YAĞIZ KEBAP

» Ayşe Tuğba YAPICI - TÜM YAZILARI

20.03.2018 Salı - 8:39

Benzer şeyler aynı şey değildir. Yıl 1204 Dördüncü Haçlı hedefi Kudüs ü kurtarmak için başladı, fakat yaşanan olaylardan dolayı, Bizans İmparatorluğunun  başkenti İstanbul (Kostantiniyye) da bitti.Kutsal bir amaç için yola çıkanlar İstanbul u işgal ettiler..

Gelenler Katolik Hristiyanlar olmasına rağmen  İstanbul daki Ortodoks Hristiyanlara zulüm yaptılar. Şehri yağmaladılar, halka zulüm yaptılar..

Daha da ileri giderek, Ortodoks Hristiyanların kutsal mabedi Ayasofya da içki içip alem yaptılar, vaaz kürsüsünde kadın oynatacak kadar inançlara saygısızlıkta bulundular. Güçlünün mağluba reva gördüğü buydu.Yıllar sonra Fatih Sultan Mehmed İstanbul’u  fethedince şehire girdi. Halk Ayasofya ya toplanmış  Mesih ve meleklerin gelip kendilerini kurtarmasını bekliyordu. Fatih i karşılarında görünce her şeyin bittiğini  anladılar.

İmparator ölmüştü, halkın adına Patrik, Fatih in önünde diz çökerek, ricacı oldu. Fatih onu ayağa kaldırıp onun şahsında, halkın hür olduğunu, isteyenlerin gidebileceğini, isteyenlerin kalabileceğini ve din, vicdan hürriyetine sahip olacaklarını söyledi.

Ortaçağlarda bir şehir silah zoru ile alınınca halk esir edilir, şehir yağmalanırdı. Güç sahibi olan  Fatih merhamet etmişti. Savaşanlara karşı zamanın en iyi silahları ile galebe çalarken ‘ Ya bu şehir beni alır, ya ben bu şehri’ azminde bir padişah..

Galip gelince merhamette zirve yaşadı. Önemli olan buydu. Güçlü iken adil ve merhametli olmak.  Bu nedenle Fatih in yaptığı işgal değil, fetihti. Örneği, önderi Allah Resulü idi. Allah Resulü Mekke yi fethettiği  zaman, yıllarca zulmedenleri affederek çağlar sonrası için yol açmıştı. Yine aynı Fatih zamanın en modern silahları ile devasa surları yıkma azmini gösterirken, kurduğu vakıf ile evde bakım hizmeti için bütün evlerin kapısını çalarak şifa dağıtan doktorları görevlendirmişti.

Tarihte; güçsüz iken mazlum olanların gücü ele geçirince nasıl zalim kesildiklerini gördük. II. Dünya Savaşı öncesi zulme uğrayan Yahudilerin güç sahibi olduktan sonra 50-60 yıldır dünyada, özellikle Ortadoğu da yaptıkları ortadadır. Bunun yanı sıra Çanakkale Savaşları sırasında siperlerinin önündeki yaralı düşmanını siperlerine götürüp geri gelen askerlerimizi unutmayalım. Örnekleri çok fazla…

Güneydoğu daki mücadelede, El Bab da,Carablusta ve en son Afrin de bu örneklere yenileri eklendi. Üst aklın imal ettirdiği sığınakları, barınakları hallaç pamuğu gibi atan Mehmetçiğimizin; yaklaşık iki aydır devam eden mücadelede tek sivile- kayıpları uğruna- zarar vermemesini ne ile açıklarız…

Devletler ve milletler arasındaki rekabet çok şiddetlendi, çok da acımasız oldu. Yakın tarih örneklerle dolu. Sömürgecilik  hız kesmeden devam ediyor. Gelir dağılımına bakın.. Terörün sonuçlarına bakın.. Kaynakların yağmalanmasına bakın.. 

Bu dönemde bunlara bulaşmadan kalmak ve hatta yaraları sarmayı çalışmak.. İşte Türkiye bunlarla mücadele ederken , aynı zamanda imkanları çerçevesinde dünyanın her tarafına yardım elini uzatıyor. Haiti de deprem Türkiye orada, Irak ta sıkıntı Türkiye orada,  Myanmar da problem var Türkiye orada, Afrika da susuzluk Türkiye orada, daha niceleri.. Güçlünün yanında olarak, akbaba mantığı ile leşe çöreklenmeyen Türkiye, içeride küllerinden yeniden doğarken, dünyaya da yeni bir soluk oluyor. Milyonlarca göçmeni barındırken, ‘dünya beşten büyüktür’ diyerek cesaretini gösteriyor.

Başta Afrin şehitleri olmak üzere bütüm şehitlerimizin ruhu şad olsun. Hedef neresidir? ‘KIZIL ELMA’ bedel ise ‘AİLEME SÖYLEYİN BEKLEMESİNLER..’

 Tekrar görüşmek üzere, hoşçakalın…

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Anonim

Benzer şeyler aynı şey değildir

20.03.2018, 10:39







 https://www.yenikocaeli.com/
hikmet
Enes Akbal Optik