Enes Akbal Optik

» Murat YILMAZ - TÜM YAZILARI

21.12.2017 Perşembe - 11:27

Enes Akbal Optik

Geçtiğimiz hafta bir haber ile sarsıldık.
“İzmir’in Ödemiş ilçesinde Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen (47), iki öğrencisi tarafından tüfekle vuruldu.”
Eğitim camiasının başı sağolsun. Yakınlarına sabr-ı cemîl dilerim.

Eğitimin durumunu ehline sorduk. 2 kıymetli muallim ille yaptığımız hasbihal;

Fatih Sultan Öztel (İzmit İbni Sina İmam Hatip Ortaokulu Müdür Yardımcısı)

 Fuat Yılmaz ( İzmit Atatürk Ortaokulu Müdür Yardımcısı)

Eğitimin Genel Durumu Hakkında Düşünceleriniz Nedir ?

Fatih S.Öztel : Eğitim kurumları; “Öğrencilere Diploma Verme Müessesi” haline gelmiş, “Resmi Hizmet Dairesi” gibi çalışmaktadır.
Memura büro olan eğitim yuvalarımızda, bilgi; “not elde etmenin bir ücreti” olarak kullanılır oldu.
Son 100 yıldır eğitimin ruhunu yitirdik. Ruhsuz ve sevgisiz bir bilginin, dijital aktarımı için çabalayan bir eğitim sistemimiz var.

Fuat Yılmaz: Biz köklü bir devletiz, Nizamiye Medreseleriyle nam salmış bir milletiz. Hala o dönemin mirasını yiyor dünya.
Eğitim sistemi son onbeş yılda 6 kez değişti. Dünya değişiyor eğitim sistemi de değişecek tabii ki…
Lakin bu değişiklikler tutarlı olmalı. Eğitim politikasına kalıcı yol haritası ve istikrar gerekiyor.
Ülkemiz nice bilim adamı yetiştirmiş bir ülke. Akil bir heyet ile istişare şart.
25 milyon gence sahip bir milletin evlatlarını uyandıracak reformları acilen hayata geçirmeliyiz.

Geleceğimizi Emanet Ettiğimiz Öğretmenlerimizin Genel Durumu Hakkında Düşünceleriniz?

Fatih S.Öztel: Öğretmenlerimiz ise bahsettiğim bu eğitim sisteminin işletmecisi konumundadır.
“İstisnalar hariç” öğretmenlik maalesef adanmışlıktan uzak atanmışlıkla zikredilir oldu.
Fikir ve kültürün otoritesi değil kuru bilginin aktarıcı kablosu haline gelen bir öğretmenlikten söz eder olduk.
Mesleki gömleğinden sıyrılıp memuriyete bürünen bir öğretmenlik.
Hatta müdürünün emrinde çalışan bir baremli diyor ya Nureddin Topçu, örnek şahsiyet olma konumunu yitirmiş bir öğretmenlik.

Fuat Yılmaz: Eğitim fakülteleri yetersiz. Kampüslerde en rahat diploma alınan fakültelerdir diyebiliriz. Rahat rahat okulunu bitiren genclerin çoğunun bilim adına hayali yok.
Atanması imkansıza yakın olmasından ötürü atanma hayali tüm dimağına yer etmiş durumda.
Eğitim fakültelerindeki hocaları da masaya yatırmalıyız. Öğrencilerde, dünyanın en kutsal mesleğinin farkındalığını oluşturacak profesörler gerek.
Meselenin felsefesinde problem var. Hocalar da; “en zekiler tıp hukuk okuyor” diye dert yanıyor.
Öğretmenlerin bir dönemde kazandığını doktor ve avukatlar bir ayda kazandığı sürece dünyanın en kutsal mesleğini yapmaya en zekilerimiz meyletmemeye devam edecek.
Eğitimin kalitesinin yüksek olduğu ülkelerin en önemli özelliği, en zeki öğrencilerin bu alana yönelmesi. Çünkü geçim düzeyi en refah kesim öğreten kesim oluyor.
Öğretmen bilgiyi satan değil, bilgiye ulaşması yolunda öğrencisine yol gösteren bir rehber olmalı. Bilgiye hiç olmadığı kadar hızlı ulaşabiliyoruz artık .
Teknolojik gelişmelere ilgi duymayan, 30 yol önceki eğitim tekniği ile öğrencisi ile buluşan öğretmenlerin çokluğu eğitimin en büyük açmazlarından …

 

Son Olarak Öğrencilerimiz… Bu Milletin İstikbâli Olan Öğrencilerimiz Ne Durumda ?

Fatih S.Öztel: Bunca yolunda gitmeyen durumdan sonra ayakta ve hayatta kalmaya çalışan kobaylar gibi ortalıkta dolanıyorlar.
Ruhsuz eğitim sistemlerinin atanmış ve memur öğretmenlerin elinde yetişen ilkesiz, idealsiz, hedefsiz gençlerimiz.
Kültüründen ve medeniyetinden bîhaber gençler aslında bizim eserimiz.
İnkıtâya uğramış bir medeniyetin çocukları olarak asla ümitsiz değiliz. Gelecek; yüksek ideallerimize ulaşmamız için Rabbimizin bizlere araladığı bir kapıdır.

Fuat Yılmaz: Öğrenciyken ezberin ne kadar can sıkıcı olduğunu hatırlıyorum. Formüllerin gerçek hayatla ilgisi yoktu. Öğrenciler rekâbete dayalı sistemin mağdurları olarak ezbere dayalı öğrenme yöntemleriyle yuvarlanıp gidiyor. Sınavları kazanmak için okuduğunu(!) sanıyor.
Öğrenciler hayal kurmaktan çok uzaklar. Yeni şeyler öğrenmenin heyecanını yitirmişler.
Öğrenci aynaya bakınca kendini beğenmiyor,çünkü yeteri kadar beğeni( like) almamış sanal ortamda.
Öğrenci kendine hiç güvenmiyor, çünkü gerçek ilişkileri yok. İnsanlarla doğru düzgün yüz yüze diyoloğa aylardır girmemiş.
Çocuklar şehrin sokaklarında oynardı, şimdilerde ise internetin o mayınlı caddelerinde dolaşıyorlar.
Aileler, yavrularının internetteki oyun âleminden çok uzak. Oyunlar cinsellik, şiddet, ihtiras ve rekâbet içeriyor. Bu değerlerimiz ile örtüşmeyen karakterler bir virüs gibi gençlerimize nüfûz ediyor.

Kıymetli Hocalarımız, bize vakit ayırdığınız için çok teşekkürler..
Bu millet insanlık için bir ümit ise, bu umudun kaynağı olan insanımızı yetiştiren tüm emektar öğretmenlerimize sonsuz sevgi ve hürmetlerimi sunarız…

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.








 https://www.yenikocaeli.com/
hikmet