REKLAMI KAPAT
  • 6.7530 TL
  • 7.5688 TL
  • 8.4982 TL
KOCAELİ 19°

Bilir misin ? Dabbetül Arz ne demek ?

07 Nisan 2020 Salı - 14:02

O Halde Daha Fazla Vakit Kaybetmemek İcap Eder..

 

2020 yılına girdiğimiz günden beri birçok musibet meydana geldi.

Coronavirus önce Çin’de başlayıp daha sonra Dünyanın her yerine yayıldı. Bunun dışında Nijerya’da meteor düşmesi ve 100'den fazla bina ve kiliseyi yıkması, Tüm dünyada depremlerin artması, Avustralya kıtasında helikopterden ateş açılarak binlerce deveyi kuraklık bahanesiyle katletmeleri ve sonrasında söndüremedikleri yangın musibeti, Ortadoğu ve Asya da önlem alınamayan çekirge ve karınca istilası, Kabe’nin boşaltılması, Camilerin ibadete kapatılması gibi birçok olay gerçekleşti.

Bütün bunların 2020 de art arda gelmesi.. Hepsi mi tesadüf ! Belki de bunlar kıyametin son alametleri..!

Son üç alametten biri olan Dabbetül arz meselesi var mesela. Arzdan çıkacak o yaratık nedir ? Corona mı bu beklenen alamet yoksa bu bir fragman da asıl film daha sonra mı kopacak ?

Şimdi kafamızda bunca sorular varken mevzuyu nereye getireceğiz diyeceksiniz..

“O söz başlarına geldiği [kıyamet yaklaştığı] zaman, onlara yerden bir Dabbe çıkarırız. Bu Dabbe, onlara, insanların ayetlerimize kesin olarak iman etmediklerini söyleyecektir.” [Neml 82] ayetinde geçen ve bir rivayete göre ebcet hesabında hicri 1441 (m. 2020) yılını işaret eden Dabbet-ül Arz meselesini yazıdan sonra araştırmanızı tavsiye ederim. Konumuz şimdi bununla sınırlı kalmasın !

Bu virüsün biyolojik bir silah olup olmadığı, biyolojik silah ise kimler tarafından ve hangi amaçlar için üretildiği, tıbbi olarak yapılacaklar, alınacak önlem ve tedbirler ayrı bir konu. Uzmanları bunu tartışıyor, gerekli açıklamaları yapıyorlar. Bu da bizim konumuz değil.

İster biyolojik bir silah olsun, ister doğal bir şekilde üremiş olsun,  kâinatta yaratılan her şey ve gerçekleşen her olay gibi Corona da Allah’ın dilemesiyle gerçekleşmiştir. O’nun dilemesi dışında hiçbir şey olmaz.

Kaderin sayfalarını okuyup Allah’ın bize ne mesajlar vermek istediğini sorgulamamız için Artık Daha Fazla Vakit Kaybetmemek İcap Eder.

Allah Zariat Suresi 56. Ayetinde “Ve mâ halaktul cinne vel inse illâ li ya´budûn” buyuruyor. Yani İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin gayesi ve hikmeti; Kâinatın yaratıcısını tanıyıp O’na iman ve ibadet etmektir. Bunun dışında rızık gibi, okul gibi, aile kurmak gibi işlerimiz de var. Var evet ama bunlara öyle dalmışız ki Kâinata gelme gayemizi unutmuşuz. İşte yaşanılan bunca hadise öncelikle bize bu hakikati hatırlatmalı.

Hz. Ali’ye sorulur:

‘Başımıza gelen sıkıntılar, imtihan mıdır, yoksa ceza mı?

Hz. Ali :   ‘Eğer bizi Allah’a yaklaştırıyorsa imtihandır, uzaklaştırıyorsa cezadır.’ buyurur.

İnsanoğlunun; gidip cehennemi görse ve yeniden bu dünyaya gelse bir müddet sonra kaldığı yerden devam edeceği bildiriliyor. Biliyorsunuz “Allah’ım ne olur beni dünyaya bir daha döndür de güzel ameller yapayım” şeklinde kıyametten sahneler sunulur Kur’an’da.

“...Eğer geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar..” (En-am,28)

Genel Anlamda Körüz, Sağırız ve Dilsiziz

İnsanoğlunun günah dosyası günden güne kabarıyor.

Kıyıya vuran Aylan bebeğin cansız bedeni!

Ya "Sizi Allah'a şikayet edeceğim" diyen Suriyeli çocuğun ölümden önceki son sözleri!

Ya Hindistan'da karınları deşilen kadınlar!

 Çin ve diğer ülkelerde Müslümanlara uygulanan zulüm! Allah'a yükseltilen beddualar!

Ya Ortadoğu'nun keyfinden bir gram taviz vermeyen yöneticileri..

Öyle İse Emrolunduğun Gibi Dosdoğru Ol. (Hud 112)

Küçücük bir virüs. Bütün dünyayı eve kitledi. İnsanlar korkuyor. Telaş var. Alışveriş merkezleri boşaldı. Dünya savaşlarından sonra böyle bir hadise görülmemişti. Virüsün mutasyonundan korkuyorlar.

İnsanlarda kendini bilmezlik, lüks tutkunluğu, beğenilme takıntısı, özenti,  merhametsizlik, hor görme, günahı önemsememe, azgınlık, yoldan çıkışlar.

Evet, kendimizi hiç tartmıyoruz. Yoksa haşa Allah'ı mı deniyoruz? Sabrını mı test ediyoruz?

Hamdı, şükrü unuttuk.

Şükürler olsun! dedik ya ; bitti değil mi ? demekle şükretmiş mi olduk biz şimdi !

Sadece Müslümanlar değil, bütün insanlar, inançlı inançsız, bütün din, felsefe veya ideoloji sahipleri, kısacası bütün yaratılmışlar Allah'ı bilmek ve O'na ibadet etmek zorundalar.

Bugün bir virüsün yol açtığı dehşet..

Ya O hesap günü! Düşünebiliyor musunuz? Bence ibret alacak, düşünecek zaman var henüz.

"O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacaktır. O gün, onlardan her bir kişinin kendisine yetecek kadar işi ve derdi vardır." (Abese, 34/42)

 

Bu itibarla bilhassa şu aralar kendimizi Hakk’a layık güzel bir kul olup olamadığımız bakımından mizan etmeliyiz. Acaba yaşanan felaket ve dramlarda bizim ne gibi kusurlarımız var? Toplumların huzur ve sekineti için nasıl bir kulluk kıvamında olmalıyız? İşte bu ve benzeri gönül muhasebeleri ile bugün kendimiz için, ailemiz için ve bütün İslâm dünyası için çokça dua edelim. 

Ve kararımızı verelim.

Müslümanca yaşama kararı…

“Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever. ” (Al-i İmran 159 )

GÜZEL BİR KULLUK

Güzel bir kul olabilmek nedir?

Hayatımızın her safhasına İslâm’ın güzelliklerini yansıtabilmektir. Cenâb-ı Hakk’ın bizlere Kuran’daki ilâhî talimatları, hep güzel kul olabilmemizin yolunu ve düsturunu göstermektedir. Bahsettiğimiz ayetlerde Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimiz’in şahsında, bütün ümmete tembihlerde bulunuyor, mesajlar veriyor.

İLÂHÎ MESAJLAR

Cenâb-ı Hak buyurur:

Elif Lâm Mîm.. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe (duyuların kapsamına girmeyen gizli her şey) inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. (Bakara, 1-3)

 “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza iyi davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine «Üf!» bile deme; onları azarlama; ikisine de güzel söz söyle!..” (el-İsrâ, 23)

“Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: «Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi Sen onlara (öyle) rahmet et!..» diyerek dua et!” (el-İsrâ, 24)

 “Rabbiniz, sizin kalplerinizdekini çok iyi bilir. Eğer siz Salih olursanız; şunu bilin ki, Allah kötülükten yüz çevirerek tövbeye yönelenleri son derece bağışlayıcıdır.” (el-İsrâ, 25)

 “Akrabaya, yoksula, yolcuya (yolda, meşakkatte ve müşkül durumda kalmış olanlara) hakkını ver! Gereksiz yere de saçıp savurma!” (el-İsrâ, 26)

“Onlar, şeytanın arkadaşlarıdır. Şeytan da çok nankördür.” (el-İsrâ, 27)

“Eğer Rabbinden umduğun, beklemekte olduğun bir rahmet için onların (gariplerin, yalnızların, kimsesizlerin) yüzüne bakamıyorsan, hiç olmazsa kendilerine gönül alıcı bir söz söyle.” (el-İsrâ, 28)

BERAT

Berat Kandili (gecesi) Şaban ayının on beşinci gecesidir. Aslı “Berâet”tir. Berat sözlükte; “bir zorluktan kurtulmak ve beri olmak” demektir. 

Kurtuluş, af ve arınma anlamlarına da gelen Berat, Müslümanlara kulluk bilinci ve hesap verme şuuruyla; hata, suç ve yanlışlardan kaçınmayı, günahlardan arınmayı; affedilmenin yanında affedici olmayı da, bağışlanma isteğinin yanında bağışlayabilme şuurunu da kazandırır.  

Allah memleketimize zeval vermesin. İçinde bulunduğumuz mübarek üç aylar hürmetine dünyaya inayet ve huzur nasip eylesin. Bizleri de daima insanlığa fayda sağlayan güzel kullarından eylesin.

Âmin!..

 

Allah;

Şafidir. Hastaya şifa veren Allah’tır.

Muafidir. Afiyet verici olan, Bela ve musibetleri defeden Allah’tır.

 

Berat Gecemiz mübarek olsun..

 

 

 

 

YORUMLAR

  • Toplam 1 yorum

Yazan: Mehmet yilmaz

Çok güzel bir yazı olmuş kalemine yüreğine saglik

0 Beğendim
0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET