İl Başkanı Nurettin Çelik Basın Açıklaması
Güncel
10 Ocak 2019 Perşembe 13:19

İl Başkanı Nurettin Çelik Basın Açıklaması

Değerli arkadaşlar, Kıymetli Basın MensuplarıGazetecilerin daha hür bağımsız ve ekonomik olarak özgür olduğu bir Türkiye inşa etmek umuduyla Çalışan gazetecilergününüzün kutlu olmasını diliyorum. Sizlerin sayesinde toplum bilgi sahibi oluyor. Gazetecilerin özgür ve bağımsız olduğu birTürkiye’de toplumun gelişmesine kamunun denetimine katkı sağlayacağınız tartışılmaz bir gerçektir. İşinizin zor olduğununbilincindeyiz. mesleğinizi icra ederken yaşadığınız sıkıntılarda sizlere yardımcı olmaya çalışacağımızı bilmenizi isterim.

LİYAKATSİZ YÖNETİMDEN DOLAYI NEREYİ TUTSAK ELİMİZDE KALIYOR
Ülkemiz zor zamanlardan geçiyor. Ekonomik, adalet, hukukun üstünlüğüne bağlılık, ahlaki dejenerasyon, eğitim sistemi,
güvenlik gibi konularda gün geçmiyorki yeni bir sıkıntı ile karşılaşmayalım.
Oluşan sıkıntıların sorunların temel kaynağına bakıldığında adeta gömleğin ilk düğmesinin yanlış iliklenmiş olmasından
kaynaklandığı görülmektedir. Bahsettiğimiz tüm meselelerde bu şekilde yaklaşım sergilendiğinde sonuç hep yanlış olacaktır. Eğitim
sistemi 16 yıldır hala oturmamıştır. Liyakatsiz insanların yetişmesine sebep olunduğu bir eğitim sistemimiz vardır. Çalışarak değil
Parayla hukukçu olunduğu bir ülkede yaşıyoruz. Sonra da canlarımız katlediliyor. Gencecik üniversite Hocası Ceren Damar
kardeşimiz hayatını kaybediyor. Akıllı adam için burada çok büyük dersler var. Kendi katilimizi üretiyoruz.
Diğer yandan Tüketim odaklı hayata alıştırıldığımız için üretim yapamıyoruz, üretimin önündeki engelleri kaldıramıyoruz
üreticiye değer vermiyoruz ülkeden kaçırıyoruz. Genç beyinler yurtdışına çıkıyor. Burada da ayağımıza prangayı kendimiz
vuruyoruz. Sadece dış güçlerde aramayın sorumluyu. Geleceğe ilişkin güveni olmadığı hukuka güveni olmadığı için beyin göçü zihin
göçü yaşanmaktadır.
TBMM başkanı Binali Yıldırım’ın anayasaya uymadığı bir ülkede vatandaşın kanunlara uymasını bekleyemezsiniz. Kamu
düzenini bir numaralı adam bozarsa gerisini siz düşünün.
ÜLKEDE HUKUKİ SOSYAL VE EKONOMİK KAOS VAR.
Geldiğimiz noktada maalesef ülkemizde hukuki sosyal ve ekonomik kaos durumu oluştuğu çok açıktır.
Ekonomik olarak alacaklarını ödeyemeyen şirketler icra takibi baskısıyla konkordato ilan ederken devlete iş yapan
müteahhitlere ödenmeyen borçlar nedeniyle zincirleme büyük sıkıntılar oluşmaktadır. Müteahhit alacağını alamayınca işçisine
para ödeyemiyor. İzmit otogar, Karamürsel sanayi battı çıktı veya köprü inşaatlarındaki gibi müteahhitler taahhüt ettiği işi yarım
bırakıyor, malzeme aldığı veya alamadığı esnafa ödeme yapamıyor. Esnaf imalatçıya ödeme yapamıyor, imalatçı işçisine ödeme
yapamayınca işçi çıkartıyor. Çalışan işsiz kalınca kredisini veya kredi kartı borcunu ödeyemiyor. İktidar da diyor ki kredi katına faizle
taksit yapacağız. Taksitin günü geldiğinde işsiz vatandaş ödemeyi nasıl yapacak. Bloke olmuş kartıyla alışveriş yapamayacak
vatandaş taş mı yiyecek. Bunlara neden cevap veremiyorlar. İşsiz bir adamın borç ödeyemeyeceğini akıllarına getiremiyorlar. Bu
kadar halktan ve ekonomiden kopmuş vaziyetteler. Şatafatlı yaşamları olan, topluma yabancı danışmanları ile gideceği yol buraya
kadar.
AHLAKİ YOZLAŞMA TÜRKİYE'NİN SONU OLUR
Bir diğer önemli yara da Türkiye'nin sonunu getirecek cinsten. O da Ahlak ve maneviyatın bitirilerek, tahribata uğraması ve
yozlaştırılmasıdır. TV dizileriyle toplumdan uzak yaşam tarzları, aile ilişkileri, mafya davranışları Reyting kaygısıyla bilinçli veya
bilinçsiz özendirilmeye çalışılmaktadır. Bu konuda tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin çözüm arayışı bulma konusunda
sorumluluğu bulunmaktadır. Nitekim istatistiki veriler Türkiye'nin ahlaken yozlaştığını ve birilerinin dindar nesil yetiştirme
projelerinin tutmadığını gözler önüne sermektedir. KONDA Araştırma şirketinin son araştırmasını iktidar ve STK’lar dikkatle
incelemelidir. Araştırma göstermektedir ki insanımız inanç değerlerinden uzaklaşmaktadır. İnancını değerlerini kaybetmiş
toplumda sosyal kaos olur. Muhafazakâr söylemleriyle, içi boşaltılmış ve yolsuzluk, rüşvet gibi türlü ahlaksızlıklarla donatılmış bir
yaşam tarzı insanları yeni arayışlara yönlendirmektedir. Muhafazakâr söylem bugünkü insanı tatmin etmemekle birlikte yanlışların
üzeri örtülmek için kullanıldığından bıkkınlığı da beraberinde getirmektedir.
İşte tablo ortada. İstatistikler ortada.
Öte yandan gasp, adam yaralama, tecavüz gibi yüz kızartıcı eylemlerde de artış gözlemlenmekte ve toplumda derin
yaralara sebebiyet vermektedir. Yine uyuşturucu ve alkol bağımlılığı ilkokul sıralarına kadar inmiş, ahlaki dejenerasyon hiç olmadığı
kadar hissedilmiştir. Bu vahamet karşısında kendi politikalarını gözden geçirmesi gerekenler, ne gibi önlemler almaktadır?
İşte son günlerde medyada sıklıkla bahsi geçen Palu ailesi.
Bu korkunç hadiseler karşısında hepimiz ders çıkarmalı ve iktidar başta olmak üzere gerekeni yapmalıyız. Milli eğitim
bakanlığı ve Diyanet işleri başkanlığının çalışmaları başta olmak üzere her adımımızı gözden geçirmeliyiz. Aksi halde ahlaken çöküş
Türkiye'nin çöküşü demektir. Eğer önü alınmazsa bu ülkeye ve bu millete yazık olacaktır.

DİĞER HABERLER

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
06:27
08:12
13:23
15:55
18:12
19:45

TARİHTE BUGÜN

21 Ocak 1774
Osmanlı Padişahı III. Mustafa vefat etti ve yerine I. Abdülhamit tahta çıktı.