Özel Cihan Hastanesi
Zafer Mobilya
Kesmar Marketler Zinciri
Bilnet Okulları Kompozit Kimya
kurtkoy escort maltepe escort antalya konyaaltı bayan maltepe escort

» Sinan YOLCU - TÜM YAZILARI

26.09.2016 Pazartesi - 8:47

Kıymetli okuyucularım;

Arkamızdan bir hoş sada bırakmak için nereden başlamalı? Ülkemizde ve Dünyada olup bitenlerin, olup bitmemesi için kendimizden, ailemizden ve komşularımızdan – çevremizden başlamalıyız değilmi?

 

Yolda olmak ve yolda olmadığını fark ederek Hakkı tesis etmek için yola yeniden çıkmaya çalışmak; işte tüm meselemiz budur. Bir yerlere varmak üzere yola çıkmak…İnsan, hayalini kurduğu güzelliklere ulaşmak için yolda olduğunun farkında yaşayınca, hayat, tüm lezzetlerinin tattırmaya çalışıyor sanki.

 

Daha adil bir dünya için yoldan asla çıkmamalı, yolda çelme takanlara karşı da dikkatli olmalıyız. Bugünün işini asla yarına bırakmayan ve “Bırakmayın!” diyen adalet timsali Hz. Ömer gibi düne, bugüne ve yarına hakkını vermek, en büyük sorumluluğumuzdur. Daha adilce yaşamayı yeryüzüne hâkim kılmak, dünyayı çıkarları uğruna savaşa sürükleyenlere karşı vazifemizdir.

 

Peki, daha adil bir dünya için ne yapıyoruz? Hz. Ömer’in “Fırat kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa onu benden soracaklar” hassasiyetini gözetebilecek bir bakış açısını nasıl kazanabiliriz? Birbirimizle çatışmamayı değil, sevmeyi nasıl önceleyebiliriz? “Yaratandan ötürü sevme”yi nasıl inşa edebiliriz pas tutmuş kalplerimize? Hakikat yolundan ayrıldıysak eğer, tekrar  o yola nasıl çıkabiliriz? Yolda olduğumuz bilincinden ayrılmayarak elbette…

 

Bugün kendimiz için Ülkemiz ve Kardeşlerimiz için bir şey yapalım. Kaybettiğimiz bir hassasiyetimizi kazanmaya çalışalım.

 

Herbirimiz temiz siyasetle çok yakından ilgilenelim.Temiz bir siyaset oluşumu için çaba sarfedelim.Bu sahayı beceriksizlerin,hayalperestlerin,yalancıların,istismarcıların,sahtekarların,muhterislerin, ajanların  ve hainlerin eline terk etmeyelim. Parçalanıp dağılmayalım; Sevgi ve saygıyla hareket edip birlik beraberliğimizi sağlayarak Hakkı Hakim kılma mücadelesinde çelik bir zincir olalım.

 

Taşlaşmış taraftarlık duygularıyla lüzumsuz sevgiye,haksız bağlılıklarla yersiz düşmanlık ve asılsız çekişme-çatışmalarla birlik ve beraberliğimizi sabote etmek isteyenlere alet olmadan ulvi gayemize doğru sarsılmaz adımlarla ilerlemeliyiz. Çünkü bizim güçlü, kuvvetli ve sağlıklı olmamız tüminsanlık için elzemdir. Herkes bizden medet umuyor,tüm İslam aleminin gözbebeği ve en büyük ümidiyiz.Bütün soydaşlarımız ve dindaşlarımız bizi gözlüyor.Bizim selahımız,felahımız ve muvaffakiyetimiz doğulu-batılı, kafir – Mümin cümle insanlığın, dünya ve ahiret saadet ve selametiyle bir çok yönden ve çok yakından bağlantılıdır.Bu yüzden ben, siz ve hepimiz Şuurlu Müslüman olacağız. Şuurlu Müslüman yani hidayet, feraset ve dirayet sahibi Müslüman olacak, Hakk ile batılı ayırıp, hakka tabi olacağız.

 

Nihai meselemiz; Hakka Tabi olup, Vatanımız, Milletimiz, Dinimiz ve İstikbalimiz için şer güçlerle mücadele etmektir..

 

Bilinmelidir ki;

Mesele FETÖ’nün  kalkışma meselesi değil…
Mesele,Bu terör örgütünün arkasındaki Yahudi-Hıristiyan emperyalist güçlerin Müslüman-Türk Milleti’nden öç alma meselesidir..
Mesele , Müslüman-Türk Milleti’ni eğip bükerek mazlumların  ümidini yok etmektir…
Mesele, kıyamete kadar  devam edecek bir mücadelede, dindar kılıklı bir teröristi ve zihniyetini bu millete  musallat ederek en hassas  yerinden vurma meselesidir…

Zafer;
Haşhaşilerin, Beyni uyuşturulanların değil,
Yahudi-Hıristiyan Uygarlığının ve emperyalist güçlerin değil…
Hakk  ve Hakikat yolunda Hak için mücadele edenlerindir…
Sadece Allah’ın (cc) Rızası gözetenler içindir; zafer…
Resulullah’ın (sav) ve O’nun yolundan sapmadan Sırât-ı Müstakîm üzere olanlarındır; zafer..
Bundan  gayrisi, lâf-ı güzâftır…
Biz biliyor ve inanıyoruz ki, davanın sahibi Haktır, Hak olan davada zafer muhakkaktır. Bu dava yolunda çekilen her çile bizim için şereftir.

 

Ömrünü fıtratımızı yani İslam’ı hatırlatmaya, anlatmaya ve projelendirip uygulamaya adayan Erbakan Hocamız haykırıyor: “İmanla küfür bir kalpte birleşmez ve barışmaz. Küfre ve gavura sempati duyamayız. İşbirlikçilik yapamayız. Her gece en son kıldığımız vitir namazındaki kunut duasını okurken, Allah’a şu sözü vermeden başımızı yastığa koymuyoruz: “ Ve nahleu ve netrükü men yefcürük. Sana isyan içinde olanlardan uzağız; onlara katılmıyoruz.” Ya Rabbi, itikâdı bozuk, görüşü batıl olan ve ameli bozuk, ahlâkı berbat kimselerle bütün bağlarımızı kestik ve Senin dinini yıkmak isteyenleri terk ettik.” diyoruz…

İşte biz Müslümanlar, Allah’a verdiğimiz bu sözü tutmalı ve Hakkı hakim kılma mücadelesinde yer almalıyız.Yer alanlara da takatimizin sonuna kadar yani son nefesimize kadar destek olmalı, Hayatın İman Ve Cihad olduğunu unutmamalıyız.

Selam ve Dua ile…

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.









Karadizayn
Enes Akbal Optik