YAĞIZ KEBAP Enes Akbal Optik

» Seda UÇAN ORUÇ - TÜM YAZILARI

02.10.2018 Salı - 14:17

Enes Akbal Optik

  Üniversite yıllarımda okuduğum Bir Çift Yürek adlı kitapta şöyle bir dua vardı:  “Tanrım bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü, değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver.” Öylesine etkilenmiştim ki bir kâğıda yazıp dolabıma yapıştırmıştım. Bu duada ne mücadeleden ne de hayattan vazgeçme var. Aslında pek çok insanın mutsuzluk kaynağına rehber olabilecek derinlikte.   

  Etrafımız hayatı boyunca yaşamından şikâyet eden insanlar ile dolu. Ancak değişim için tek bir adımları dahi yok. Değişime karar vermek ve uygulamak cesaret işi; oysa konuşmak ve yakınmak daha basit. Çok insan tanıyorum eleştirmeye bayılıyorlar. Politikacıları, devlet düzenini, gittikleri restoranları, okulları, öğretmenleri, çocuklarını ve hatta eşlerini yerden yere vuruyorlar. Eleştiri katkı koymak ya da başka bir sonuç üretmeye yol göstermek için yapılıyorsa yerinde olur. Demokratik toplumlarda olmazsa olmazdır. Eleştiri, yakınma şekline girdiğinde can sıkar. Anlatan rahatladığını zanneder ama daha çok canı sıkılır. Aslında ufak olan derdini söylendikçe büyütür. Kocasının evde ona yardım etmediğinden dem vuran kadını dinleyen arkadaşı da kendine benziyorsa ertesi gün boşanmak üzere avukata başvurabilir. “Yok artık” mı? Siz öyle sanın. Bütün küçük sıkıntılar böyle büyür. “Hiç mi konuşmayalım canım?” Elbette yakın dostlarımızla dertleşeceğiz ama düşünmek lazım eskiler neden “kan tükürsen kızılcık şerbeti içtim” de demiş.  Tamam canım bu işin mecazî tarafı. Sakın kan tükürüp dönüp adama hizmet etmeyin. Rabbim size bedeninizi emanet ettiğine göre ona zarar vermek isteyenlere de fırsat vermeyeceksiniz. “Peki ya ruhumuz?”. Kuşkusuz ona da iyi bakmak görevimiz. Hayat terazidir. İki taraftan hangisinin ağır bastığına bakarken ruh ve beden sağlığını teraziye koymazsınız. Onlar teraziyi ölçebilmek için en tepede dururlar. Teraziye koyacağınız sizin dışınızda dönen her şeydir. Mesela işinizdir. Bir tarafta verdiğiniz emek, zaman diğer tarafta aldığınız maddi, manevi karşılıklar olur. Borcunuz alacağınızdan fazla ise yakındığınız tarafları kabul edersiniz. Bunları değiştirebilecek ehliyetiniz varsa çıkar patronunuza söylersiniz. O da size ya yol gösterir ya da kapı. Sonuçta değişim için cesaretle davranmışsınızdır ve bu ruh sağlığını inanılmaz besler.

  Değiştiremeyeceğimizi bildiklerimiz için ise kabul etme gücü gerekir. Yine yerleşik sözlerimizden “her işte bir hayır vardır” fakir avuntusu değil teslim olma iradesidir. Değişmesi mümkün görünmeyen durumu kabul edip onun içindeki mutlak manâya erdiğimizde ruhumuzun nasıl hafiflediğine şahit oluruz. Hayattaki suretlerden yani salt görüntü olan tüm maddiyattan arınıp kalp gözümüz ile derine bakabilme hünerine eriştiğimizde artık hiçbir şey çile gibi görünmez.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Etiketler:
Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.








 https://www.yenikocaeli.com/
hikmet