Özel Cihan Hastanesi
Zafer Mobilya
Bilnet Okulları Kompozit Kimya Efe tur Körfez Belediyesi

» Yücel Alpay DEMİR - TÜM YAZILARI

27.12.2017 Çarşamba - 8:25

Türk milletinin huyudur, kötü günlerini, yaşadığı acıları halının altına süpürür, unutur!  hatırında tutmak istemez.

Sanki hiç çile çekmemişçesine sadece mutlu günlerini zaferlerini kutlar.

Halbuki zaferleri! dünya medeniyet tarihinin başlangıcına dayanan milletimizin acıları da,  o zaman başlar.

Meramımız acıları dindirmek değil, “hiçbir acı yazmakla konuşmakla dinmez” keşke elden gelse, bizim tek gayemiz bu acılar bir daha yaşanmasın! unutulmasın!

Çünkü tekerrür eden tarih değil, yapılan hatalardır!

İnşallah bir daha aynı hatalar yapılmaz!

Gelelim Kıbrıs ta ki kanlı yılbaşına!

Kıbrıs üzeri de ki hakimiyetimizi kaybetmemizin ardından adada bir İngiliz işgali başlamıştı.

İngilizlerin ilk işi etnik nefreti arttırmak olmuş, 1930 yılında Kıbrıs adasındaki İngiliz hükümetine karşı ilk küçük isyanlar patlak vermeye başlamıştı.

Enosis idealini takip eden EOKA örgütü kurulmuş Türklere karşı ilk tacizlere başlamışlardı.

Bu tacizler büyük saldırılar ve katliamlar ile devam etmişti.

Şaşırtıcı olan şuydu ki! Aslında İngilizlere karşı kurulmuş olan Eoka isimli bu terör örgütü, nasıl olduysa bir anda “Türk Düşmanı” yapıya dönüşmüştü!

Daha şaşırtıcı olanı da İngilizlere karşı kurulan yapı, İngiliz malı silahlar ve mühimmatlar kullanıyordu!

Ardın sıra gelen kahpe saldırılara karşı Türkler de mecburen bir Müdafa-i Hukuk örgütünü kurmak zorunda kaldı.

Bu örgüt Türk Mukavemet Teşkilatı ismini benimsedi. Kıbrıslı Mücahitler (Kıbrıslı Türk Milliyetçileri), Yunan teröristlere adeta kan kusturdular.

İngilizler adadaki işgallerini sonlandırma kararı alınca 1960 yılında Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu. Zaten kağıt üstünde tamamen Rumlar’ın lehine olan şartlar, Yunanlının iştihanı doyurmadı.

Yasa ihlalleri yaparak sorunun iyice büyümesine sebep oldular. Her fırsatta Rumlar’ı kışkırtan Kıbrıslı Rum lider Başpiskopos III. Makarios, anayasa değişikliği teklifinde bulundu ve teklifi reddedilince  etnik temizlik için işaret vermişti.

Kıbrıs Cumhuriyeti‘nin kurulmasının ardından Eoka isimli terör örgütü silah teslim edeceğini bildirmiş, aynısı Türk taraflarından da beklenmişti.

Türkler’ in silahlarını teslim etmesine karşın Eoka İçişleri Bakanı Yorgacis tarafından gizlice tekrar silahlandırılmıştı.

Yunan tarafından büyük çabalar ile gerilen ada halkının yeni bir katliamla karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz olmuştu.

21 Aralık günü (noel’ in ilk günü) iki Türk’ ün seyahat ettiği araç yaylım ateşine tutulmuş ve katliamlar başlamıştı.

Rum polisler Lefkoşa Türk Lisesini tarayarak iç savaş başlatmış, girne yolu üzerinde bir grup Türk pusuya düşürülerek katledilmişti.

Devam eden günlerde Türk erkekleri evinden alınarak muhtelif yerlerde kurşunlanmış, kadın, çocuk, yaşlılar dahil olmak üzere pek çok Türk katledilmişti.

Başpiskopos, radyo kanallarında Türklerin bir isyana giriştiği ve masum Rum halkını katletmeye başladığını duyurmuş!  böylece dünya kamuoyunda kendi kahpe girişimlerini meşru göstermeye çabalamışlardı.

24 Aralık‘ta Lefkoşa’da Kanlı Noel  “kanlı yılbaşı” adı altında bir kıyım yaşanmıştı. Doktor Binbaşı Nihat İlhan‘ın evde olmadığı bir gün, Eoka‘ cılar tarafından evi basılmış eşi ve çocukları taranarak katledilmişti.

Türklerin Nefsi Müdafasının ardından 25 Aralıkta Makarios ateşkesi kabul etse de 26 Aralık‘ta pek çok Türk silah zoruyla köy dışına çıkarılarak kurşuna dizilmişti.

21- 26 Aralık 1963 tarihleri arasında gerçekleşen Kanlı Noel “Kanlı Yılbaşı” adı verilen olayla birlikte Kıbrıs Cumhuriyeti fiilen sona ermişti.

Fakat bu acı burada son bulmadı!

Çünkü bu acı burada başlamamıştı!

Yazının başında hatırlarsanız bu acıların başlangıcına değinmek için “Kıbrıs üzeri de ki hakimiyetimizi kaybetmemizin ardından” diye bir cümle kurmuştum.

Evet saygıdeğer okuyucu!

Kıbrıs, Balkanlar, Kerkük, Musul, Kırım, Hocalı, Saraybosna, Karabağ, Doğu Türkistan, Kudüs, Myanmar üzerindeki hakimiyetimizi kaybettiğimizde de büyük katliamlara maruz kalmıştık.

Hakimiyetimizi kaybettiğimiz ve acılar yaşadığımız topraklarımızı! Daha sayayım mı?

Demek ki! içimizden birileri kendini kaybedince dünyalık hırs derdine düşünce güven duygumuzu kaybedince birlik beraberliğimizi kaybediyor, gücümüzü kaybediyor ve acılara yelken açıyormuşuz.

Galiba yine içimizden birileri kendini kaybediyor gibi!!! Birlik beraberliğimizi kaybetmeye güvenimizi kaybetmeye gücümüzü kaybetmeye birbirimizi didiklemeye başladık !

Unutmayalım ki! katliam sever Haçlı ve Emperyalist zihniyetli eski “sözde” dostlarımız kuduz köpek gibi fırsat kolluyor!

Ve maalesef aynı dine dine mensup olmak, aynı ülkenin vatandaşları olmak, aynı kıbleye yönelmek, aynı ümmetin parçası olmak bizi yine birleştiremiyor.

Vay arkadaş!

Haydi solculuk komünistlik faşistlik kapitalistlik bizi birleştiremedi anladık ta!

Müslümanlık ta birleştiremedi ya ona yanarım.

Kabede, Medinede, Mescid-i Aksada ve binlerce kutsal mekanda ettiğimiz dualar neden bizi güç-para ve dünyalık hırsından arındırmıyor, yoksa inanarak edemiyormuyuz bu duaları!

Üstü kapalı yazıyorum kimse üstüne alınmıyor, “o halde” en sonunda açık açık isim isim yazacağım haberiniz olsun.

Bakalım sonumuz ne olacak.

Lütfen içimizden uyanık olan biri uyuyan herkesi uyandırsın ve millet olarak birlik ve beraberliğe mecbur olduğumuzu hatırlatsın.

Geleceksiniz diz çökeceksiniz bir olacağız diyerek olmaz “gelin canlar bir olalım diyecek dile ihtiyacımız var”

Unutmayalım ki biz uyuyunca ama düşmanlarımız uyumuyor.

Başka ne diyeyim bilemedim ! madem öyle bütün İslam aleminin noel’ i şimdiden mübarek olsun.

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.









kurtkoy escort maltepe escort antalya konyaalti escort maltepe escort Kurtkoy escort
Enes Akbal Optik
Karadizayn