HÂNEDÂN DAMADI ŞEHİT ENVER PAŞA
Yeni Kocaeli

Murat Yılmaz

muratyilmaz@yenikocaeli.com

29 Ağustos 2019 Perşembe - 17:32

Yazarın Tüm Yazıları

HÂNEDÂN DAMADI ŞEHİT ENVER PAŞA

Şanlı Türk tarihinde Ağustos ayının farklı bir yeri var.

Zaferler Ayı ; “Ağustos”.

26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’nin 948. yıldönümü kutladık, 30 Ağustos’ta Zafer Bayramı’nın 97. yıldönümünde kutlayacağız.

 

Bir Başkomutanın Şehadet Ayı

Bu yazımızda 97 sene önce, Orta Asya’da Tacikistan sınırları içindeki Pamir dağları eteklerinde Rus mitralyözü (çok namlulu makinalı top) ile şehadet şerbetini içen Enver Paşa’ya anmayı niyet ettik.

Siyasetin İki Damarı

Günümüz siyasetinin iki ana damarı mevcut:

 “Atatürkçü” CHP ulusalcılığı ve “Enverci” Türk İslam Milliyetçiliği.

 

Çocukluğu ve Gençliği

İsmail Enver 22 Kasım 1881’de İstanbul Divan yolunda dünyaya geldi.

Askerlik mesleğini seçen Enver, kendisi beş yaşındayken tahta çıkan Abdülhamit Han’a daha harp okulu öğrencisiyken karşıydı.

Sultan Hamidi tahtan indiren ihtilalci yapının öncülerinden biri oldu.

Bir Yahudi karargâhı olan İttihat ve Terakki’nin öncü paşalarından biri haline geldi.

Lakin Mason olmadı. Bu yönüyle millîliğinden taviz vermedi.

İyi niyetli, gözü kara, hayalleri olan bir subay;  saf bir “Anadolu Çocuğu” idi.

1774 Kaynarca Muharebesinden sonra başlayan aşağılık duygusundan dolayı Avrupa’ya tabi olmayı esas kabul eden, umumi cereyandan etkilenen genç subaylardan bir tanesiydi Enver Paşa.

İlk Görev Yeri ; “Manastır”

Bulgar çetelerine karşı edindiği tecrübe, milliyetçiliğe yaklaşmasına ve ilerde benzer çete örgütlenmesine yarayacaktı.

Edirne’yi geri alması isminin Sarayda da duyulmasına neden oldu.

Bu gözü kara ihtilalci subayı hanedan kendine bağlamak istemiş ve Şehzade Süleyman Efendi’nin kızı Naciye sultan ile nikâhı kıyılmıştır.

 

Naciye sultana duyduğu aşk dillere destandır.

Ve ardından gelen Harbiye Nazırlığı (Milli Savunma Bakanlığı) görevi(1914).

En büyük icraatı; “Orduda gençleşme ve modernleşme hamlelerini Alman subaylarla beraber gerçekleştirmesi” diyebiliriz.

Çanakkale ve Kut Zaferlerinde, “Osmanlı Ordusu Başkomutanı”ydı.

Yeri gelmişken şu soruyu soralım; “Sarıkamış’taki facia O’na izafe ediliyor da; zaferler anılırken neden ismi anılmıyor?”

Cihan harbinde Almanlarla beraber savaşa girdi.

O dönemde İngiliz sömürgelerinin savaşa etkisi düşünülse, sömürgeciliği başaramayan Almanlar ile savaşa girilir miydi acaba?

14 Ekim 1918’de ittihatçı hükümet istifa etti. Çünkü savaş kaybedilmişti.

Yenilgi anlaşmasını yapmadan, bir Alman torpidosuna binerek ülkeyi terk etti.

Talat ve Cemal Paşalar yenilgiyi kabul etti. Ama Enver Paşa örgütü yeniden ayağa kaldırmak ve Orta Asya Müslümanlarını İngiliz ve Ruslara karşı ayaklandırmak için çalışmalar yaptı.

Batum’da bekledi. Yeniden yurda girecekti. Ama girmedi…

Neden girmedi? Bu sorunun cevabı derin bir mesele…

O’nun Hayatının Bize Verdiği Mesaj :

 “Hüsnüniyet” tek başına bir değer midir?

El cevap; “Hüsnüniyet” , “Hüsn-ü hareket” ile birleşince bir değer haline gelir.

Şehit olduğu dâvâ, dâvâmızdır.

“Türk İslam Birliği” sevdalılarına selam olsun…

 

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın Tüm Yazıları

KÖŞE YAZARLARI

KOCAELİ NAMAZ VAKİTLERİ

İMSAK
GÜNEŞ
ÖĞLE
İKİNDİ
AKŞAM
YATSI
04:59
06:40
13:04
16:29
19:05
20:34

TARİHTE BUGÜN

23 Eylül 1942
Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.