YAVUZER MAKİNA
YAĞIZ KEBAP
Bilnet Okulları
Kompozit Kimya
izmit belediyesi
Kompozit Kimya

ANASAYFA l ‘EKMEĞİNİZ YOKSA AÇSINIZDIR’

17.01.2018 Çarşamba - 13:17

Saadet Partisi (SP) İl Kadın Kolları Ocak ayı İl Divan toplantısı gerçekleştirildi. Dr. Şefik Postalcıoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleşen toplantıya İl Başkanı Nurettin Çelik katılım gösterdi

Saadet Partisi (SP) İl Kadın Kolları Ocak ayı İl Divan toplantısı gerçekleştirildi. İl ve ilçe yöneticilerinin katıldığı toplantıda İl Kadın Kolları Başkanı Reyhan Şengün açılış konuşmasını yaparken 2017’de belirlenen hedefe ulaşan ilçe yöneticilerine plaket taktim edildi. Şengün konuşmasında, “Biz önce güvenli gıdamızı, yani sağlıklı gıdayı kaybettik. Hibrit tohumlarla, GDO’lu yapılarla önce güvenli gıdamızı kaybettik, şimdi ise gıda güvenliğimizi kaybettik. Gıda güvenliği bir ülkenin birinci derecede stratejik konusudur” dedi.

‘FARKINDALIĞI OLAN BİR TOPLUMUZ’

Açılış konuşmasını yapan Şengün, “Ülkemiz bölgemiz ve dünya insanları açısından iyi, güzel, faydalı ve olumlu gelişmelerin olmadığı günler yaşıyoruz. Bu hadiselerin esas kaynağı ve çözümü nedir, bunları başta ulusal medya olmak üzere hiçbir yerde göremiyoruz. Bunu ancak Milli Görüş’ü temsil eden Saadet Partisi öncelikli olmak üzere Milkolarımızın toplantılarında, Saadet Partimizin yetkililerinden duyabiliyoruz.  Bu bakımdan toplumun diğer kesimlerine göre farkındalığı olan topluluğuz. Ve bu farkındalık arttıkça sorumluluğumuzun da arttığını belirtmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

‘EN AZ TERÖR KADAR TEHLİKELİ’

“Bugün dünyaya yön veren, bütün terörizm olaylarında göz önünde bulundurmamız gereken Avrupa Birliği dediğimiz bir güç nasıl oluştu? Açlık çekti ve o açlık sağlam ve istikrarlı bir yatırımla bu ülkeleri bir araya getirdi. Peki AB ile mukayese edilen bir güç olan Sovyetler Birliği nasıl çöktü? Yine gıda ile..

Bu iki zıt örnekte gördüğümüz gibi gıda, savaş silahlarından da önemli stratejik bir silahtır bir ülke için. Biz önce güvenli gıdamızı, yani sağlıklı gıdayı kaybettik. Hibrit tohumlarla, GDO’lu yapılarla önce güvenli gıdamızı kaybettik, şimdi ise gıda güvenliğimizi kaybettik. Gıda güvenliği bir ülkenin birinci derecede stratejik konusudur.  Buğdayınız yoksa ununuz yoktur. Ununuz yoksa ekmeğiniz yoktur. Ekmeğiniz yoksa açsınız demektir. Herhangi bir ülke size bir ültimatom verdiğinde sizin ‘Eyy!’ diyebilmeniz için, o ey sözlerinin altını doldurabilmeniz için ve o ülkenin sizden korkabilmesi için sizin kendi buğdayınızı üretiyor olmanız gerekir.  Şu an ki tarım politikamız ülkemizi öyle bir hale getirdi ki, gıda şuan bizim için Milli bir güvenlik meselesidir ve en az terör kadar tehlike oluşturmaktadır” dedi.

‘BU İNSANLARI BU HALE GETİREN NE?’

Şengün, “Peygamber efendimizin güzel ahlak olarak tanımladığı dinimizi, referans olarak gösteren okullar açık olduğu halde ahlaki ve manevi açıdan büyük bir yozlaşma var. Öğretmen intihar ediyor. İmam intihar ediyor. Üniversite öğrencilerimiz intihar ediyor.  Dün ilimizde ikamet eden ve İstanbul’da üniversite öğrencisi olan bir kızımız 6. Kattan atlayıp intihar etti. Bu insanları bu hale getiren ne? Bunların örnekleri bir değil, iki değil. TUİK verileri, intihar oranlarının yüzde binler, bin iki yüzler üzerinde arttığını gösteriyor. Boşanmaların yüzde binlerin üzerinde arttığını gösteriyor.

Aile içi olayların yüzde bin dört yüz arttığını gösteriyor. Yani ahlaki ve manevi değerler noktasında bizi geliştirmesi gereken bütün kurum ve kuruluşlara ve onlara ulaşmak bakımından bu kadar serbestlik oluşturulmasına rağmen bu kurum ve kuruluşların hiçbir olumlu etkisini göremiyorsak bu kurumların hiçbir geçerliliği kalmamıştır” diye belirtti.

 

‘MANEVİ DEĞERLER AYRI DEĞİL’

Ahlaki ve manevi değerleri tek başına ele almanın doğru olmadığını belirten Şengün, “Saadet Partisi olarak dini referans olarak gösteren diğer tüm partilerden en büyük farkımız bu. Bizim için din ayrı bir şey değil. Bizim için ahlaki ve manevi değerler ayrı bir şey değil. Bizde ahlaki ve manevi değerler her yerdedir. Bizde ekonomi, ahlaklı bir ekonomidir. Bizde eğitim, ahlaklı bir eğitimdir.Bizde dış politika, ahlaklı bir dış politikadır. İkisini ayırdığınız zaman işte günümüz ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.

 

YAP-İŞLET-DEVRET

Bir özelleştirme furyası başladı ve bugüne kadar yapılmış bütün fabrikalarımız satıldı” diyen Şengün, “Bugün de iyi bir şeymiş gibi gösterilen bütün bu yollar, hava limanları, köprüler dediğimiz hayatı rahatlatan fakat ülkemizi hiçbir şekilde güçlendirmeyen bu güzel şeyler, yap-işler-devret modeliyle işletiliyor ya.  İşte özelleştirmelerle geçmişimiz satıldı. Yap-İşlet-Devret modeliyle de geleceğimiz satıldı. Böyle bir durumda ahlaklı bir eğitim politikasından bahsetmek mümkün mü?” dedi.

 

REKOR FAİZ ÖDEMESİ

“2018 yılının soru sormayı unutturan bir yönetim anlayışı var. Sürekli bir organizasyon” diyen Şengün, “Yılın en iyi yatırımcısı, en iyi üreticisi ödülleri veriyor.  Bu ödüllerin,  bizim sorgulamamıza fırsat vermemek için verildiğini düşünüyoruz. Şimdi bu kadar yatırım yapılıyor. Girişimciliği destekleyen projeler, organizasyonlar yapılıyor.  Ne olduğunu anlamadan ödüller veriliyor.  Fakat yıl sonuna gelindiğinde 65.9 milyar lira bütçe açığı görüyoruz. Cumhuriyet tarihinin rekoru olacak faiz ödemesi yapılacağını görüyoruz” diye konuştu.

 

‘İŞSİZLİK NEDEN DÜŞMEZ?’

Son olarak Şengün, “Borcu olmayan bir ülke 2018’de neden 71,7 milyar lira faiz ödeyecek?

Ulaştırma yatırımlarına 25 milyar, eğitime 14 milyar, tarıma 10 milyar, sağlığa 8,5 milyar ile tüm yatırımları faize ödenen paraya yetişemeyen bir bütçe ile üretim hamlesi yapılabilir mi?

3.çeyrekte %11’lik büyüme gerçekleştiren bir ekonomide, neden işverenden fedakârlık istenir?

Büyüme artıyorsa işsizlik neden düşmez? Son 15 yılda 86 milyar teşvik verildiği halde üretim neden katma değer sağlayamaz? Döviz kuruyla şer odakları oynuyor da, enflasyonla kim oynuyor?

Sormadan yanlışları göremeyiz. Görmeden de yanlışları düzeltemeyiz. Hataların farkına varmadan doğru bir politika oluşturamayız. Yapılan ve yapılacak her organizasyonla Türkiye’nin küresel güçler tarafından “Bölgesel Yönetim ve Hizmet Merkezi” olarak şekillendirildiğini görmek lazım. Hakikatin tadı, gerçeğin acısını bastırmaya yeter, harap olmuş gönlü tamir etmektir hüner” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.






 https://www.yenikocaeli.com/
Enes Akbal Optik
hikmet