BİR MENDERES GEÇTİ BU DİYARDAN
Yeni Kocaeli

Ayşenur Türegün

aysenurturegun@yenikocaeli.com

07 Ocak 2019 Pazartesi - 14:31

Yazarın Tüm Yazıları

BİR MENDERES GEÇTİ BU DİYARDAN

Tarih 7 Ocağı gösterdiğinde çarpıp kapıyı çıkmanın vakti gelmişti; Celal Bayar, Adnan Menderes ve Fatih Rüştü Zorlu için.
Bir devri bitirecek, tek partili sözde demokrasinin sonunu getirecek, 27 yıl boyunca tek başına hüküm süren Cumhuriyet Halk Fırkasına bir daha iktidar yüzü göstermeyecek, adı sanı üzerinde Demokrat Partiyi kuracaklardı. (1946)

İlk seçime girme vakti geldiğinde dönemin iktidarı DP’nin kazanamaması için elinden geleni ardına koymadı tabii ki. Seçimleri erkene almakla işe başladılar. Böylece Demokrat Parti’nin kitlesi artamayacaktı. Ama çok büyük bir serabın içindeydiler. Halka Demokrat Parti bir nefes gibi iyi gelmişti. Menderes’i gittiği her yerde kalabalık kitleler karşılıyordu. Dönemin iktidarı ise burnundan soluyordu. Seçim günü geldiğinde düşünülebilecek en demokratik seçim sistemi uygulandı(!); yani açık oy gizli sayım. Ve Demokrat Parti iktidar olamadı; bu doğruluğu şüphe götürmez(!) sayımla. Ama meclise girebilmişlerdi ve bundan sonra Menderes’i kimse durduramayacaktı.

On yıllık iktidarı boyunca bir sürü adım attı Menderes, ilk adımını masraf yaptığı gerekçesiyle devlete ait araçları satmak oldu. Buraya bir es vermek isterim ki. Günümüzde devlet işleri adı altında gerçekten gerekliliği sorgulanması gereken binlerce makam aracı var. Yüz binlerce liralık arabalar çok mu gerekli? Siyah BMW’den Mercedes’ten inmeyince milletvekili, belediye başkanı falan olunamıyor sanırım.
 
Türkiye’yi onun döneminde NATO’ya çağırmışlar ve 1951 yılında da NATO üyeliğine girilmişti, Dönemin siyasetçileri tarafından getirilen dönemin Cumhurbaşkanının resminin paraya basılması uygulamasını kaldırmış, paralara yeniden Atatürk’ün resimlerini bastırmıştır.
Radyo kanallarında yasaklanan dini programların yasaklarını kaldırmış, okullara din dersini getirmiştir. Ve bu millete,  bu milletin dinine yapılan bence en büyük zulümlerden biri olan 18 yıl boyunca Türkçe okutulan ezanın, Arapça okunma yasağını kaldırmıştır. Yani CHP tarafından getirilip, 27 yıl boyunca yanlış uygulanan ya da ardına saklanılan laiklik; Menderes zamanında anlamını bulmuştur. Yani din ve vicdan özgürlüğü.

Menderes bir konuşmasında şöyle söylemişti; "... görülüyor ki arkadaşlar bizden beklenilen demokratik manzarayı tamamlayan bir süs olarak kalmak..."  ama Menderes sağlam bir kayaydı, uçağın düşmesiyle ölümü bile yenen bu adamdan, iplerle bağlanmış bir kukla olmasını beklemek çok yanlış olurdu. Nitekim baktılar durduramıyorlar, Türkiye kalkınmaya başlayacak; iktidarının onuncu yılında üzerine bir çok asılsız suç yükleyip, gelmiş geçmiş en naif lideri asmaya karar verdiler.
İdamına kadar hakaretlere maruz kalan Menderes şu son sözlerini söyledi onlara; "Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir."
Geçmişten günümüze bakacak olursak silinip süpürüldüklerini hala da aynı karanlık ve alicengiz oyunlarıyla hala aynı yolda at koşturduklarını görmemek elde değil. Hala aynı tas aynı hamam; Türkiye ilerlemesin, aman ha yeni projeler durdurulsun, hayır yıkın bu köprüyü havaalanını, neymiş canım su içerisinden ulaşım yapmak. Peh.

Bugün başka neler olduğuna dönecek olursak, bugün daktilonun patenti alındı mesela sene 1714,  ilk ABD başkanlık seçimi yapıldı ve George Washington Başkan oldu. Okyanus aşırı ilk telefon görüşmesi bugün yapıldı(1927),  aynı zamanda Turgut Özal’ın da ilk basın toplantısını yaptığı gün. Ve son olarak da bugün Galileo Galilei Jüpiter’in  dört uydusunu bugün tespit etti.(1610)

Jüpiter deyince de insanın aklına engin derinliklere uzanan uzay takılıyor. Adamlar uzaya maymun göndermekle başladılar araba bile gönderdiler. Biz niye duruyoruz? Sonra aklıma geçtiğimiz ayda, Türkiye Uzay Ajansı’nın kurulmasından bir gün sonra gerçekleşen tren kazası geldi. Tevafuk o ki trende vefat eden kişi Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Berahitdin Albayrak. Çok büyük bir tesadüf mü? Yoksa Menderes’in katilleri yine iş başında mı?

"Bütün uyuyanlara bir uyanık yeter" diye çok güzel bir söz var, duymuşsunuzdur. Uyanıkları yok etmek lazım tabi değil mi? Yoksa çıkarlarınıza ters düşer. Mesela Cemal Kaşıkçı, ya da bir uçak kazası süsüyle hayatına son verilen Muhsin Yazıcıoğlu, arabasına bomba yerleştirilen Uğur Mumcu ve daha nicesi...
-Şiyt herkesi uyandıracaksın sen de uyu hadi denilip sonsuz uykuya hapsolan insanlar...

Mesela bir de Vecihi Hürkuş var. Yöntemi farklı ama sonucu aynı olan. Uçaklara aşık ve üretimini yapıp Türkiye’yi uçak ihracatı yapacak konuma getirecek olan Vecihi Hürkuş’un  üretimini durdurup kapatan, yıllarca Yeşilçam filmi ile bir de dalga geçen de bence aynı kafa. Yani demem o ki uzaya giden mekik başörtüsüne değil de  bazılarının karanlık zincirlerine takılmış belli ki. Bunları görmek için birazcık etrafa bakmak yeterli kanımca.

Biraz uzun oldu bu yazı. Sıkılmanıza vesile olmamışımdır umarım. Sürçü lisan ettiysem affedin.
Hayırlı günler diler, bir bilgi kırıntısını bırakabildiysem mutluluk duyarım. Allah’a emanet olunuz.


 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
03:01
05:21
13:12
17:12
20:41
22:41

TARİHTE BUGÜN

15 Haziran MÖ 763
Asurlular bir Güneş tutulmasını kayıtlara geçirdiler. Bu gün daha sonra Mezopotamya tarihinin zaman dizininin oluşturulmasında bir referans noktası olarak kullanıldı.