Kesmar Marketler Zinciri
Gezim Ren a Car
Şura Butik
David People
Kafe Kumpir
Konak Hastanesi
USD Alış Satış l EURO Alış Satış

» admin - TÜM YAZILARI

05.12.2016 Pazartesi - 15:56

VAVSE Medya & İnternet Hizmetleri

Geçen yazımızda Türkiye’yi dolar üzerinden zarara uğratmak isteyenlerin olduğunu konuştuk.

Bu çabaya karşılık bizlerin Millet olarak neler yapabileceğimizi de konuştuk.

Hep millet olarak neler yapacağımızı konuşuyoruz ama önemli bir faktörü göz ardı ediyoruz.

Özellikle böyle ekonomik konularda halktan çok iş adamları belirleyici bir rol oynayacaktır.

Geçen hafta Erdoğan bir çağrıda bulunup Türk işadamlarını sorumluluk almaya çağırmıştı.

Ama hiçbir şirketten ses seda çıkmadı.

Şaşırmadım..

Zaten bizim ülkede faaliyet gösteren kaç  şirket milliyetçi duygular besliyor ki?

Ülkede faaliyet gösteren hangi firma ÖNCE VATAN şuuruna sahip..

Neyse o konuya girmeyelim ve devam edelim.

Erdoğan da bu konu ile ilgili çok net bir mesaj verdi:

‘’Yalnız bırakıldık’’ dedi.

Bu söylem son derece ucu açık bir söylem..

Hani eskiler derler ya nereye çekersen oraya gider diye o misal..

Gündemin sıcak konularını göz önüne aldığımızda herkes eleştirilere gerekçe olarak ekonomik konuları düşünmüş olabilir.

Bu çok mantıklı bir varsayım..

Gelin farklı bir bakış açısından değerlendirelim.

Erdoğan’ın eleştirisi gerçekten ekonomik sebepler olabileceği gibi ekstra bir mesaj anlamı da taşıyor olabilir?

Subliminal mesaj olarak da algılanabilmesi mümkün müdür ?

Bence mümkündür..

Sebebini birkaç cümle ile açalım.

Erdoğan ne zaman zor durumda kalsa hep alt kesimdeki dava arkadaşları haricinde yalnız bırakılmıştır.

Üst tabakadaki kesimin büyük çoğunluğu ise AK Parti üzerinden kazanımlar elde etme çabası içerisindedir.

Hal böyle olunca ülke çıkarı konusunda destek gerektiğinde hiçbir destekte bulunmazlar.

Dolayısı ile Erdoğan,gündemdeki ekonomi üstünden verilecek bir mesajda ince bir mesajla yakınındakilere mesaj vermiş olabilir.

Bakalım AK Parti genelinde bu mesajı alıp kendisine çeki düzen verecekler çıkacak mı?

Umuyorum çıkar ve Erdoğan’ın yakın çevresinde tek gayesi ülkesi olan siyasetçilerin sayısı artar.

Erdoğan’a tam şu noktada sorulması gereken bir soru olduğunu düşünüyorum.

Artık AK Parti teşkilatları içerisinde parası olduğu için önemli yerlere gelenler değil de gerçekten DAVASI için mücadele edenlerin önemli yerlere getirilmesinin zamanı gelmedi mi?

Yazımızın son bölümünde Başkanlık sistemine geçiş sürecinde yaşananlara değinmek gerektiğini düşünüyorum.

Başkanlık sisteminin ülkemize kazanımlarının büyük olacağını düşünen kesimden biriyim.

AK Parti’nin bu düşüncesini referanduma götürebileceği bir yeterliliği yoktu.

Herkes bu sistemi tipik bir CHP zihniyeti ile ‘tek adamlık’ sistemi olarak düşündü yahut lanse etti.

Hal böyle olunca bir kesimle anlaşılması gerekiyordu lakin CHP bu yaklaşıma daha ilk günden ‘’veto’’ etti.

Seçenek  daha ilk günden bire düştü.

MHP lideri Bahçeli bu konu ilk konuşulmaya başladığında ülke için yararlı olabileceği kanısında idi.

Başkanlık sisteminin yararlarını tek tek sayabiliriz ama ben birini yani ülke toplumu açısından en önemli olan konu üzerinden örnek vererek açıklayıp yazımı noktalayayım.

Mevcut sistemde asgari ücret tartışmaları aylarca sürüyor ve herkes topu birbirine atıyor.

Bizse günlerce bu konuyu sosyal hayatımız içerisinde tartışıp duruyoruz.

Ancak  başkanlık sisteminde durum farklı…

Ülkenin yıllık bütçesini belirleyen başkan olacak ve bu bütçenin uygunluğunu Meclis inceleyecek ve onaylayacak.

Yani aracılar ortadan kalmış olacak bizde uzun dönemler ‘’asgari ücrete zam olacak mı?’’ diye düşünmekten kurtulmuş olacağız.

Şimdi soruyorum; BAŞKANLIK sistemi mi daha cazip yoksa mevcut sistem mi?

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu yazıya yorum yapmak için yetkiniz yok.







Enes Akbal Optik
Polis Marketim
İkizler OSGB
Turhost
Eriş Elektronik