• 7.9021 TL
  • 9.3181 TL
  • 10.2353 TL
KOCAELİ 20°

Büyükakın’ın AK Parti teşkilatlarına mesajı!

25 Eylül 2020 Cuma - 00:33

TEVAZU, SAMİMİYET, GAYRET

31 Mart Seçimlerinde AK Partililer tarafından sıkça duyduğumuz bir söylem.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın sessiz milyonların rahatsızlığından esinlenerek seçim sürecinde partisine unuttukları değerleri hatırlatmak adına söylediği anahtar cümleler bunlar

İnsanı öne çıkaran ve insan yaşamını her şeyin üzerinde tutma iddiasıyla yola çıkan AK Parti, tevazu ilkesini, en temel ilkelerinden biri yapmıştı.

Büyüklenme, kibir gibi keyfiyetler kesin reddedilmişti.

Toplumun rahatsızlık duyduğu bir olaydan kendisi de rahatsızlık duyardı.

Seçim galibiyetleri,seçmeni çantada keklik gibi görmeler Ak Parti içerisinde bir rehavet oluşturmuştu.

Eskiden şımarıklık başkasının, tevazu muhafazakâr kitlelerindi. Şimdi şımarıklık muhafazakârların bizim, tevazu dar gelirli sesiz milyonların oldu oldu.

Bunun sonucunda da AK Parti’yi AK Parti yapan sessiz milyonlar gereken cevabı da verdi.31 Mart seçimlerinde göz göre göre gelen tehlikeye önlem alınmaması, “Erdoğan var bir şey olmaz “ seçimi kazanırız” edaları AK Parti’ye pahalıya patladı..

Başkan Erdoğan'ın bu söylemlerine en sonun da gerçek manada denk geldik..

Geçtiğimiz gün gerçekleşen Büyükşehir Belediyesi’nin yürüyüş yolu lansmanında Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Tevazu, samimiyet, gayret”cümlelerini slogan ve şarkı sözü olmaktan öte bu sözleri rehber edinmiş bir aktörün var olduğunu gördük.

Alçak gönüllük ile kendisini bütün vatandaşlarla eşit gören, “Bu kentte gerçekten bir vatandaşımız çöpten ekmek topluyorsa yazıklar olsun bana” diyerek sorumluluğunun bilincinde olan AK Parti’li bir aktörü gördük

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın bürokrat kökenli bir aktör. Teşkilatçıların sürekli eleştirdikleri bir kesim yani.

Gördük ki! Bürokrat kökenli olması veya teşkilatçı olması değilmiş iş..

İş, liderini iyi okuyup anlamaktaymış..

Memleketi için taş üstüne taş koymayı ilke edinmekteymiş..

Göreve geldiği gün itibariyle, yabacısı olmadığı şehrin her sokağına,mahallesine,İlçesine hizmet etmeyi ve  liderinin “Tevazu, samimiyet, gayret” sözlerini rehber edinmiş bir şekilde sadece işini yapıyor..

İçerisine çekilmek istenilen bütün kısır çekişmelerden, en kral siyasetçilere taş çıkartırcasına sıyrılıyor, gündem olma  heveslisi veya kaostan beslenen biri olmadığını  “benim işim bu değil” diyerek gösteriyor..

Kendisine sorulan her art niyetli soruyu kırmadan, sinirlenmeden soran kişiyi ikna ederek ve pişman ederek cevaplıyor..

Gerçekleşen lansman da benim en dikkatimi çeken şey aslında teşkilatların bu tarz konularda aksiyon almamasına da gönderme yaptığını düşündüğüm şu cümleler oldu.

Tevzu samimiyet ve gayretle sadece vatandaşların kedisine verdiği görevi yapmayı hedefleyen Başkan Büyükakın, “Benim görevim Belediye Başkanlığı beni bu şekilde tartışmalara çekerek vaktimi çalmayın,sahada ve masada akıl teri ve alın teri dökülerek hazırlanan yatırımların, projelerin üzerini saçma sapan tartışmalar ile kapatmaya çalışmayın” demek istedi resmen..

AK Parti’nin en önemli kazanımı olan Büyükşehir Belediye Başkanlık makamının hizmet makamı olduğunu vurguladı.

Önemli gördüğü projelerin üzerlerini örtmek için strateji yapan, Sünni gündemlerle kapatmaya çalışanlara karşı teşkilatları resmen göreve çağırdı.

Siyasi meselelerde teşkilatların kendisine iş bırakmamasını, muhalefetin gündem kapatma çabalarını boşa çıkartmaları noktasında yardımcı olmalarını istedi.

Siz benim yükümü hafifletin ki!

Ben de milletimin bana verdiği görevi rahat bir şekilde yapayım dedi..

Bir de !

Ortaya koyduğu Tevazu, Samimiyet, Gayret, timsali bir duruşla , Bükşehir Belediye Başkanı olarak partisinin diğer İlçe Belediye Başkanlarına rol model oldu..

AK Parti’nin ilkesi de bu değil mi?

Millete hizmet yolunda, hizmet eğli kişilerin vaktini siyasi tartışmalarla geçirerek boşa harcaması bu ilkeyle ters düştüğü anlamını taşımaz mı?

İşte ben burada liderinin yükünü yaptığı ve yapacağı hizmetlerle hafifletmek isteyen samimi bir aktör görüyorum.

Gayretiyle, vatandaşın gönlünde yer edinerek mensubu olduğu partisine, liderine güç katmayı hedefleyen bir aktör görüyorum.

Vatandaşlar artık gerçekten kavga istemiyor.Millet’in görmek istediği Belediye Başkanlık modeli de bu!

Belediye Başkanlık makamı hizmet etme makamı, Başkan Büyükakın, bu tarz siyasi çekişmelerden olabildiğince kaçınıyor ve inatla kendinin bu ortama çekilmek istenilmesini de siyasi bir hamle strateji olarak değerlendiriyor.

Anlaşılan şu ki!  Başkan Büyükakın’ın yapısında kavga etmek yok..

Bu amaç ile kendisine hamle yapanların bu amaçları hedefine ulaşamayacak.

Ben, AK Parti teşkilatlarının Başkan Büyükakın’a bu konuda destek olabilir, yükünü hafifletebilir diye düşünüyorum..

Naçizane kendi okumam ile yorumladığım bir yazıdır..

 

 AK Parti teşkilatları sorumluluk almalı

 

AK Parti’de kimse kötü polis rolünü üstlenmek istemiyor. Üstlenen kişiler ise hemen parti içinde çekememezlik sonucunda kenara çekiliyor. Çok konuşan eleştiriliyor yöneticiler, meclis üyeleri cesurca partisini savunamaz hale getiriliyor.Çok çalışan, koşturan  “reklam peşinde” yaftasını yiyerek bütün heyecanını kaybetmiş bir şekilde kenara çekiliyor..

Teşkilatlar kimsenin elini taşın altına koymadığı bütün yükün Başkanların omuzlarına yüklendiği sivil toplum kuruluşlarına dönüyor..

AK Parti teşkilatları bu durumu bir şekilde aşarak, tüm yöneticilerin sorumluluk almaya başlaması gerekiyor.

Meclis üyesi olmak, İlçe yöneticisi olmak, İl yöneticisi olmak havası atılan bir makam olmaktan ziyade Recep Tayyip Erdoğan’ın çok erken yaşlarda başlayan siyasi heyecanına ortak olarak,  millete hizmet etme sevdasına dönüşen bu duygunun yaşanılacağı makamlar olarak görülmeli..

Eğer inanılan bir dava varsa bunu özgürce, korkusuzca, savunursak sahip çıkarsak büyütür yaşatırız..

Meşgul edilen makamlar sorumluluk ve vebal makamlarıdır.

AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ülkenin menfaatleri ve istikbali için şer odaklarına tehdit olarak görülürken bu makamlarda yan gelip yatanlar bu vebalin altından kalkamazlar..

Dur durak bilmeden çalışan, gecesini gündüz eden, geceler boyu uykusuz kalan, vatandaşların arasından biran bile ayrılmayan  Bakanlar, kendini parçalarken ufacık makamları milletin gözünde ulaşılmaz dağlar gibi gösterenler yöneticiler bu vebalin altından kalkamazlar..

 

Bu partinin lideri her şeye yetişemeye bilir

 

İçeriden ve dışarıdan kurulduğu günden bu güne bütün engellemelere rağmen yürüyüşünü aksatmadan hız kesmeden ilerleten AK Parti, teşkilatlar içerisinde yaşanılan kısır çekişmeler yüzünden kopmalara ayrılışlara neden oluyor.

Bütün kopmaların dağılmaların sorumluluğu teşkilatların üzerindedir.

Bu partinin lideri her şeye yetişemeye bilir.83 milyonun sorumluluğu üzerinde olan bir liderin üzerinden ne kadar yük alınırsa kardır.

AK Parti’nin parti içerisinde oluşabilecek dargınlıklar, küskünlükler ve adamcılık gibi kısır tartışmalardan uzak durması gerektiği bir süreçte olduğu aşikar.

 Teşkilatlar, bu parti için taş üstüne taş koymuş, bir şekilde kıyısından köşesinden hizmet etmiş kişileri unutmayacak bir mekanizma kurulmalı. Eleştiriye açık olunmalı. Geçmiş dönemlerde görev yapmış parti büyükleri ile istişare asla kesilmemeli. Toplantılara dahil edilerek tecrübelerinden faydanılmalı. Ara ara yapılacak ziyaretlerle onure edilmeli.

AK Parti’ye güç kaybettirmek için kurulan proje partileri, ötelenmiş, kenara çekilmiş, unutulmuş,küstürülmüş, isimlerin avcılığına çıkmışken hiçbir şey olmuyor muş gibi davranmak ihanettir.

Yeni yetişen kuşak asla göz ardı edilmemli. Gençler ana kademe ve makam siyaseti yapmaktan ziyade, sokak siyaseti yaparak gençlerin gönüllerine dokunmalı. Gençler sokakta! Kendilerine dokunacak bir el bekliyor. Sosyal hayata kazandırılmayı bekleyen sayısız gencin gözü yollarda. Gençliğin vereceği heyecandan asla uzaklaşılmamalı.İhmal edilen her genç kaybedilmiş bir hayattır.

Kadınlarımıza parti içerisinde misyon yüklenmeli. Kendilerini değerli hissettirecek, evatlarını eşini evini ihmal ederek annesiz bıraktığına değecek motivasyonlar verilmeli. Her bireyin emeği ayrı, ama kadınlarımızın emeğinin yerini asla hiçbir şey alamaz.

İnsanı merkezine oturtmuş değerler üzerine kurulan AK Parti, belirli yıllar arasında görev yapmak için misyon yüklenmiş bir parti değildir.Bir dava şuuru ile ötelenmişliğin, kendi vatanında parya yaşayan bir milletin uyanışıdır..

Zaman AK Parti'de her yöneticinin bir Recep Tayyip Erdoğan olma zamanı.Onu anlama, iyi okuma, derdine ortak olma zamandır..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI