David People
Eriş Elektronik
He Mühendislik
Kafe Kumpir
Konak Hastanesi
USD Alış 3.5621 Satış 3.5479 l EURO Alış 3.8872 Satış 3.8717

» Sinan YOLCU - TÜM YAZILARI

02.06.2016 Perşembe - 12:33

VAVSE Medya & İnternet Hizmetleri

sinan-yolcu-min

Son haftalarda dikkatimi epeyce çeken bir kavram, bir davranış ve bir yaşam biçimi ! var.

“Şekilcilik yapma!” derler… Nedir şekilcilik?   Kimine göre bir jesttir, gerekli bir davranıştır, kimine göre gösteriştir, ama içi boş bir tepkidir.
Hepsi de doğru olabilir, örnekleri çoktur.

Mesela son günlerde Mavi renkte,ekose ( kare desenli kumaş) ceket furyası var..!

 

Mevlâna’ya bir zat gelip sorar:
– Efendim, kuşak sünnet midir, sünnet ise nasıl bağlanır, kaç metredir?
Mevlâna derki:
– Neden soruyorsun?
Adam derki:
– Peygambere benzemek için gerekli elbiseyi diktirip giydim, ayaklarıma sandalet aldım. Kuşak kullanmak istiyorum, nasıl olursa sünnet olur, onu soruyorum.
Mevlâna bu adama şu tarihî cevabı verir.
– Sen bu kafa ile benzesen, benzesen Ebu Cehile benzersin, çünkü o, dış görünüşü ile Resulüllah’a benziyordu, sûret değil, sîret (gidişat) önemlidir.

Sadece bu şekildemi şekilcilik oluyor, mesela başka bir örnek vereyim ;

Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’ın yıllar önce Davos’ta “Van minüt!” diyerek yaptığı “şekilcilik”, onun adeta simgesi olmuştur.Doğru bulan yada bulmayanlar olsa da, böyle bir davranış unutulmaz, dost da ! unutamaz, düşman da..!

Peki nedir bu Şekilciliğin peşinde olanların maksadı, aklımdan geçenlerle izah etmeye çalışayım;

  • Kendi davasını meşrulaştırmak için şekilcilik yaparlar.
  • İçindeki samimiyet ve iyiniyet boşluğunu bastırma amacı olarak bu yolu seçerler.
  • Halk arasında saygınlık kazanacak bir meziyetleri olmadığından, saygınlık kazanma aracı olarak şekilciliği benimserler.
  • Yaşamlarında farklılık isteyenler kendini tatmin aracı olarak kullanılır. Kendileri bilgiden yoksun olduklarından eziklik yaşarlar. İşte bu ezikliği bastırmak için kendilerini tatmin etmek isterler.

Böylece şekilci olanlar zahmetsiz, meşakkatsiz, masrafsız mükemmeliyet isterler. Sahte gül misali. Yetiştirmek için ne zamana, ne sulamaya, ne de emeğe ihtiyaç var. Oh ne alâ.

 

Kişinin dışı içiyle uyum halinde olmalıdır. Dışı içinden büyük olursa rol keser, rolcü olur, maskeli olur. O maskeyi indirmeye kalkarsanız küplere biner, feryat eder. Çünkü makam,Mevki,Şan,Şöhret  elden gidiyor diye düşünür.

 

Peki neden bu kadar üstüne düştüm, neden yazma gereği duydum ben bu Şekilciliğin.

Açıklayayım müsadenizle.

 

29 Mayıs İstanbulun Fethi kutlamaları.. Evet sebep bu. Erzurum’da da kutlandı, Ankara’da da, Kocaeli’de de kutlandı İstanbul’da da.. Çok güzel bir şey bu, Yeni bir Çağ açıp, Zifir karanlık bir çağı kapatan Sultan Muhammed FATİH Han’ın mirasına ve vasiyetine sahip çıkmak..Yapanlardan,sahip çıkanlardan Allah Razı olsun.

Yıllardır Milli gençlik Vakfı ve Anadolu Gençlik Derneği çatısı altında düzenlenen ve Merhum Liderimiz Erbakan Hoca’mızın dert edinerek, ter dökerek haykırdığı Ayasofya’yı ön plana çıkartarak kutlanılan fetih şöleni ve istanbul’da (Yenikapı) düzenlenen Fetih Şöleni…

Polemik oldun diye yazmıyorum bunları lakin Pazar günü İstanbulda düzenlenen Fetih şöleni ile şöyle inceden bir kıyaslama yaptım.Arasındaki farkları bariz bir şekilde gördüm.

 

Devletimiz, Ayasofya’ya üç-beş kilometre fethi kutluyor, ama Sultan Fatih’inCami olarak vakfettiği Ayasofya’da namaz kılınamıyor…Belki bazı dostlarımız kızacak , Mühür elinde olan Süleyman’dır , elinde imkanı olan Devlet büyüklerimiz bu acıyı dindirmeli, dindirmek için kapıyı aralayıp ışığı göstermelidir özellikle bu organizasyonlarda. Yıllardır  MGV-AGD’nin tertip ettiği fetih şölenlerinde İslam ülkelerinden gelen liderler oldu kimi söz aldı konuştu, kimi Erbakan Hocamız ile birlikte kortej aracına binip misafirleri selamladı. Lakin İstanbulda bunlar yapılmadı.

 

Bu kutlalamalara katılanlara, daha büyük makam ve mevkilere ulaşmanın hedefi, inancı ve azmi verilmesi yerine Ayasofya’nın ibadete açılmasını, İslam ülkelerinin tekraren Feth edilmesini, akan bir damla kanın, dökülen gözyaşlarının durdurulması için hedef gösterilmesi gönüllerin fethedilmesi yönünden çok büyük bir milat olacaktı.

Siyaset’te,Yönetimde, İş hayatında ve yaşamın her anında Şekilci değil istikamet üzere olmak gerekir. Bu sebepten dolayıdır ki; Hz.Mevlana’nın yukarıda ki sözü önemli bir mesajdır.” …Sûret değil, Sîret (gidişat) önemlidir…”

Son olarak belirtmek isterim ki; İstikamet – Siret Milli Görüş ile olduğu müddetçe bu millet, esaret zincirlerini altın rengine boyayanları değil, ne pahasına olursa olsun o esaret zincirini kıranları hatırlayacaktır..Selametle…

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.









Polis Marketim
İkizler OSGB
Turhost
Ross International