REKLAMI KAPAT
  • 6.7530 TL
  • 7.5688 TL
  • 8.4982 TL
KOCAELİ 20°

Sessiz Milyonlar Zor Durumda!

02 Nisan 2020 Perşembe - 19:38

 

Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 50 bini aştı.

Kovid-19 görülen ülke ve bölgelerdeki yeni vakalara ilişkin verilerin derlendiği "Worldometer" internet sitesinde yer alan bilgiye göre, dünya genelinde koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 50 bin 239'a, vaka sayısı ise 980 bin 519'a ulaştı.

Kovid-19 yüzünden bugüne kadar en fazla can kaybı 13 bin 915 kişinin hayatını kaybettiği İtalya'da yaşandı. Bu ülkeyi 10 bin 3 can kaybıyla İspanya, 5 bin 334 ile ABD ve 4 bin 32 ile Fransa takip etti.

Son verilerle birlikte Türkiye'deki toplam vaka 18 bin 135'e toplam can kaybı ise 356'ya yükselmiş oldu.

Rabbim bu süreçten en az zararla çıkmamızı nasip etsin..

Ülkemizde görülen ilk vaka sonrası, bilim kurulu toplanarak ivedi birşekilde kararlar aldı.

Devletimiz bütün bakanlarıyla, kurumlarıyla seferber oldu.

Dünya kovid-19 virüsü ile gerçekten zor bir süreçten geçiyor.

Bilim kurulumuz canla başla çalışmalarını yapıyor.

Vatandaş olarak sokağa çıkma yasağı kararı alınmamasına rağmen, oranla baktığımızda her vatandaşımız kendi ohalini ilan etmiş, evlerine kapanmış durumda.

83 Milyon vatandaşımız gayet güzel bir şekilde sorumluluk alarak, uyarıları dikkate alıyor.

Sokakta olmak zorunda olanları yargılayarak, bu durumu genelleme yapmak, baltalamak ve kötüye yormak, yanlış olur!

Ekonomik olarak koca koca devletler, dar boğaza düştü.

Almanya 2. Dünya savaşı sorası tarihinde ilk defa borçlanmış vaziyette.

Dünya devi ABD sağlık çalışmalarını ücretli yaptığı halde ekonomik anlamda sıkıntılar yaşıyor.

Avrupa Birliği çaresiz, üye ülkelere destek sağlayamıyor.

NATO müttefikleri için önlem almıyor.

Yani bu süreç hem milletleri, hem de devletleri baya bir zora soktu.

Borçlanmadan kendi öz kaynaklarıyla bu sıkıntıyı atlatan, sürecin sonunda başarılı çıkmış olacak.

Türkiye olarak tarih boyunca zor sınavlar verdik.

Millet olarak her zaman kendi yaralarımızı sarmayı başardık.

Yine aynı şekilde kendimize yetebilecek kapasiteye sahibiz.

Hiçbir zaman memnun olmayan azgın azınlık! Elbette görevini yapmaya devam edecek, muhalefetliğini yapacak.

Zaman birlik zamanı diyerek uhulet ve suhuleti asla seçen taraf olmayacak.

Bu süreçte 17 yıldır mağlup oldukları isim Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a besledikleri kin ve nefret daha da perçinlenecek ve saldıracaklar.

Nasıl başarısız gösteririz, nasıl aciz gösteririzin lobi faaliyetini yürüten azgın azınlık!

Resmen bir virüs gibi,kendinle mücadele ettirecek.

****

Sağlık çalışanlarımız, bu sürecin tartışılmaz tek kahramanları.

Yaptıkları hizmetin bana göre fiyat olarak bedeli asla ödenemez!

Gördüğümüz gibi birçoğu bu bedeli hayatlarından olarak ödüyorlar.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın sağlık çalışanlarımızın Kocaeli Büyükşehir Belediyesine ait toplu taşıma araçlarında ücretsiz yolculuk yapabileceğini açıkladı.

Başkan Büyükakın'ın sosyal medya üzerinden yaptığı bu paylaşımın altına, sağlık çalışanları tarafından yapılan yorumları gördüm.

Gerçekten çok üzüldüm.

İlimiz genelinde özel Kooperatifler alınan bu kararı inisiyatif alarak kısmen uyguladı.

Bazı kooperatifler kendilerininde zor günler geçirdiği bahanesine sığınarak uygulamadı.

Bak kerdeşim!

Haklısın millet olarak zor günler geçiriyoruz.

Bu süreçte sizlerde etkilendiniz.

Yolcu taşıma kapasiteleriniz düştü, mazot parasını çıkaramıyorsunuz.

Virüsün yayılma olasılığı ve sosyal mesafe kuralı doğrultusunda tedbir olarak, yolcu sayısı sınırlaması getirildi.

Şoför maaşı çıkaramıyorsunuz.

İyi de bu gerçek!

Vicdansız olabileceğiniz hakkını sizlere vermiyor.

İçinde bulunduğumuz bu zorlu süreçte, sen belki ekonomik olarak uradığın zararı süreç sonrası telafi edbileceksin.

Senin azarladığın,rencide ettiğin,üç kuruş için kırdığın aracından indirdiğin sağlık çalışanları, bizim sağlığımız için kaybettikleri canı telafi edemeyecekler.

Allah muhafaza, eğer bu virüs iletine bulaşırsan!

Seni tedavi edecek, senin düzelmen için kendi hayatını hiçe sayacak yine onlar.

Allah rızası için bu süreçte bu ayrımı iyi yapalım.

3 kuruş için en çok desteğe ihtiyacı olan, sağlık çalışanlarımıza karşı tavırlarımıza dikkat edelim.

Zaten darmadağın olmuş ruh sağlıkları onlara yetiyor!

Bir de biz onaları üzmeyelim..

Biz  bu değiliz..

Vefa duygumuzu kaybetmeyelim.

****

Vatandaşımız yapılan açıklamalardan hiçbir şey anlamıyor!

Yapılan açıklamaların içeriği, vatandaşlarımıza detaylı bir şekilde anlatılmıyor.

Devletimiz belki de gerçekten güzel önlemler alıyor.

Lakin! Yapılan açıklamalar halk diline uzak kalıyor..

Mesela Kamu bankaları kredi ödemelerini 3 ay erteleme kararı aldı.

Kulağa hoş geliyor!

3 ay kredi ödemeyeceğiz, 3 ay sonra taksit sayımız nerden kaldıysa oradan devam edecek.

Ama iş öyle değil!

Yapılan bu açıklama bizim anladığımız gibi değilmiş..

Bankalara erteleme işlemi için başvurunuzu yapıyorsunuz, kabul görüyor 3 ay erteme işlemini gerçekleştiriyor.

Fakat!

Yeniden düzenlenen geri ödeme planına bir bakıyorsunuz!

3 ay sonra yapacağınız taksit ödemesi yükselmiş.

Bankalar 3 ay ertelediği için faiz işlemi uygulayarak kendini zarara sokmadan yine ticaretini yapıyor.

İddia ediyorum bu erteleme işlemi vatandaşı rahatlatmak yerine daha da zora sokuyor.

Vatandaşın tek karı 3 ay ödeme yapmaması.

Zararı ise 3.ayın sonunda ödediği miktarın,yani borcunun yükselmiş olması.

Burada vatandaşa yapılmış bir kıyak, bir lütuf, bir kolaylık gözükmüyor.

Halk diline hasret kalan vatandaşlarımız, yapılan açıklamaları gerçekten  anlamadan dinliyor.

Yapılan her açıklama sonrası, gazeteci olmamızdan dolayı, bizim yakından takip ettiğimizi düşünen vatandaşlar arayarak bilgi almak istiyor.

Halktan kopuk halka uzak isimlerin yöneticiliğini asla tasvif etmedim.

Bugün bakıldığında bunun sıkıntısını çekiyoruz.

Halkın arasından çıkan bürokratları özledik.

Kahvedeki Ahmet amaca, evinde oturan Fatma bacı. Köyünde ekran başında takip eden Mehmet emmi yapılan açıklamaları anlamıyor.

Vatandaşımıza anlayacağı dilden açıklamalar yaparak bilgilendirmeler yapılmalı.

Bu süreçte Vatandaşa yapılan 150 milyara yakın kaynak aktarımı oldu.

Bunu anlayan, algılayan ve yararlandığını düşünen vatandaş sayısı çok az..

****

Büyükşehir başta olmak üzere, ilimiz genelinde benim nazarımda belediyelerimiz üzerlerine düşeni yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Adeta birbirleriyle yarışıyor.

Bu yarış elbette vatandaş olarak bizlere de yarıyor.

Rabim devletimizi başımızdan eksik etmesin.

Ben bu süreçte ne belediyelerimizin, nede devletimizin parasız olduğunu düşünmüyorum.

Yapılan hizmetler gökten zembille inmiş değil.

Maaşını alamayan kamu görevlisi yok.

Devletimiz memur maaşlarını ve kamuda çalışan personelinin maaşını eksiksiz yatırıyor.

Belediyeler tarafından yapılan yardımlar, hizmetler başkanın cebinden karşılanmıyor.

Onlar da! Devlet tarafından kendilerine verilen ödenekler ile gerçekleşiyor.

Belediyelerimiz kendi öz kaynaklarından yaptıkları fedakârlıklar ile de vatandaşlarımıza kolaylıklar sağlıyorlar.

Yani devlet üzerine düşeni yapıyor.

Devlet her yerde..

Başımızdan eksik olmasın..

****

Dijital çağa geçiyoruz, geçtik!

Bu gerçeğin karşımıza çıktığı şu günlerde, eğitim bile evlerden dijital ortamlardan veriliyor.

Birçok banka, özel firma  ödemelerini dijital ortamlardan karşılıyor.

Bugün 2022 ve 3294 sayılı kanunlardan faydalanarak devletten sosyal destek alan 2 milyon vatandaşa 1000 TL yardım yapıldı.

Bu yardımlar vatandaşlara PTT tarafından teslim edildi.

Tüm Türkiye’de ortaya çıkan görüntüler herkesi endişelendirdi.

Dijital çağ tartışmalarının yapıldığı bu günlerde, bu konuda adeta sınıfta kaldık.

Sağlık kurulu tarafından hayat durdurulmuşken, 2 milyon vatandaş  birbirlerini ezerek bu yardımı almak zorunda kaldı.

İlgili Bakanlık tarafından tespiti yapılmış bu vatandaşlarımızın hesaplarına bu paraları yatırmak varken, meydana gelecek bu tehlikeli durumun düşünülmemiş olması gerçekten düşündürücü.

İki kişi arasında bile korumak zorunda olduğumuz sosyal mesafe kuralı, postaneler önünde biriken kalabalık arasında kayboldu.

Bu risk düşünülmeli ve bu paralar vatandaşlarımızın banka hesaplarına yatırımalıydı.

****

Özel sektörde çalışan vatandaşlarımız bu süreci en şiddetli hisseden kesim.

Evde kalmaları gerekirken, birçoğu işlerine gitmek zorunda!

Sabah evlerinden ayrılan bu vatandaşlarımız, dışarıda virüs kaptım endişesi ile evine gelmeye çekinir vaziyette.

Esnaflarımız, bilim kurulu tarafından alınan kararlara harfiyen uyarak kepenk kapattılar.

Bu kararlara uyan esnaf kardeşlerimiz, dükkânlarını açamaz, kiralarını ve piyasaya borçlarını ödeyemez durumdalar.

Virüsten korunmak için evlerine kapanan esnaflar, borçlarını ödeyemedikleri ve bunun verdiği huzursuzluk yüzünden psikolojilerin bozmak üzereler.

Kademeli olarak sağlanan yardımlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın yol arkadaşı sessiz milyonlara biran önce ulaşması gerekiyor.

“Biz bize yeteriz Türkiyem” kampanyası bu vatandaşlarımıza can suyu olacak.

Tek endişe ve tek merak edilen! Toplanan bu bağışların vatandaşlarımıza taksimi nasıl yapılacak.

Azgın azınlığın kötü niyetle yaptığı eleştirileri, karalama kampanyalarını anlıyoruz.

Onları zaten görmeden geliyoruz.

Lakin !

Yetkililer açıklamadan ziyade, sessiz milyonların bu süreçte sesine kulak vermek zorundalar.

Azgın azınlığın ekmeğine yağ sürmemeliler.

Çünkü bu sefer zor durumdalar!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Devlet’inin her zaman arkasında dim dik duran vatandaşlarımız, esnaflarımız, özel sektörde çalışan işçi kardeşlerimiz, bu süreçte asla göz ardı edilmemeliler.

Sessiz milyonlara en yakın olan Başkan Erdoğan'ın şehirlerde bulunan kolu teşkilatlar, bu süreçte köprü vazifesi görmeliler..

Bu yükü hafifletmeliler.

Yardımlar, yapılan destekler, nokta atışı ile vatandaşlarımıza ulaşmalı.

Bu süreç empati yapmanın en üst düzeyde olması gereken bir süreç.

Bizim tuzumuz kuru olabilir.

Bizim bir sıkıntımız olmayabilir.

83 milyon vatandaşın herbiri bizim kadar rahat olamayabilir..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET