Özel Cihan Hastanesi
Kesmar Marketler Zinciri
Konak Hastanesi

» admin - TÜM YAZILARI

23.12.2016 Cuma - 15:53

Türkiye’nin küresel bir güç olmak adına sağlam yatırımlar yaptığını hep konuşuyoruz.

Yapılan projeler Müslüman ülkelerin uğradıkları zulümlerin karşısında durabilmek..

Bunlar hep zor meziyet olmuştur.

Hem de koskocaman İslam coğrafyasında tüm ‘’din kardeşlerim’’ denilen ülkelerin tamamının sırtınıza bütün yükü yüklemiş olması daha da vahim.

Zaten ‘’din kardeşi’’ olarak gördüğümüz ülkelerin başına da gelmeyen kalmadı.

Önce Gazze sonra Halep !

Sebepler ise tıpkı bizde olduğu gibi stratejik olarak çok hassas yerlerde bulunuyor olmasıdır.

Halep’te mazlumlar katledilirken ‘’Dünya devi’’ olarak lanse edilen ülkeler sıcak koltuklarında sözüm ona ‘’kınama’’ mesajları yayınladılar.

Sonra sonrası artık ezberlenen tablo..

Herkes katliamı seyrederken Türkiye üzerine düşeni yaptı.

Sms kampanyaları,Türk Kızılay’ının yaptığı çağrılar ve onlarca yardım tırının Halep’e yardımların ulaştırılıyor olması neden ‘’Son Kale Türkiye’’ söyleminin kullandırıldığını gözler önüne serdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderlik vasıflarını kullanarak ateşkes çağrıları yaptığını gördük, kısmen de yararlı olduğunu da söyleyebiliriz.

Ateşkes oldu ama çok kısa bir süre için..

Bu da elbette ki yararlı olmuyordu.

Daha etkili hamleler yapmak gerekiyordu.

Bu konun çözülmesinde yardımcı olabilecek ülke ılıman ve barıştan yana tavrı ile Rusya idi.

Üstelik Rusya’nın bölgedeki gücünü inkar edemez.

Halep’te akan kanı durdurmak üzere iki ülke arasında görüşmelerin gerçekleşmesi ve aynı zamanda ülke arasında esen soğuk rüzgarların yerini ılık bahar rüzgarlarına dönüşmesine neden olmuştu.

Tam her şey rayına oturuyor iki önemli ülke aynı dili konuşuyor diye geleceğe umutla bakmaya başlamışken olanlar oldu.

Üst akıl devreye girdi ve suikast planını devreye soktu.

Rusya’nın Ankara Büyükelçi’si Andrey Karlov’a katıldığı sergi açılışında konuşma yaptığı sıradan katedildi.

Suikasti El Nusra üstlendi.

Saldırıyı gerçekleştiren şahsın FETÖ’cü firari Tuday’s Zaman’ın Ankara temsilciliğini yapan Abdullah Bozkurt’un evinde kalıyor olması ve yine Abdullah Bozkurt’un olaydan üç gün önce ‘’Türkiye’deki elçiler güvende değil’’diye yazı yazmış olması bizleri olay da ‘’FETÖ bağlantısı var mı?’’ düşüncesine itiyor.

Sonrasında suikastin ikinci perdesi başlıyor.

Bu bölümde gördüklerimiz her İslam’a katılmayan politikacının yahut önemli bir isimin katledilişi ile aynı idi.

Şahıs Karlov’un yanı başında bir takım dini söylemler kullandı.

Tam da saldırıdaki temel amaçlardan biri de ortaya çıktı;

 Hem suikastin Türkiye’de yapılması ile ‘’Rusya-Türkiye arasında kan davası’’ başlatılmış olacak  hem de daha önce temelleri atılan İslamofobi kışkırtmasına bir fitil daha atılmış olacaktı.

Yani hedef bir taşla iki kuş vurmaktı,olmadı!

Bırakın iki kuşu tek kuşu bile vuramadılar.

Suikastin sonrasında herkes tabiri caizse Rusya’nın Türkiye’ye ‘’kan kusup’’ tehditler savurmasını bekliyordu.

Ama istediklerini alamadılar,üstüne üstlük aynı dili konuşabilme konusunun netleşmesine yardımcı oldular.

Erdoğan ve Putin ‘’bu saldırının iki ülkenin dostluğunu zedelemek ve Halep’te yaşananların sona ermesine yönelik yapılan çalışmaları durdurma amacı ile yapıldığının bilincindeyiz’’ dedi.

Bırakın tek taşla iki kuş vurmayı tek kuş dahi vuramadılar!

Ne Türkiye-Rusya gerginliği yaşandı ne de İslamofobi ile ilgili söylemler oldu.

Bende bu nokta ülkemizde bir dönem çok ünlü bir manşetle yazımı sonlandırayım.

‘’BECEREMİYORSUNUZ ARTIK BIRAKIN !’’

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu yazıya yorum yapmak için yetkiniz yok.







Karadizayn
Enes Akbal Optik