REKLAMI KAPAT
  • 6.7530 TL
  • 7.5688 TL
  • 8.4982 TL
KOCAELİ 20°

İstatistikçi Ruhumuz

30 Mart 2020 Pazartesi - 15:11

Toplum olarak ; yaşanmış her olaydan iyi yahut kötü bir ders çıkarmamız gerektiğini, ders almadığımızı geçen haftaki yazımda sizlerle paylaşmıştım. Bu hafta ise; yaşanan bu gibi olayların bize hangi yeteneklerimizi ortaya serdiğinden bahsetmek isterim.

Günümüz dünyasında, özellikle de ülkemizde Sosyal medya deneyimlerimiz de haliyle arttı. Tabi yapılan araştırmalara göre vaktimizin büyük bir bölümü sosyal medya da harcamakla beraber, buradaki doğru ya da yanlış her türlü içerik ile karşı karşıya geliyoruz. Bu büyük ve hızlı akan bilgileri sorgulama dan , iç dünyamızdaki etkileşimine göre duymak istediklerimizi kabul ediyor, karşılaşmak istemediğimiz hoşumuza gitmeyen içeriklerin  karşısında muhalefet ediyoruz. Hatta ve hatta savunuculuğunu yapıyoruz.  Ne yapıyoruz, ya da bize ne yapıyorlar, bilmiyoruz. Bir dalganın üzerinde sürüklenircesine, kurtulup tekrardan kıyıya çıkmak istiyoruz ancak ne mümkün. Bir taraftan kıyıya sürüklenirken diğer bir dalga ayağımızdan çekmeye devam ediyor. Evet, Okumuyoruz, araştırmıyoruz, burada yazan her türlü içeriği hap şeklinde benliğimizin derinliklerine işliyoruz.  Aslında Toplumsal bir yara da diyebiliriz bu duruma, hatta bana göre Corona Virüs gibi bu günler de hayatımızı etkileyen büyük bir illettin daha fazla ilerisinde korkutucu ve endişeye düşürücü bir durum. Alışkanlık haline getiriyoruz, daha sert bir ifade ile köleleştiriliyoruz. Sadece Sosyal medya değil, televizyonda medya da , açık oturumlarda herkesin her yeni çıkan konuya bir fikri var, tabi insanların fikir sahibi olması güzel bir şey ancak; buraya virgül koyup, bilmediğin, uzmanı olmadığın konu hakkında konuşmaya ne denir, bunun takdirini size bırakıyorum. Açık oturumdaki konuşmacı olarak katılımcı kişilerden bazıları özellikle medyada farklı farklı TV Kanallarında yer buluyorlar, bi bakıyoruz Spor Programında eleştirmen, Bi bakıyoruz Uluslararası Siyaset Uzmanı olmuş, bi bakıyoruz tarihçi, bi bakıyoruz bugünlerde olduğu gibi sağlık konularında söyleşilerde…. Bunun gibi bir çok örnekler verebiliriz. Buna neden arar isek; bulunduğumuz Coğrafya da,  deprem gibi doğal afetler ile mücadele etmeye çalışır iken, her türlü uluslararası siyasi mücadelenin verildiği bölgelerin başında geliyor. Kolay mı tabi , hem Avrupa da olmaya çalışıyoruz, hem de Asya da, ve Orta Doğunun kalbinde. Hal böyle olunca, bizim insanımız okuyup araştırmayı doğruyu aramayı sevmeyip , istemeyip birilerinin anlattıklarını duymayı tercih edince, bu gibi insanlara fırsat doğuyor.  Ayrıca,  TV de yer aldıkları gibi , TV deki görüntüler bir taraftan da birçok Sosyal Medya Mecrasında birçok insanla etkileşim altında.

Diğer bir kazanımımız ise, bilmediğimiz yeteneklerimizi keşfetmemiz. Deprem olduktan sonra depremci olan toplumumuz , bugün ise; istatistikçi oldu çıktı. Bakıyorum, ilk ve orta okuldan sonra matematik dersi almamış insanlar bile , Sağlık bakanlığının yayınlamış olduğu Grafik ve Tabloları yorumlar olduk. Hatta ve hatta bununla kalmayıp, kendi exel tablolarını oluşturup, sosyal medya dan yahut internetten bulduğu veriler ile karşılaştırır olduk. Bizim ülkemiz vatandaşlarında bu cevherler mevcut,  bulunduğumuz  her türlü durum  üzerinden vazife çıkartabiliyoruz. Gerektiğinde istatistiki tabloları bile yorumlayabiliyoruz. Bu güzel bi durum. Duygusal bir toplumuz, mazlumun yanında , haksızın karşısındayız. Gerektiğinde yardımlaşıyoruz, kurallara uyabiliyoruz, tabi arada kendini bilmezler çıkmıyor mu tabi ki çıkıyor, birbirimizi bilgilendirmeye çalışıyoruz. Ancak usül de bir takım yanlışlar ve aksamalar var. Bazen kaş yapalım derken , göz çıkartabiliyoruz.

Bu yüzden, yukarıda size anlatmaya çalıştığım Sosyal Medya örneğinde olduğu gibi , Çok iyi bir sosyal medya okur yazarı olmamız lazım. Paylaşımlarımızla, ne kendimizi kandırmalıyız, ne de bizim sözümüzü güvenen , itibar eden başka insanları. Bilmediğimiz konular hakkında duyumlarla paylaşım yapmamk gerekir, muhakkak kaynak belirtmemiz gerekir.

 Ayrıca,  günümüzüm en etkili iletişim ağı olan bu sosyal medya mecralarını doğru kullanabilmek , bir nevi , düşmanının silahıyla düşmanını yenmek gibi bir şey bu.

Anlatmak istediğim bir çok örnek olmasına karşın ; sözlerimi bitirirken , Bilinçli olmamız gerektiğini haddimi de  bilerek sizlere bir kez daha hatırlatmak isterim.

Esen Kalın.

 

Bir dahaki yazımda görüşmek dileğiyle..

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET