Bu güç, kazandırmaya yetmediyse, kaybettirmeye yetmiştir
Manavlık, 13. yüzyılda yerleşik hayata geçen Türk Boylarını tanımlamada kullanılan bir sıfat.
Türkün yörüyenine Yörük yörümeyenine Manav derler.
Kocaeli’nde yaşayan yerli yerleşik vatandaşlar da kendilerini 'Manav' olarak tanımlarlar.
Konumuza geçmeden bu tanımlamayı yapmak istedim...
Koca koca sutunlarda 'MANAVLAR ŞÖYLE, BÖYLE' yazılarını gören okuyucularım kimlerden bahsedildiğini bilsin istedim.
***
Manavlar; nerede duracağını, nerde koşacağını, nerde, ne zaman, ne yapacağını çok iyi bilirler.
Manavlar; mavzer tabancası misali 1 mermi alma kapasitesine sahiptir.
Tek atar, tekte hedefine ulaşır…
Ama kazandırır, ama kaybettirir...
Sonuçta, herkesin farklı görüşü, siyasi kimliği, inandığı değerler var.
Bu hedef A partisinde olmaz B partisinde olur.
Hedefe ulaşmadıysa; ya zaman yanlış zamandır, ya da mavzer daha patlamamıştır.
Bilemezsiniz...
İnsanız, nefislerimiz ağır basıyor.
Manav olmak yada olmamak ile alakalı bir durum değil.
Kendi menfaatleri doğrultusunda, kişisel ikbal uğruna, edilen kavgaya ihanet edebiliyor insan.
Sırf 'mavaların da etkisi yokmuş, bak kazandıramadılar' dedirtmek için makama mevkiye duruşunu bozabiliyor insan..
***
Birilerinin elinde;
gelen oyun kimden geldiğini, ya da kimden gelmediğini gösterecek bir veri olduğunu düşünmüyorum.
Seçimin kaderini bir oy bile değiştirmeye yetebiliyorken,
etkileri yok demek, etkileri olmaz demek, etkileri olmadı demek, yanlış olur.
Bu sadece manavlar için değil! Herkes için geçerli...
LAZI,ÇERKEZİ,ABAZASI,GÜRCÜSÜ,MANAVI, olmazsa kimse seçim kazanamaz.
Bu güç, kazandırmaya yetmediyse, kaybettirmeye yetmiştir.
Kaybettirmeye yetmediyse, kazandırmıştır...
Siz siz olun yine de kimseyi hafife almayın.
Siyasetin sermayesi insandır.
İnsan insana her zaman lazım.
Daha şurada geçtiğimiz aylarda yerel seçim geçirdik.
Buradan soruyorum size...
Şehrimizde yaşayan farklı farklı etnik kökene sahip vatandaşlarımız 'bizim adamımız mecliste olsun, şu göreve getirilsin, bizi temsil etsin' diye kavga vermedi mi?
Herkes bizim adamımız olsunun davasını gütmedi mi?
Heh işte aynı şey...
Başkasına farz olan, bırakın da manavlara da farz olsun.
Temsilde adalet sağlandığında bu kentte yaşayan hiçbir vatandaşımız bu şekilde kavga içine girmez.
Buna gerçekten emin olun.
***
2019’da 257.513 seçmenin 221.754’si oy kullanmış, 35759 bin vatandaş sandığa gitmemiş.
AK Parti adayı, 98 bin oy almış, CHP adayı: 107 bin
2024’de 278.158 seçmenin 217.193’si oy kullanmış, 60965 bin vatandaş sandığa gitmemiş.
2023 seçimlerine nazaran, sandığa gitmeyen vatandaş sayısı ortalama 25 bin kişi artmış.
Peki kaç oy geçerli sayılmış? 208.681 bin oy…
Yani toplamda; 69477 bin oy ortada yok!
AK Parti adayı: 81.273 bin oy almış, CHP adayı: 102385 bin oy almış.
69477 bin vatandaşın neden sandığa gitmediği araştırıldığında seçimin neden ve nasıl kaybedildiğini görmeniz mümkün olur.
Gitmiş olduklarını var saydığımızda da, kimin kazanmış olacağını düşünmeyi size bırakıyorum...
***
Muharrem Tutuş, İzmit’in AK Parti adayı olarak seçime girdi.
Bir kitlenin veya bir etnik kökenin adayı olarak değil.
Hiçbir zaman ben manavların adayıyım politikası yapmadı.
Kimseye de bu şekilde bir politika yaptırmadı.
Bu sebeple, bu tarz tartışmaları sürekli aynı zemine çekmek kimseye fayda da sağlamaz…
***
Bu şehrin yerli ve yerleşik vatandaşları tamamen duygusal olarak kazansın veya kaybetsin sadece bizden de birilerini bir yerlere aday göstersinler, bir yere gelsin istedi.
Bu seçim ettikleri kavgalarının karşılığını alarak, seçime giren her siyasi partide, bu şehrin yerli ve yerleşik vatandaşı isimİ yer aldı.
Kimisi kazandı, kimisi kaybetti…
Ama bir şekilde seslerini duyurdular.
Manavların kaybettiğini düşünenler aslında yanılıyorlar.
Manavlar bir duruş ortaya koyarak, kendilerini anlattılar, seslerini çıkardılar bir şekilde kendilerini fark ettirmeyi başardılar.
Kimileri de duruşsuzluklarını sergileyerek...
Kendi görüşüne ve ideolejisine göre menfaatlerine göre siyasi partilerde yer edinmeyi başardılar.
***
Maraş’ta meydana gelen deprem Hiroşima’daki atom bombasından 17 kat daha büyüktü!
Deprem olayı hava durumu haberi gibi bakılıp üzerinden geçilecek bir durum değildir.
29 Mayıs Çarşamba günü Saat 19.48'de, 10.5 kilometre derinlikte gerçekleşen deprem, her ne kadar 2.0 büyüklüğünde olsa da merkez üssünün Kartepe'de olması tedirginlik yarattı.
Dün gece (31 Mayıs Cuma) saat 03.42'te yine merkez üssü Kartepe olan bir deprem daha meydana geldi.
Bu kez deprem, 2.5 büyüklüğünde ve 11.19 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Kartepe'de hissedilen ve pek çok kişiyi uykusundan uyandıran deprem sonrası, vatandaşlarımız endişe duymaya başladı.
Depremin ne zaman nerede olacağını asla pek tahmin etmekte mümkün değil.
Lakin! yetkililer vatandaşları rahatlatıcı bilgi vermek zorunda.
İki gün peş peşe gelen bu sarsıntılar neyin habercisi?
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Rabia, Hürriyet’in Uykularını Kaçırmış. 01 Kasım 2024 Cuma
- Hürriyet Öncesi İzmit'i hatırlayalım mı? 04 Ekim 2024 Cuma
- Neden Hep Aynı Bölge? 08 Ağustos 2024 Perşembe
- ÖLÜMÜNE KUTUPLAŞALIM! 01 Ağustos 2024 Perşembe
- Kandıra Belediyesi Nüfusunun 10 Katı Fazlasına Hizme Veriyor 01 Ağustos 2024 Perşembe
- Fındık üreticisi kimsesiz,çaresiz... 30 Temmuz 2024 Salı
- BÜYÜKAKIN'DAN SOĞUK DUŞ 16 Temmuz 2024 Salı
- Ülke çapında kısırlaştırma kampanyası başlatalım... 28 Mayıs 2024 Salı
- Gelin Bu Çağrıya Kulak Verin ! 27 Mayıs 2024 Pazartesi
- Hürriyet'in amacı Büyükakın’ın muhatabı haline gelmek 29 Nisan 2024 Pazartesi