YAĞIZ KEBAP Enes Akbal Optik

» Seda UÇAN ORUÇ - TÜM YAZILARI

09.08.2018 Perşembe - 15:21

Enes Akbal Optik

“ Oldukça sıcak bir yaz akşamıydı. Bir gece önce annemler yazlıktan dönmüş, evde ciddi bir temizlik yapıp yorulmuştuk.  Sıradan bir gecenin sıra dışı sabahını bilmeden yataklarımıza yatmıştık. Odama dolan bembeyaz bir ışık ve büyük bir gürültü ile sarsılıp yataktan ok gibi fırlamış, kalktığım gibi de kapının eşiğinde yere düşmüştüm. Annem ve babamın feryatla yanımıza koştukları halâ canlı bir şekilde gözümün önünde.  Evlat işte, ilk korumak istediğin, en değerli varlığın. Muhabbet kuşumuzu kafesiyle alıp altıncı kattan, açılan her kapıdan korkuyla kendini merdivenlere salan komşularımızla paldır küldür sokağa indiğimizde her birimizin gözleri ıslak, korku ve endişe doluydu. Aklımdan sürekli bir alt yazı ‘yirmi yaşında depremle tanıştın’ diyordu.

17.08.1999’da İzmit ve çevresinde yaşayan herkesin deprem gecesine ilişkin böyle buruk hikâyeleri vardır. Anlatırken tekrar yaşadığımız, dinlerken gözyaşlarımıza hâkim olamadığımız, kaybettiklerimizi özlerken derin bir “ah” çektiğimiz öyküler… Aradan kocaman 19 yıl geçti.

Merkez üssü Gölcük olan deprem, 7,4 şiddetinde ve 45 saniye idi. 17 bin 480 ölü, 23 bin 781 yaralı ile yüzyılın felaketi sayıldı. Afetler geçip giderken derin yaralar açıyor. Anneler, babalar, çocuklar, kardeşler, komşular, arkadaşlar, öğretmenler kaybettik. Yaşanan doğal bir felaketti ama yıkılan binalar insan yapımıydı. Sonra “Deprem değil çürük binalar öldürür” diye öğrendik. Çimentodan, demirden mi çalınmıştı, planı projesi mi yanlıştı, mekânı geniş göstermek için kolonlar mı kesilmişti? Birileri bir yerde büyükçe bir hata yapmıştı ki yan yana iki binadan biri dimdik dururken diğeri yerle bir olmuştu.

Yapı kontrolcülerin, ruhsat veren kurumların sorumluluğu ağırdır. Kanuni düzenlemeye uygun olmayan hiçbir yapılaşmaya izin verilmemelidir. Kentsel dönüşüm bu şehrin olmazsa olmazıdır. Bir depremde daha aynı tabloyu yaşarsak topyekûn vebal altındayız.

Depremi anlamak adına İzmit Belediyesi’nin Cephanelik alanında yaptığı 17 Ağustos Deprem Anma Ve Farkındalık Müzesi’ni gezip görmenizi tavsiye ederim. 

Bireysel korunma yöntemlerini çocuklarımıza izah etmeliyiz. Deprem tatbikatlarını okullarda yapıyorlar. Yüreklerine korku yerleştirmeden evde de deprem anında ne yapmaları gerektiğini bilmeliler. Ani bir depremde, iletişim ağlarının koptuğu varsayımında, kim kiminle, nerede, nasıl buluşacak kafamızda senaryomuz hazır olmalı.  İlk yıllarda kapıya yakın bir yerde bekleyen deprem çantamız her zaman yenilenip hazır olmalı. Deprem haber vermeden gelen tatsız bir gerçek. Fay hatlarında biriken enerji elbet yine çıkmak için bir yer arayacak. 09.08.2018

Etiketler:
Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.








 https://www.yenikocaeli.com/
hikmet