Özel Cihan Hastanesi
Zafer Mobilya
Bilnet Okulları Kompozit Kimya

» Emre YILMAZ - TÜM YAZILARI

19.11.2017 Pazar - 13:50

AY: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
AY.m13: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.
AY.m67/V: Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenir.

Türkiye’de seçim barajı yıllardır tartışmalara sebep olan bir meseleydi. Baraj oranının yüksekliği kimileri için ülkeyi kaostan kurtaran bir paraşüt iken kimileri içinse demokrasiye vurulan bir darbeydi. Son anayasa değişikliklerinin ardından bu tartışmalar farklı bir şekil almaya başladı. Bu yazıda baraj meselesine biraz daha yakından bakmak istiyorum.

Günümüz demokrasileri genelde temsilidir. Bunun anlamı halkın sahip olduğu egemenlik hakkını, seçtiği temsilciler aracılığıyla kullanmasıdır. Bu sebepledir ki demokrasilerde oy hakkı ve seçimler en temel katılım teknikleridir. Oy genel, eşit, gizli ve dürüst olmalıdır. AY.m67 siyası haklar ve ödevler başlığı altında seçme, seçilme ve siyasi faaliyetlerde bulunmaya ilişkin hakları düzenlemektedir. Yine anayasamızın ikinci maddesi cumhuriyeti demokratik olarak nitelendirmektedir. Bu sebeple demokratik niteliğe yakışacak siyasal hakların vatandaşlara yönelik tesisi devletin anayasal bir yükümlülüğüdür.

İşte burada, söz konusu olan %10’luk barajın kişiye yukarıda sayılan gerekçelerle tanınmış olan seçme hakkına yönelik bir müdahale taşıyıp taşımadığı uzun tartışmalara konu olmuştur. Söz konusu siyasal hakları tanıyan AY.m67/V seçim kanunlarının temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenleneceğini belirtmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin 1982 Anayasası altında uygulanan seçim barajı bu hükme dayanmaktadır. Kişilerin sahip olduğu seçme hakkının barajla kısıtlanabilmesi için bu hükmün yeterli olduğunu düşünenlerin yanında, bu hükmün anayasaya aykırı olduğunu düşünenler de mevcuttur. Değerli hocam Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu %10’luk seçim barajının durumunu açıklarken temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasını düzenleyen AY.m13’e değinmiştir. Bu maddeye göre baraj yine bu maddede yer alan demokratik toplum düzeninin gereklilikleri, hakkın özü ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Genel girişin ardından gündemimizi teşkil eden baraj meselesine de değinelim. Son anayasa değişikliği itibariyle bu tartışmaların hepsi geçmişte kalmıştır. Çünkü kökten yaşanan yönetim biçimi değişikliği mevcuttur. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçiş kuvvetler ayrılığı sisteminde değişiklik meydanda getirmiştir. Daha önce yumuşak kuvvetler ayrılığı da denen parlamenter sisteme sahipken, 2019 seçimlerinden sonra sert kuvvetler ayrılığının benimsendiği başkanlık sistemi yönetimine sahip bir ülke olacağız. Başkanlık sisteminin doğası gereği sert bir ayrım içinde olan yasama ve yürütme, parlamenter sistemde mevcut olan istikrarsızlık tehlikesini ortadan kaldıran bir durumdur. Parlamenter sistemlerde tek başına iktidar olmak zor iken, başkanlık sistemlerinde iki organın seçimler ayrı ayrı yapılmaktadır, bunun doğal sonucu olarak da koalisyonların ortaya çıkması ihtimali ortadan kalkmaktadır. Tam da bu noktada tartışılması gereken mesele baraj ve bunun anayasal dayanağı olan AY.m67/V’tir.

Başkanlık sistemlerinde AY.m67/V hükmünde yer alan yönetimde istikrar ilkesini hayata geçirmek için kanunla baraj vb. düzenlemeler yapmaya gerek yoktur çünkü sistemin kendisi yönetimde istikrar amacı güder. Bundan dolayıdır ki tartışmalar seçim barajının düşürülmesine yönelik değil, seçim barajının kaldırılmasına yönelik devam etmelidir. Sert kuvvetler ayrılığının benimsendiği, koalisyon ve yönetimde istikrarsızlık sorununun ortadan kaldırıldığı bir sistem içerisinde, yurttaşların anayasal hakkı(AY.m13, AY.m67) ve temsili demokrasinin gerekliliği olan seçme hakkına yapılan bu doğrudan müdahalenin gerekliliği sorgulanmalıdır. Barajın %0,01 olarak bile devam etmesi halinde yurttaşın temsil iradesine müdahale gündeme gelebilecektir. Bu müdahalenin, gerek temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına ilişkin hüküm olan AY.m13’te yer alan demokratik toplum gereklilikleri ve ölçülülük ilkelerine gerekse seçme hakkını düzenleyen AY.m67’ye uygun düştüğünü söylemek güç olacaktır.

 

 

Paylaş

YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.









kurtkoy escort maltepe escort antalya konyaalti escort maltepe escort Kurtkoy escort
Enes Akbal Optik Karadizayn