KOCAELİ 17°

Bağırmak mı? Anne usulü mü?

16 Mart 2021 Salı - 16:13

Anneler evlatları söz konusu oldu mu her şeyin en iyisini ister. Eğitimi, beslenmesi, gelişimi vesaire...

Elbette bütün bunlar önemli mesele.

Peki bu süreçte inatlaşmalar, bağrışmalar, kendini yerlere atmalar hiç mi olmaz? Olmaz olur mu? Olmasa çocuk büyütmenin ne eğlencesi kalırdı ki!? Şaka bi yana hiç bağırmadan evlat yetiştirmek demek biraz mübalağa olur sanırım. Evet yeri geldi mi bağrılıyor da inatlaşılıyor da! Mesele evladınızı anne şefkatinden mahrum bırakmamak! Onu incitmemek! Kalbini kırıcı hakaret ve sözlerde bulunmamak! Vurmamak kelimesini kullanmama gerek dahi yoktur sanırım!

Yani kısacası yaptığı bir hatadan dolayı kızmış ve o öfkeyle bağırmış olmanız sizi kötü bir anne yapmaz. Ağzınızdan çıkanı kulağınız duyduğu müddetçe! Ve elbette bağırmanın şiddeti fiziksel şiddet etkisi yapmadığı takdirde bu söylediğim geçerli. Ölçüyü bu şekilde kurmak mümkün. Bağrışlarınız fiziksel şiddet olsaydı ne denli can acıtırdı bunu siz ölçüp tartın.

Nasıl ki insan ilişkilerinde dürüstlük ve samimiyet çok önemli, anne ile çocuk arasındaki bağda da bu durum geçerli. Çocuğunuza karşı dürüst ve içten olursanız, verdiğiniz tepkiler de sizi o ölçüde kitapvari bir anne olmaktan öteye geçirir. Okumak çok kıymetli elbette ama ezbere annelik yapmaktan da kaçınmak gerek.

Anne usülü dediğimden kasıt da bu işte! Adı üstünde anne! Sığındığın, gözü kapalı güvendiğin, o varsa başka kimseye ihtiyaç duymadığın, şefkatin ta kendisi anne! Şu bir gerçek ki ister profesör olun ister hiç okuma yazmanız olmasın, eğer çocuğunuzla samimi ve içten bir bağ kuramadıysanız ciltler dolusu kitap okusanız da türlü türlü eğitimler alsanız da fayda vermez.

Hani şu meşhur terim varya güvenli bağlanma diye. Annelerin ödü kopar acaba çocuğumla güvenli bağlanabildim mi diye. Bu önemli bi mesele. Hele altında yatan manaları düşününce. Yani saf, kandırma olmaksızın sevgiyle bağlanma. Demem o ki evlatlarınızla kuracağınız ilişkiler samimiyetsiz olmasın. Siz anne olduğunuzu bilin onlarda evlat olduğunu. Asla çocuğumla arkadaş gibiyim kelamlarını etmeyin. Çocuğunuzun arkadaşı değil her şeyi olan annesi olduğunuzu unutmayın.

Bakın bu zamanda annesini babasını mahkemeye veren evlatlar var. Niçin bu günleri yaşıyoruz? Bizler mi ebeveyn olmayı unuttuk, evlatlar mı evlat olmaktan çıktı? Hesabı iyi yapmak lazım. Peygamber Efendimiz’in buyurduğu şu hadisi iyi anlamak lazım. Kıyamet alametlerinden saydığı “Köle kadınların efendilerini doğurması” ne demektir? Ne kadar acı olsada baktığımız her yerde bunun örneklerini görmek mümkün. Annesini babasını öldüren insanlar varken üstelik asilik az kalır hale geldi ne yazık ki.

O yüzden yetiştirirken karşılığında ne görmek istiyorsak ona göre davranmak lazım. Her şey de menfaat bekliyoruz ya hani, kaz gelecek yerden tavuk esirgemiyoruz falan. İşte evlatlarımızı yetiştirirken menfaatin en büyüğünü gözetmek lazım. Yaşlandığımızda nasıl bir evlat görmek istiyorsak, hiç bir işini kendi başına göremeyen yalnızca annesi ve babasına muhtaç olan o küçük kalpleri öyle muhafaza etmek lazım işte. Elbette anne baba olduğumuzu unutmadan...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARIN TÜM YAZILARI

KÖŞE YAZARLARI

ANKET

  • Darıca Belediye başkanı Muzaffer Bıyık
  • Gebze Belediye başkanı Zinnur Büyükgöz
  • Çayırova Belediye başkanı Bünyamin Çiftçi
  • Dilovası Belediye başkanı Hamza Şayir
  • Körfez Belediye başkanı Şener Söğüt
  • Derince Belediye başkanı Zeki Aygün
  • İzmit Belediye başkanı Fatma Kaplan Hürriyet
  • Kandıra Belediye başkanı Adnan Turan
  • Başiskele Belediye başkanı Yasin Özlü
  • Kartepe Belediye başkanı Mustafa Kocaman
  • Gölcük Belediye başkanı Ali Yıldırım Sezer
  • Karamürsel Belediye başkanı İsmail Yıldırım