Bilgi Küpü
Kekik Et Restaurant
Kesmar Marketler Zinciri
Gezim Ren a Car
David People
Kafe Kumpir
İzmit Belediyesi

» Sinan YOLCU - TÜM YAZILARI

26.10.2016 Çarşamba - 11:05

 

Kıymetli dostlar;

Bu yazımda kimseye ders verme nasihat etme gibi bir ukalalık sergileyecek değilim ancak içimden geçenleri ve benim olduğu kadar bir çok arkadaşımında içinden geçenleri dile getirmek istiyorum.

Milli Görüş, ümmeti temsil eden bir harekettir. Bu hareketin liderliğini vefatına kadar merhum Erbakan Hocamız yapmıştır. Erbakan Hocamızın vefatından sonra Milli Görüş hareketinde bir lider ve toparlayıcı bir isim olmadığı için hareketin siyasi oluşumu olan Saadet Partisi  çok hızlı bir şekilde ivme kaybetmiş ve uygun adım yerinde say anlayışı ile kalmamış  tabiri caizse “geriii dön” emri verilmiş gibi bir tutum sergilemiştir. Bu durumu içime sindiremediğim gibi yapılması muhtemel bir kongre ve yeni bir oluşum ile silkelenip kendine gelen, teşkilatlarını kendine getiren ve hızlı bir yükseliş trendi oluşturan bir yapı için gerekli adımların atılmaması, kol kırılır yen içinde kalır anlayışının iyiden iyiye benimsenmesi bendenizin siyasi arenadaki mücadeleme mola verdirmişti. Yıllarını siyasi mücadelede geçiren bir insan olarak  geri durmak elbette bana zor geliyordu.Oluşacak yeni bir vizyon ile tekrar siyasi hayatımıza devam edip etmeme ikilemi içinde gelgitler yaşarken Saadet Partisinin genel başkan değişikliği gündeme gelmiş ve yeni bir genel başkan ve güncellenmiş yeni bir program ile Türkiye’de ve Dünya’da  siyaseti yeniden dizayn edecek bir kadro ile işe başlama heyecanı yaşamıştım. Halbu ki gelinen son noktada bu düşüncelerimin Saadet partisi ile  gerçekleşemeyeceğini öngörüyorum.

 

Öncelikle bu düşüncelerimin nedenlerini sıralamaya çalışayım.

Saadet partisinde lider yada başka bir tanım ile genel başkanlık sorunu vardır ki bu sorun yakın gelecekte çözümlenebilecek değildir.

  • Lider İslami bilginin yanında, ya­şadığı çağın özelliklerini de bilmelidir. Bir doktor yalnızca ilaçları bilmekle doktor­luk yapamaz. Hastalıkları bilmesinin yanında, hastaları tedavide doğru teşhis koymalı, te­davi yollarını da bilmelidir. Nasıl dok­tor, bu iki özellik olmadan doktorluk ya­pamaz ise Lider de Kur’ân ve Sünnet’i bilmekle beraber, çağını da çok iyi bilmelidir.
  • Liderler karizmatik olmalıdır. Karizma çekiciliği ifade etmektedir. Liderlerin karizma sahibi olması da lideri olduğu topluluğun/teşkilatın büyük ölçüde onlara benzeme çabalarını beraberinde getirecektir. Burada liderin karizması sayesinde teşkilatının bu karizmadan ilham alarak lidere büyük bir bağlılıkla bağlanması ve ona benzemek adına onun tüm davranışlarını sergilemesi üzerine etkileşim gerçekleşir.
  • Lider, Vizyon ve misyon oluşturan kişidir. Geleceği öngörebilme yeteneğine sahiptir.
    Mücadelecidir, çalışkanlık ve atılım gücüne sahiptir. Teşkilatını başarıya ve hayra doğru sürükleyen kişidir. Teşkilat içinde gelişmeyi teşvik ve motive edici bir hava oluşturur. İletişim yeteneği çok gelişmiştir. Entelektüel ve sorgulayıcıdır. Hatalarından daima ders çıkarır.
  • Liderler yenilikçidir ve aynı zamanda çok iyi bir iletişimcidir. Allah Rasulü aleyhisselatu vesselamın insanlarla olan mükemmel iletişim yönü örnek alınmalıdır….”

Bu kriterler eşliğinde mevcut genel başkan Sn.Mustafa Kamalak bana göre değişimi geç kalınmış bir genel başkandır. Peki ya teşkilatın Yüksek ağabeylerinin sunmuş olduğu yeni genel başkan yukarıda yazdığım maddelerin neresinde? Bunu zaman gösterecek. Buharlaşıp uçan başlangıçtaki ruhu yeniden damıtıp ortaya çıkartmaya gücü yetebilecekmi? Nüfusunun 4’te 1’i genç olan bu Ülkede geçmişle gelecek arasındaki uçuruma köprü olabilecekmi? Amacı muktedir bir İktidar olmakmı yoksa partinin almış olduğu oy oranını yani mevcut durumu korumakmı olacak bunu yaşayıp göreceğiz.

İkinci olarak; Saadet partisinin Türkiye ve Dünya vizyonuna yönelik fikir, düşünce, politika, strateji üretmede toplum bazında kabul görmediğini hepbirlikte gördük. Son 15 yılı gözönüne alırsak  Ak parti, sürekli yükselme trendi  göstermiş ve  oylarını artırarak neredeyse toplumun yarısının oyunu yani %50’lik bir oy almış, buna karşın Saadet Partisi ise düşüş göstermiş ve bu düşüş giderek daha da hızlanmış ve seçimden %0,07 oy almıştır.  Hiç kimse yada kurum boş yere yükselmez yada boş yere düşüş içine girmez.  Bu noktada Akparti’nin yeni bir vizyonla Türk toplumuna verilen mesajı toplum almış ve üst üste yapılan seçimlerde bunun sonucu olarak  başarısını ortaya koymuştur. Diğer yandan baktığımızda ise Milli Görüş’ün tek siyasi  temsilcisi olan  Saadet partisi giderek çok düşük olan oy oranlarını daha da düşürerek, toplum gündemindeki ağırlığını kaybetmiş görünmektedir. Bana göre bunun sebeplerinden birtanesi “eski yapılan hizmetleri”, “eski yapanlarla” gündeminde tutma ve bu konuda  sabit fikirli olmasıdır. Sonuç olarak’da toplum kendilerini, gündemde özgün-yenikliklerle görmek istediğini alınan oy oranlarıyla gösterip ikaz etmiştir.

Saadet Parti’sinin yapması gereken öncelikle Ak Partiyi eksen değiştirmekle suçlayıcı değerlendirme yapma yerine,eski icraatları anlatma yerine, toplum önünde bireyleri arasında yıpratıcı tavırlar sergilemek yerine sosyoloji ve politik realiteye yeni, vizyoner, özgün neler ilave etmesi gerektiği sorusunda yoğunlaşması,kendi aralarında ve en önemlisi toplum bazında birleştirici- bütünleştirici olması gerekir.

Kıymetli dostlar;

Nasıl bir dünyada yaşadığımızı ve nasıl bir dünyaya doğru evrildiğimizi, yaşanan bu süreci olumlu/olumsuz yanlarıyla iyi etüt etmek zorundayız. Bir sefere çıkıyorsanız ve bu seferin amacı galip gelmek ise şartlarınızı, imkanlarınızı ve güçlerinizi gözden geçirmeniz, gerekiyorsa takviye destek almanız ve en önemlisi komutanınızı çok iyi belirlemeniz gerekmektedir. Arenaya çıkıp başarısızlıkla sonuçlanacak bir mücadelede sırf komutanınıza itaat olsun diye göz göre göre çarpışmanın harakiri olduğunun bilinmesi gerekir.

Selam,Sevgi ve Dua ile…

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.









Zübeyde Kuaför
Enes Akbal Optik
Göl Panorama
Polis Marketim
İkizler OSGB
Eriş Elektronik