DÖRT TEKBİR, BİR REKÂT
Yeni Kocaeli

Ayşenur Türegün

aysenurturegun@yenikocaeli.com

26 Ağustos 2019 Pazartesi - 13:04

Yazarın Tüm Yazıları

DÖRT TEKBİR, BİR REKÂT

 

İntihar ederken ölmemek için dua eden bir adam...

Duası tutarsa sakat;  

Tutmazsa dört tekbir, bir rekat.

Bir hareketi ile yürekler ağza gider, aman! Derler.                                                                                        

Ama yolda ağlarken görseler; elleri terse gider, amaan derler... (Pür Neşe/ Cüneyt İnay)

 

Teşbihte hata olmazmış diyerek günümüzü çok güzel özetleyen bir alıntı ile başlamak istedim Ağustos ayının dördüncü pazartesisine. Her akşam haber kanallarını açtığımızda her seferinde kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri, telaffuz bile etmek istemediğim binlerce çirkin olay yaşanıyor dünyada, ülkemizde, şehrimizde, belki de kapı komşumuzda. Ama geçtiğimiz günlerde gördük ki insanlar ölüyor, insanların başlarına bir şeyler geliyor ve bizler yardım etmek yerine telefonlarımızın kamera tuşuna basıyoruz.  İnsanlık değerlerimizi kayıp mı ediyoruz yavaş yavaş ya da sürekli olduğu için artık bizim için sıradan şeyler gibi mi gelmeye başlıyor kim bilir. Peki kim dur diyecek bu duruma diye düşünmüyor değilim.  

Binlerce Emine Bulutların, Özgecanların, Münevver Karabulutların, Minik Ecrinlerin daha mı gözleri kapanmalı dünyaya.

 

Türk halkı olarak bu konular bizim bam telimiz aslında ve biz kalktık bir şeyler yapsınlar diye bir Pazar günü 600 tane vekil seçtik sağlı sollu ortalı, her neyse. Yasa için 360 tanesinin imzası gerekli. Neden kalkıp bir şeyler yapmıyorsunuz? Aylarca sürüyor tasarılar, grup toplantıları vs. Ama bakınca ufuk çizgisi kadar uzak somut kararlar. Bir nefes alıp manzaraya bir başka taraftan bakalım bir de;  işin köküne en başına bakalım. Ülkemiz insanları : İsviçre medeni kanununa göre evlenip, İtalyan ceza hukukuna göre cezalandırılan, Alman ceza mahkemesi usulüne göre yargılanan, Fransız idare hukukuna göre idare edilen ama İslam hukukuna göre gömülen kişidir. Ne acı öyle değil mi buradan bakınca.

 

Hata yirmi bin  fersah aşağıda.  Kainat yaratıcısı bizlere binlerce ayet göndermiş, ayrıntılı bir şekilde

anlayalım diye Peygamberini göndermiş, yol yordam göstermiş ve her konu olduğu gibi

cezalandırmanın nasıl olacağını da söylemiş. Ama tabi bazılarına göre Kur’an-ı Kerim  gökten indirildiği varsayılan bir kitap olduğu için almamışız idaremize, yasalarımıza, nikah usulümüze.. Adına da laiklik demeyi bilmişiz.

 

Bütün sosyal medyada gümbür gümbür kadına cinayete hayır, çocuk istismarına hayır diye bas bas bağırmayı görev bilen elit(!) ünlülerimiz. İslam hukuk kurallarını getirip bu kişilerin en ağır ceza almalarını sağlasak en başta karşı çıkacaklardır yine, neden çünkü devreye İslam girince faiziydi, önce çocuk edinip sonra evlenmesiydi, içkisiydi, israfıydı. Bunlara da gelecek kısıtlamalar, e tabi rahat yaşayamayacaklar o zaman.  İsterler mi İslam Kurallarını.

 

Kur’an- Kerim’de denilir ki ; “Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız.” (Bakara, 2/178-179). Kısas tüm insanlığa gönderilen bir hukuk sistemi. Çünkü eğer kısas olursa insanlar sakınacak ve bir şey yaparken on kere düşünecek. Birinin canını yaktığı zaman kendisinin de canı yanacak. Ama şuan ne var, eline zarar verici alet alan, kaşının üzerinde göz var diye insan öldürür oldu. İnsan öldürmek bu kadar kolay mı ya, hayatını bitirmek, annesinin babasının yüreğini korlamak.

kolay olmamalı, sadece geçtiğimiz bir yılda 440 kadın öldürülememeli, yirmi yıl yatar çıkarım diyememeli eli kanlı şerefsiz. Karpuzu beğenmeyen müşterisi tarafından  yedi yerinden bıçaklanamamalı insan, şiddete maruz kalamamalı Allah’ın sessiz kulları, otobüste yalnız diye başka yollara döndürememeli  direksiyonu kansız, boşandı diye hakketmemeli ölümü cennet ayakları altına serili Anne, annesinin ölümünü görmemeli Müşerrefin hüzünlü  gözleri  veya maganda kurşununa denk gelmemeli balkonda oturup düğünü izleyen küçük kız.  

Daha milyonlarca örnek sığdırabiliriz bu içi yüklü beyaz sayfaya. Biz Kur’an-ı Kerim’i uygulasak çok şey kazanacağız  hayatta. O zaman bir kişi daha cesaret edebilecek mi eline silah almaya,  bakabilecek mi Allah’ın emaneti olana yan gözle bakmaya. Ama olmaz değil mi, laik diye tahmin ettiğimiz, Avrupalı, adamlar kalkınmış dediğimiz İngiltere , Norveç gibi ülkelerde devlet dini vardır halbuki. Ama olur mu biz hepsinden laikiz. Devletin dini İslam’dır diyemeyiz.  Altı oktan biri olan Laiklik oku, sizin canınıza saplansa adaletten dileğiniz ne olurdu diye bir sormak lazım kendimize. Ve son vermek lazım el ele verip bütün cinayetlere, bu çirkin teşebbüslere.

 

Allah’a emanet olunuz...

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
05:59
07:44
12:57
15:30
17:48
19:21

TARİHTE BUGÜN

19 Kasım 1969
Türk teknik direktör Ertuğrul Sağlam doğdu.