ANNELİK TACI

29 Kasım 2021 Pazartesi - 11:16

Bazen yazılarıma şöyle bir göz atıyorum da mizacımdan olsa gerek biraz sert yazmışsın az daha mı yumuşatsan acaba kendini diye özeleştirilerde bulunuyorum. Sonra gördüklerim ve tecrübe ettiklerime binaen az bile yazıyorsun diye gene kendimi eleştiriyorum.

Anneliği hayalinde başına taç takıp süslü süslü giyinip, o küçüçük cennet kokulu melekle poz vermek sananlara sesleniyorum. Eğer kendinizi anneliğe hazır hissetmiyorsanız lütfen ama lütfen tedbirinizi de alın. Birde hazır olmadığınız halde “yok yaşın geçiyor, yok tek çocukla olmaz kardeş şart, yok yap bi çocuk bak gör kocanla aran nasıl düzeliyor” gibi size akıl verdiğini zannedenlere ağızlarının payını vermekten de geri durmayın. Zira sabır katsayınız çocuk doğurmaya müsait değilse vah o çocuğun haline...

Şimdi diyeceksiniz ki sen çok mu mükemmelsin! Değilim efendim! Çok mükemmel de değilim az mükemmel de değilim hiç mükemmel de değilim! Ama en azından gayretkarım. 2 yaşındaki evladımdan helallik isteyecek kadar hatalarımın farkındayım.

En nefret ettiğim sözlerden birini yazayım size! “Bu çocuk niye böyle oldu.” İşte tam bu anda beynime sıçrayan kanın tesiriyle dilime gelenleri söylesem varya… Sürekli kafamda “Ya hayır söyle ya SUS” nidası olmasa “Bu da herşeyi bildiğini zannediyor” diye arkamdan daha çok gıybetimi yaptırtırım ben ya neyse…

Yahu işimize gelince her şeyi özene bezene yapan bizler, niye konu evlat olunca hep bi kaçış hep bi sebep arama yarışına girişiyoruz.

Çok severiz ya batıyı hani. Yabancıların dediklerini dinlemeye bayılırız ya hani bir örnek vereyim o zaman. Freud’a göre bir adamın cimri olması bile neye bağlı biliyor muyuz? Ebeveynin katı tuvalet eğitimi vermesine! Girmeyeceğim detaya mevzu bu değil. Bahsetmek istediğim bu çocuk niye böyle oldu diyeceğimize, ben gene nerde hata yaptım diyebilmemiz!

Koskoca Alemlere Rahmet Peygamberim’den de naçizane bir misal vermek istiyorum. Şuan bu satırları yavrumu uyutmaya çalışırken yazıyorum o yüzden detaylarını araştırmadan aklımda kaldığı kadarıyla yazacağım. Bu da paylaşımlarımda açık aramaya çalışanlar için küçük bi not olsun.

Peygamber Efendimiz torunlarından birini omuzlarına aldığı vakit bevletmesi üzerine herkes telaşla çocuğu almak istiyor ama O müsaade etmiyor. Ve torununu utandırmadan, kınamadan, bağırıp çağırmadan, ayıplamadan o en güzel lisanıyla muamelede bulunarak o küçücük kalbi gücendirmeden “ellemeyin torunuma” diyebiliyor.

Şimdi düşünüyorum da misalini, hemen başından indirip çöp uzatır gibi annesine babasına uzatır çoğu, birde bir ton laf söyleyerek. Ebeveynin de on ton azarlamasıyla müthiş bi “iyiki hayatımızdasın” ambiyansı oluşur değil mi??? Hani çocuk usluyken, sorun çıkarmıyorken, bağırıp çağırmıyor, ağlamıyor, inatlaşmıyor, vurmuyor, kırıp dökmüyor, usul usul herkesin sözünü dinliyorkenki tatlılığında herkes tarafından sevilen bir çocuk ya hani!!!!!! İyikivarya hani!!!!

Anneliğin başımıza taktığı uyduruk tacı çıkarıp ayağının altındaki cennetin kıymetini bilenlerden olmak duasıyla kardeşlerim. Hiçbirimiz mükemmel değiliz. Ama az daha gayret, az daha sabır. Büyüdüğünde size nasıl davranmasını istiyorsanız öyle davranın zaten olay kendiliğinden çözülür. Birde yetişkin bir insana yapamayacağınız muameleyi evladınıza da yapmazsanız eğer ölçüyü tutturursunuz.

Tabi hayatı size zindan eden bir eşe sahip değilseniz işiniz çok daha kolay, yok değilse dualarınıza o kardeşlerinizi de katın. Katın ki tüm anneler birbirini görmese de dualarda buluşsun. Rabbim içimizden biri hürmetine dualarımızı kabul buyursun. Aminaminaminamin. AllahümmeSalli Ala Seydina Muhammed.

 

YORUMLAR

  • Toplam 1 yorum

Yazan: Fatma Yurttaş

Annelik hayattaki en zor ve hiç kuşkusuz en önemli vazifelerden biri. Sabır da bu iş için olmazsa olmaz temek taşlarından biri. En çok duayı buna ederim çok sabırsız ve sinirli bir insanım evladımı o kadar çok seviyorum ki. Ama sinirim yüzünden bende sürekli hakkını helal et diye sarılıp ağladığımı bilirim. Rabbim bu kutsal vazifeyi hakkıyla yapmayı nasip etsin cümlemize.. aminn

0 Beğendim
0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI