı yaşıyordu, Gebze'ye taşınıyordu. Koşa koşa gitmişiz, odamızın üstüne konuşlandırmışız onları. Kocaeli'de TSE ile işi olan kişiler artık Ticaret Odası'na geliyorlar, orada işlemlerini görüyorlar. İşte Tarım Bakanlığının bir partı yer arıyordu, demişiz ki "Gel, odamızda konuşlan." Oraya koymuşuz, oda üyelerimiz geliyor, kendi ev sahipliğinin olduğu yerde bu hizmetleri alabiliyor. Yani ayağa hizmet getirmek bir defa başlı başına bir çalışma ve proje. Bunu iyi yaptığımızı düşünüyorum.
“YER TAHSİSİ TALEP ETTİK”
Mesela bu kentsel dönüşümle ilgili ama ticari kentsel dönüşümle ilgili. İşte Sanayi Sitesi'ni falan siz de geziyorsunuzdur mutlaka. Oraların bir açılıma ihtiyacı var ihtisas sanayi sitesiyle ilgili. Çalışmalarımız var, Büyükşehir Belediyesine de talep etmişiz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığından da talep etmişiz yer tahsisini. Olursa inşallah olacak, biraz zaman alabilir, kendinizi anlatmanız zor oluyor. Bu gerçekleştiği zaman biz sanayi sitemizin kendi iş insanımıza en azından bir cebinden hemen para harcayamayacağı sanayi iş yerini yapabileceği bir yer kazandırmış olacağız. Bir yerlerde bir proje yapmak kolaydır, onu sürdürülebilir hale getirmek daha zordur. Yani birincisini yaparsınız, ikincisini, üçüncüsünü, dördüncüsünü... Bak bugün dokuzuncusunu yapıyoruz.
“12 DAKİKADA İŞ BİTER”
3 farklı ülkeden müracaat var ve biz bu 33 ülkeyi gerçekleştirebilmek için bütün yaz boyunca arkadaşlarım benim ziyarete gitmişlerdi bu yabancı elçiliklere. Yani bunlar sürdürülebilen önemli çalışmalar diye düşünüyorum. İhracatta hiç ihracat yapmamış birçok arkadaşımız var. Bizim dönemimizde eğitimlerle beraber o konuya ilgi duymuşlar ve ilk ihracatlarını yapmışlar. Mesela çok iyi çalışan bir Ekonomik Araştırmalar Servisi'miz var. Mesela bir patent konusu var, o da oldu galiba sosyal medyada. Patent dediğiniz marka tescili, müracaatı yapıyorsunuz normal resmi evraklarınızı tamamladıktan sonra. Ondan sonra bir yıl donduruyorsunuz onu, bekliyorsunuz onu ilgili kurumdan "Onaylandı" veya "Onaylanmadı" diye. Yaptığınız hiç özel bir durum yok. Ve bizim bunun için arkadaşlarım 7/24 üyelerimize hizmet veriyor bu konuyla ilgili. Hani sıfır bir çalışma yeniden yapılacakmış gibi anlatılıyor da zaten yapılıyor bunlar. Yani bugün odamızda 10-12 dakikada bir yeni kayıt başlar ve biter. Bizim odamıza bir insan yeni kayıt için gelecekse -ki bunlar bundan önce belli süreçlerdir, mutlaka müracaat edilir sistemden, onaylanır- kapıdan girdi, işinin bitişi 12 dakika. Öyle yarım saat, bir saat veya randevu al vesaire durumlar yok. Bu da bizim üyemizin memnuniyetine yansıyordur diye düşünüyorum.
“HER AY ÜYELERLE TOPLANTI YAPIYORUZ”
Şimdi bir de mesela bizim üyelerimizin ödediği aidatlarla bizim kurumumuz yatıp kalkıyor. Ve bu insanlar kanun zoruyla üye oluyorlar odaya ve para veriyorlar. Bunun karşılığı nedir? İhtiyaç durumunda hizmet almaktır. Bunu insanların bilmesi lazım. Üye olduğu ticaret odasından hangi şartlarda faydalanabilir? Odaya sorumluluğu nedir, odanın ona sorumluluğu nedir? Her ay yeni kayıt olmuş üyelerimize mutlaka bir bilgilendirme toplantısı yapıyoruz, her ay. Diyelim 100 tane yeni kayıt yaptık, o 100 arkadaşımızla ertesi ayın başında toplanıyoruz. İşte Ekonomik Araştırmalar Servisi'mizi anlatıyoruz, hukuken alacağı hukuki desteğini anlatıyoruz. İşte bankadan danışmanlarımız var, paraya ulaşmanın en zor olduğu dönem biliyorsunuz, odadan bizden nasıl faydalanacaklarını anlatıyoruz. İşte kapasite raporuyla ilgili bir firmaysa kapasite raporunda ticaret odasının ne katkısı olacağını anlatıyoruz.
“BAŞARIMIZI HİSARCIKLIOĞLU’NA BORÇLUYUZ”
Adam oradan çıktığı zaman nereye üye olduğunu ve nerelerden faydalanacağını biliyor veya odaya geldiği zaman da talebini haklı olduğu şekilde bize ifade ediyor ki haklı talebe karşı bizim yapacağımız iş nedir? Gereğini yapmaktır. TOBB Başkanımız Rıfat Hisarcıklıoğlu zaten hiç boş bırakmıyor odayı, başarımızı biraz da ona borçluyuz.
“UTANÇ DUYARIZ”
Şimdi bunlar çalışmalar... Olan şeyler, yapmamız gereken hizmetler. Biz bu yolun sonunda odanın üyelerine çıkarkenki sözümüz; "Sizi en iyi biz temsil ederiz, size en iyi hizmeti biz veririz" mantığıyla çıkıyoruz. Dolayısıyla da üye 40 yılın başı ticaret odasına ihtiyaç duyacak. İşte ne için duyacak? Vergi dairesinde diyelim bir derdi var. Yani onu ilgili meslek komitesi üyesinden, meclis üyesinden veya direkt bize ulaşarak biz o gün onun yanında değilsek bu bize sıkıntı yaratır. Bundan utanç duyarız. Ama bu tür taleplerde de %100 yanında oluyoruz; gidiyoruz, geliyoruz. Sadece vergi dairesi için değil yani Sağlık Müdürlüğünden tutun da Ticaret İl Müdürlüğüne, Sanayi İl Müdürlüğüne hepsinde üyemizin sıkıntılı hissettiği durumlarda yanında olmaya çalışıyoruz. Bu da bizim en iyi olduğumuz çalışmalardan bir tanesi.
“BU İNANIŞIN İÇİNDEN ARKADAŞIMIZ DEVAM EDER”
Adettendir sorayım, son döneminiz mi?
Benim bu dönem 3. dönemim. Yaşım itibarıyla da son dönem olması gerekmiyor mu? Olağanüstü değişik bir şey olmazsa bu dönem son dönem. Ama son dönemim olması demek birini işaret edip de onun üzerinden yöneteceğim anlamına gelmez. Seçim tarihine kadar asla ve asla bu konuyu tartışmaya açmadan görevimizi yapacağımız anlamına geliyor. İnşallah öyle bir süreç yaşarız ama şuna inanıyorum; 4. dönem, 5. dönem, 7. dönem... Kaçıncı dönem olursa olsun bu inanışın içerisinden arkadaşlarımızın devam edeceğini düşünüyorum.