Özel Cihan Hastanesi
Zafer Mobilya
Kesmar Marketler Zinciri
Bilnet Okulları Kompozit Kimya

» Sinan YOLCU - TÜM YAZILARI

01.07.2016 Cuma - 12:20

sinanyolcu

Ülkemizde gündem o kadar çok  ve çabuk değişiyorki nereden baksam günlük köşe yazacak gibi oluyorum.Bizi ilgilendiren asıl gündem Müslüman kardeşlerimizin,komşularımızın,ahbaplarımızın derdi ile dertlenmek,derdine derman olabilmek olmalı.

Ramazan ayı boyunca Hamdolsun elimizden geldiği kadar tıbbi değil de maddi ve birazda manevi ilkyardım yapmaya çalıştık dostlarımızla derman arayan kardeşlerimize.

İşte böyle bir Ramazan günü İsrail’in kurulduğundan beri uykusuzluk, yoksunluk, acı çeken, ölümün kol gezdiği, zorla yurtlarından sürgün edilerek köklü bir halkın özgürlüğünün elinden alındığı, kundağındayken kanlar içinde bırakılan bebeklerin olduğu, halkının katledilerek, varlığının yağmalandığı Filistin için devlet büyüklerimiz eli kanlı terör devleti  İsrail ile masaya oturdular.

Bir çoğumuzun ulusal medyadan ve intrernet haberler sitelerinden takip edip bilgiği üzere 8 maddelik bir anlaşma yapıldı.Detaylarını yazmayacağım ama herkes gibi bende bir kaç kelam edeceğim konuyla ilgili.

Öncelikle basında çıktığı yada bizlere aktarıldığı gibi bu bir Normalleşme falan değildir. İsrail’le anlaşmayı “normalleşme” diyerek “büyük bir başarı” imiş gibi bize giydirmeye kalkmasın kimse. Bu bir geçiş süreci anlaşmasıdır sadece o kadar.. Kendinize gelin ve  “Normalleşin” beyler..

Bu anlaşmayla birlikte dünya basını da harekete geçti,kimi Türkiye’yi şah’a kaldırdı, kimi Şaha kalkan at’tan düşürdü.Örneğin ;ABD Dışişleri Bakanı John Kerry  anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını söyleyip, “Görmek istediğimiz bir adımdı” diyor.

Mesela; Netanyahu, bu gelişmenin, İsrail ekonomisi üzerinde “muazzam etkileri” olacağını söylüyor..

ABD’nin görmek istediği, İsrail’in ekonomik olarak çok sevindiği bir anlaşma bizim için normalleşme olamaz ve sevineceğimiz bir  hal’de alamaz. Çünkü  anlaşma maddeleri Gazze’nin en önemli sorunu olan ablukayı kaldırmıyor, yani Gazze özgürleşmiyor. Ancak insanları hayatlarından bezdiren ve Gazze’yi ortaçağa döndüren ambargo çok esnemiş oluyor. Elektrik, hastane, konut, inşaat malzemelerinin girmesi Gazze’ye biraz nefes aldırır. 5 -10 bin ton yardım belki Gazze’nin tüm ihtiyaçlarını karşılamaz ama psikolojik olarak bir moral olur.

Şimdi bazı arkadaşlarımız fevri davranarak bu anlaşmayı ‘hezimet’ olarak görüp, ateş püskürüyorlar. İçlerinde yanan ateşi bildiğim için haklılar diyorum. Ama bazı arkadaşlarımız da yapılan bu anlaşmayı, İsrail’e diz çöktürme, büyük zafer, muazzam bir şey gibi görüyorlar.evet onlar da haklılar ama içlerinde diğerleri kadar yanan bir ateş olmadığı için yanılıyorlar. Bir taraf yanıyor, bir taraf yanılıyor.

Bence bu anlaşma ne zafer, ne de hezimettir. Filistinlilerin,bölgenin kazancı var. İsrail’in de kazancı var, kaybettikleri var. Yani her iki tarafın da kazandığı ve kaybettiği şeyler olduğunu görüyoruz.

Lakin kaybeden bir kitle var ki çok önemli.

Kardeşlik, İslam kardeşliği.

Biz eğer bu anlaşmayı yapmazdan evvel İslam ülkeleri ile bir araya gelip D8 gibi bir kurumu harekete geçirebilmiş olsaydık kazanan hem Gazze,hem Filistin,hem Türkiye ve hemde Tüm İslam alemi olurdu.Bizi birbirimize bağlayan bir güç olurdu Türkiye. Yani İsrailin karşısında Güçlü Türkiye olurdu vede olmak zorundayız.
Gücümüz yetmedi. Acı da olsa bunu itiraf etmeliyiz. İdeallerimiz, hayallerimiz, hedeflerimiz var ama bunları gerçekleştirmeye bazen gücümüz yetmiyor.Tek başımıza Gazze dramını, Filistin sorununu bitirmeye gücümüz yetmedi.
Demek ki güçlenmeliyiz. Büyük devlet olursak ancak bu anlaşmalar tam bizim istediğimiz gibi olur. Bunun için zaman ve çok çalışmaya ihtiyacımız var. Özellikle Güneydoğumuzda sıfır sorunla komşuluk ilişkilerimizi tekraren hayata geçirmeliyiz. Devlet yönetmek başka bir şeydir. Milli değerlerine sahip çıkan,Kardeş ülkelere abilik yapan, Soğukkanlı ve gerçekçi ama en çok da güçlü Türkiye olmak zorundayız.

Lafı eğip bükmeye gerek yok. İsrail ile normalleşilmez, ancak mücadele edilir.
Mavi Marmara Türkiye Müslümanlarının yüz akıdır. Çıktığı kutlu sefer hepimiz için kutludur. Orada şehit olarak hayatını kaybeden herkes bizim de şehidimizdir.

Abluka kalkmıyor, ama ambargo büyük oranda deliniyor bu anlaşmayla. Yirmi bini aşkın yetimi, on binlerce mültecisi, binlerce yıkık evi, binlerce hastası olan Gazze, bu anlaşmayla biraz da olsa nefes alacak.

Gönül hem ambargonun hem de ablukanın kalkmasını, gönül İsrail’in yıkılıp gitmesini istiyor elbette. Fakat bunun için bambaşka bir denklem, bambaşka bir İslam dünyası lazım bize.

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.









Karadizayn
Enes Akbal Optik