SÖZLEŞME

21 Mart 2021 Pazar - 13:15

Avrupa Konseyi Sözleşmesi yani bizim bildiğimiz adı ile İstanbul Sözleşmesi… Gündeme bir anda bomba gibi düştü Resmi Gazete ile. Sosyal medyada deprem etkisi yarattı.

Hemen açtım sözleşmeyi tekrar tekrar okudum. Neden karşıyız ya da neden savunmamız gerekli diye. Çünkü gördüğüm üzere genel tutum şu şekilde:Aabizim parti desteklemiş hemen bende destekleyeyim ya da Haşa sümme haşa. Kardeşim bir dur. İlk emir ne? Oku! (Alak-1). Bir oku nedir bu diye. Araştır. Arka yüzüne ön yüzüne bak. Senin aile yapına, ahlaki değerlerine, inanmış olduğun dinine uyuyor mu uymuyor mu bir bak. Sonra yap yorumunu. On düşün bir konuş.

Dışarıdan baktığımız zaman çok masum görünen bir sözleşme. Kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti ortadan kaldırmak üzere etkili bir iş birliği. Değil mi. E ne var bunda diyoruz. 2011 de imzalıyoruz sözleşmeyi hem de ilk ülkeyiz imza atan. 2014 yılında yürürlüğe giriyor ancak uygulamada etkisi yok. Küçük bir not: AB üye ülkelerinden 6 tanesi bu sözleşmeyi yürürlüğe bile koymamıştır.

Detaylarına giriyoruz sözleşmenin. Sözleşmede geçen cinsel yönelim ve toplumsal cinsiyet kimliği gibi bir takım kavramlar toplumsal aile yapısına ve değerlerine sakınca teşkil edecek nitelikte. Şiddet kavramının içeriği oldukça belirsiz. Toplumsal yapının en önemli parçası olan aileyi oluşturan eşler arasındaki sorunları ve dinende en sevilmeyen helal olarak görülen boşanma süreçlerinde belki de çözülebilecek olan aile problemlerini çözecek arabulucuk müessesesini ortadan kaldırıyor. Bize göre uygun olmayan maddelerin herhangi birine en ufak bir şerh koyabilme hakkımız yok. Ve aile kurumuna yönelik LGBT propagandası  Türk toplumunun değerlerine rahatsızlık verecek şekilde.

Bizim aile yapımız Avrupa’dan  ya da diğer ülkelerden oldukça farklı. Avrupa’da ebeveynler çocuklarına reşit olduktan sonra bakmak zorunda değildirler. 15 yaşına gelip hala bakirseniz eyvahlar olsun ne kadar da ezik birisinizdir. Alkolde mi kullanmıyorsun yok artık. LGBT oldukça meşru. Hatta ünlü isimlerden bazıları, çocuklarının büyüdüklerinde cinsiyetlerine kendilerinin karar vereceklerini söylüyorlar. Şehirler evsiz insanlarla dolu. Bize filmlerinde gösterdikleri gibi güllük gülistanlık değil hiçbir şey. Bir hastalıkta huzurevlerini ölüme terk etmekten gocunmuyorlar. Peki bizde nasıl? Ne kadar koruyucu ve kapsayıcı değil mi?Tek tek yazmama gerek yok diye düşünüyorum. Herkes Türk aile yapısına hakimdir. Türk değerlerinin örf ve ananesin İslam’la şekillendiğini düşünürsek eğer, ki öyle. Avrupa yaşantısının bunun tam tersi olduğunu görürüz. Yani bizde yasak ne varsa onlarda meşru.E bu anayasa nerden geldi? Avrupa’dan. Bizimle örtüşmesi mümkün mü peki? Kadına yönelik şiddet başlığı altında dayatılmaya çalıştıkları şey oldukça açık ve net değil mi?

Kadın hakkı diyor sözleşme, ya da kadın beyanı diyor. Zaten bunları diyerek ayrıştırmıyor mu kadını erkekten. Hakkın hukukun cinsiyeti yoktur ki. İnsan insandır. Ne şiddet cinsiyet tanır ne de eşitlik. Önce insan diyebilmektir önemli olan. Şöyle diyor Ayette “..Kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur.”(Maide-32). Kadın veya erkek demiş mi? Hayır. Bir yasa olacaksa bunun üzerine olmalıdır. Evet doğru olan tek nokta var ki. Yasa öyle caydırıcı olacak ki kimse cüret edemeyecek şiddete meyletmeye. Bunun içinde Avrupa’dan oradan buradan yasalar sözleşmeler almaya gerek var mı? Neden Avrupa dayatması bir sözleşmemiz olsun? Bir maddesine bile şerh koyamadığımız bu sözleşmeyi neden bu kadar savunur olduk? Sırf muhalefet olsun diye mi yoksa?

Toplumun hassas noktası olan konuları siyaset arenasına çekmeyi hiç sevmem. Ancak öyle bir kesim var ki her konuda hükümete, dini değerlere saldırmayı kendine hak görüyor. Sorsan ağızlarında sakız olmuş bir Dünya Barışı.

Soruyorum o zaman hem geçmiş hem günümüz için. Milyonlarca kadının eğitim hakkı sadece tesettüründen dolayı ellerinden alındığında, ikna odaları kurulup bu ülkenin kızlarının kafalarından başörtüleri alındığında, parti içi taciz tecavüz olaylarında, Merve Kavakçı meclisten alkışlanarak kovulduğunda,Diyarbakır başta olmak üzere birçok doğu bölgesinde kızlar kadınlar kaçırıldığında ve oralarda binlerce eziyete uğradıklarında, evlatları kaçırılan annelerin aylardır her gün çocukları için beklediğini gördüğünüzde; o zamanda kadın hakkı dediniz mi? Yoksa bu saydıklarım kadına şiddete girmez mi? Girmek istemiyorum hiç buralara işte. Derinleştikçe çirkinleşiyor sadece. O yüzden show yapmaya gerek yok.

İstanbul Sözleşmesi bitti gitti. Giden gitmiştir gittiği gün bitmiştir diyoruz. Sözleşmenin yerine uygulamaya alınacak olan milli kriterlerimiz ve İnsan Hakları Eylem planı , daha kapsamlı, çözüm odaklı ve çok daha net bir çerçeve çizecek bu konulara.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan İnsan Hakları Eylem Planının Aile içi şiddet ve kadına yönelik şiddet kapsamında uygulanması planlanan maddelerine bakmanızı tavsiye ederim.

Bana kalsa yeterli değil çok daha caydırıcı olmalı cezalar şiddete karşı. 600 tane vekil var. Kimisi hükümet kimisi muhalif. Hükümet yapamazsa iyisini, muhalefet çıksın desin böyle bir düşüncemiz var buyurun anayasaya taşıyalım diye. Önemli olan birlik olunsun böyle konularda. Bizim içimizden çıksın yeter ki. Bize göre olsun. Bizim Avrupa dayatması bir sözleşmeye ihtiyacımız yok. Çözüm bizim içimizde !

YORUMLAR

  • Toplam 1 yorum

Yazan: Ozlem

Lgbt dediğin yüzyıllardır var lut kavmi boşuna mı helak olmuş.Eger inandığın din lgbt 'yi ozendirmiyorsa sorun yok. Sen görmezden gelince lgbt yok mu olmuş olacak. Ayrıca onlar insan degilmi? Bülent Ersoy da cinsiyet değiştirdi saraylara gitmedi mi? Boş konuşmaya gerek yok. Türk geleneklerinde kadın ata binen ticaret yapan erkekle eşit şartlara sahip kişidir.Araplasmis bi toplumda ne geleneği kalmış? Istanbul sözleşmesi size de lazim hanfendi...Ampulu de kullanmayalım elin gavuru bulmuş.

1 Beğendim
0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

  • Darıca Belediye başkanı Muzaffer Bıyık
  • Gebze Belediye başkanı Zinnur Büyükgöz
  • Çayırova Belediye başkanı Bünyamin Çiftçi
  • Dilovası Belediye başkanı Hamza Şayir
  • Körfez Belediye başkanı Şener Söğüt
  • Derince Belediye başkanı Zeki Aygün
  • İzmit Belediye başkanı Fatma Kaplan Hürriyet
  • Kandıra Belediye başkanı Adnan Turan
  • Başiskele Belediye başkanı Yasin Özlü
  • Kartepe Belediye başkanı Mustafa Kocaman
  • Gölcük Belediye başkanı Ali Yıldırım Sezer
  • Karamürsel Belediye başkanı İsmail Yıldırım