Enes Akbal Optik Enes Akbal Optik
Bilnet Okulları Kompozit Kimya Bilnet Bilnet

» Murat YILMAZ - TÜM YAZILARI

05.04.2018 Perşembe - 9:31

Deizm denen bâtıl Din gençler arasında hızla yayılıyor.

Bu akımla âlâkalı mâlumat ile giriş yapalım:

“Yaratıcı var ama hiçbir şeye karışmaz.

 Din, Peygamber, Kutsal Kitaplar yok.

Ahiret olabilir olmayabilir de…”

Profesör Dr. İhsan Fazlıoğlu, bu konuda çok çarpıcı ifadeler kullanmış:

“Okuduğum İmam Hatip okulundan bir heyet gelerek benimle fikir alışverişinde bulunmak istediklerini söylediler. Deizm yayılıyor, bu çocuklara ne anlatalım, ne yapalım diye sordular. Dedim ki, konuşmayı bırakın, yapın artık. Devamlı konuşuyoruz. Terbiye temsil ister. Örnek olacaksınız. Dini temsil makamındaki insanların bu durumu sürdüğü müddetçe 10 yıl sonra neslimiz bizimle kavga edecek. Bu dinin bir faydası olsa babama anneme olurdu diyecekler.

15 Temmuz’dan bu yana benim odama 17 tane başörtülü deist bile değil tanrı tanımaz öğrenci gelip benimle bu konuları konuştular. Başörtülü öyle geleneksel de değil bildiğin başörtülü. Sosyal statüleri gereği, aileleri nedeniyle hala başörtüler ama tanrıya bile inanmıyorlar.

Ortak neden sahnede dini temsil ettiğini söyleyen insanların eylemlerinin sonucudur. Mesele bu kadar ciddidir. Bu sonuçlarla yüzleşmezsek 30 yıl sonra çok farklı şeyler konuşuyor oluruz.”

 

Durum bu …

Gençlerin dinden uzaklaşmasının en büyük nedeni “yetişkinler” …

Yetişkinlerin öğütleri;  “yaşanmamış öğütleri” …

Büyüklerinin hayatlarında görmedikleri ve kendilerine dikta edilmiş nasihatler ile yorulmuş “din yorgunu gençler” deizme/ateizme kayıyor.

Ailelerinden gizleyenler çoğunlukta. Gizlemeyenler de var:

‘Anne ben artık deist oldum. Lütfen bana baskı yapmayın. Başımı da açacağım. Namaz kılmak da istemiyorum.’

 ‘Ben yolda şarkı söylerken seke seke yürüyebilmek istiyorum. İslam buna izin vermiyor” diye  açık açık söylüyorlar.

 

Bu duruma nasıl gelindi …

“Namaz kıl” diye telkin ettiğimiz gençler, bizi sadece Cuma günleri camiye giderken gördü.

“Kitap oku”, diye baskı yaptığımız çocuklarımız, evde anne babayı kitap okurken görmedi.

“İffetini koru”, diye kanun koyduğumuz evlatlarımızla, akşamları her türlü ahlaksız ilişkilerin işlendiği filmleri ailece beraber izledik.

 

Anne babalar olarak entelektüel ilmî donanıma sahip değiliz; kâlimiz (söylemlerimiz) ve hâlimiz (eylemlerimiz) arasında derin uçurumlar var.

Böyle bir bahçede yetişen çocuk da ; “sadece  uçak düşerken Allah’ı hatırlayan birey” hâline geliyor.

 

Kanun merkezli değil, sevgi merkezli bir dil oluşturmalıyız.

Kur’an ve Kainat kitaplarını okuyan, Hz. Peygamberin hayatındaki muhteşem manzaraları kendisine kılavuz kılan bir nesil …

Çocuklarımızın arkadaş ortamlarına dikkat edelim.

Özellikle liselerde yayılan bu akım için; müteyakkız olalım, müteyakkız kalalım efendim…

 

 

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.








 https://www.yenikocaeli.com/
Koto Enes Akbal Optik
hikmet