Lütfü Türkkan: Teröristbaşı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ismini aynı yerde anmak benim canımı yakıyor

Gece saatlerinde onaylanan Çerçeve Yasa görüşmelerinde konuşan İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, “Teröristbaşı ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ismini aynı yerde anmak benim canımı yakıyor” dedi

Büyütmek için resme tıklayın

“Terörsüz Türkiye” sürecinin yasal zemini olarak hazırlanan Çerçeve Yasa’nın TBMM’de kabul edilmesi, siyasetin gündemine oturdu. Çerçeve Yasa oylaması öncesi konuşan İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan şunları söyledi: “Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında, bu vatanın bütünlüğü uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum. Bu Meclis bugün, Pazartesi neden toplandı? Kırk yıldır bu milletin kanını döken terör örgütünün mensuplarına hukuki bir elbise giydirmek için toplandık. Adına da "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" diyorsunuz. Hayır, bu herhangi bir bütünleşme değil, bu çözülmenin başlangıcı olacaktır. Bu, asla terörü bitirme yasası da değildir, terör örgütünün silahla elde edemediğini, siyaset ve hukuk üzerinden elde etmesinin yolunu açan bir yasayla karşı karşıyayız.


CUMHURBAŞKANI YARDIMCILARININ İKİSİ DE KÜRT


İmralı'daki teröristbaşının "bin kilometrelik yolun başı" dediği de budur. Bugün burada da ifade ettiler, nihai çözüm dedikleri "Ana dil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi başta olmak üzere demokratik hakları unuttuk zannetmeyin." diye hepinizi de uyardılar. Maskeler düşmesin diye bu yasaya da bunu koymamışlar henüz. Bu taleplerini ekim ayında Meclisin açılışına saklıyorlar. Tatlı dille Türk milletine aba altından sopa gösterdiler. Yoksa barış gelmeyecekmiş, haberiniz olsun "Bunun gerisi gelmeyecekse barışı beklemeyin." dediler. 1924'ü atlayıp 1921'e de gönderme yapılması tesadüf değil. Eşit vatandaşlık, ortak vatan, demokratik cumhuriyet tartışmaları tesadüf değil. Eşit vatandaşlıktan anladığımız ne? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Artvin Şavşatlı mı? Soruyorum, Maliye Bakanı Kocaeli Kartepeli mi? Hayır, ikisi de Kürt; kimsenin de herhangi bir itirazı yok. Yani Kürt diye herhangi bir yere seçilemediler mi? Arkadaşlarımız burada, Cengiz Çandar da orada Sayın Tuncer Bakırhan da orada. Nedir eşit vatandaşlık? Sermaye konusuna gelirseniz şu Eskişehir yolunu boydan boya bir geçin, eğer 20 tane gökdelene rastlarsanız 18 tanesi Kürt iş adamlarının. Sermayeyi de elde etmekte bir engel yok. Nerede eşit vatandaşlık istiyoruz?

DEMOKRASİ TÜRK’E LAZIM DEĞİL Mİ?

Ortak vatan eğer Türkiye'nin egemenlik haklarına sahip olmaksa hiç kimseye vermeyiz, bu vatan Türk milletinin vatanıdır. Öyle ortak vatan söylemiyle egemenlik haklarına sahip olmak yok, bunu da söylemek istiyorum. Türksüz bir vatandaşlık tanımı getirmeye çalışıyoruz. Üniter devleti tartışmaya açmak istiyorsunuz. Cumhuriyetin kuruluş felsefesini değiştirmeye çalışıyorsunuz, bu da milletin karşı çıkamayacağı için kavramın arasında saklanıyor: Barış ve terörsüz Türkiye. Biz de terörsüz Türkiye istiyoruz. Ya, terörsüz Türkiye istemeyen var mı? Demokrasi Kürt'e lazım da Türk'e lazım değil mi? Mümkün mü öyle bir şey? İnsan hakları Kürt'e lazım da Türk'e lazım değil mi? Yargıda adalet istemek Kürt'ün hakkı da Türk'ün hakkı değil mi? Tutuklamaların cezaya dönüştürüldüğü bir sistem içerisinde yargıya adalete en çok Türklerin ihtiyacı var böyle bir dönemde ama bunun için devlete ihanet etmeye gerek yok, terörist olmaya da gerek yok. Biz de sizden çok daha fazla istiyoruz Türkiye'de tek bir silahlı terörist kalmasın, bütün PKK/KCK kayıtsız şartsız teslim etsin, bütün yapılarını dağıtsın, finansman ve propaganda ağlarını tasfiye etsin ama terörist silahını bırakırken adalet kendisine, teröriste teslim etmeyecek. Silah teslim almak için teknik temas başka bir şey, terör örgütüyle ucu açık siyasi ve idari ilişki kurmak başka şeydir.

ONUN PAYDAŞI DEĞİLDİR

Bakın, benim en çok canımı acıtan şey şu: Bu sıralarda oturan arkadaşların her birinin iki sene evveline kadar "İmralı'daki bebek katili" "cani" "terörist başı" dediği adam ile Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Sayın Tayyip Erdoğan'ın ismini aynı yerde anmak benim canımı yakıyor, çok net söylüyorum. Onun paydaşı değildir, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan hepimizin cumhurbaşkanıdır ama İmralı'daki terörist başıyla onu ben eşitleyemem, eşitleyene de iyi gözle bakmam, samimi de bakmam, buradan söylemek istiyorum. Pazarlık yok diyorsunuz, Mayıs 2025'te 12'nci kongresini topladı "Silahları kayıtsız şartsız bırakıyoruz ama hukuki adımların gelmesi şartıyla." dedi. Sizinle pazarlık ettiler ve bu kanunu da öyle getirdiniz. Davasını erteliyorsunuz "Af yok." diyorsunuz, sonra o davadan aldığı cezayı da düşüyorsunuz. Çekmediği cezayı infaz edilmiş sayıyorsunuz. Bunun adı "af" değilse ne Allah aşkına ya! Aranızda çok hukukçu arkadaş var, lütfen, bunun bir doğru tarifini yapsın bize.


BEDELİNİ MEHMETÇİK ÖDEDİ


Terör, yalnızca tetiği çekenden ibaret değildir, örgüte katılan vardır, yöneten vardır, para veren vardır, eleman kazandıran vardır, propagandasını yapan vardır, kurşunu sıkan başkası olabilir ama parasını, onu veren, onu finanse eden, onu görevlendiren başka birisi olabilir ama aynı terör yapısında bunları ayakta tutuyorlar. Terörist silahını bırakacak, sonra hangi saldırıya katıldığını anlatacak, kimden emir aldığını da anlatacak, silah depolarını gösterecek, işlediği suçlara karşı Türk mahkemelerine karşı hesap verecek, olması gereken bu. Bu değil, bu teslimiyettir, zafer çığlıkları atan bir terör örgütü var karşınızda, haberiniz olsun. Teslim içerisinde olan bir yasakla bizim karşımıza geldiniz. Vicdanları kandırmak için "Kasten öldürenleri kapsam dışında bıraktık." diye de övünüyorsunuz. Bebek katillerini affetmemek iktidarın lütfu değildir, devlet olmanın asgari şartıdır, devlet olmanın gereğidir. Bu film daha önce oynandı 2013'te -buradaydım ben- 2015'te oynandı "barış" dediler "çözüm" dediler sonra şehirlerimize hendekler kazıldı, silahlar yığıldı, bedelini Mehmetçik ödedi, polisimiz ödedi, korucular ödedi, milletimiz ödedi.

TÜRKİYE KAYNAKLARINI TÜKETEN PKK TERÖRÜDÜR

Sayın milletvekilleri, diyorlar ki: "Teröre harcanan milyarlar artık harcanmayacak, okul yapılacak, hastane yapılacak, yatırım gelecek." Ya, bunlar zaten yapılıyordu yani yirmi beş yıldır iktidardasınız, orada zaten yapılan bir sürü hizmet var ama PKK yalnızca milletimizin canına değil, malına da düşmanı oldu; okulları bastılar, öğretmenleri katlettiler; şantiyeleri bastılar, "Yollar yapılacak." diye iş makinelerini yaktılar; fabrikaları kundakladılar, sahiplerine gittiler, haraç istediler; yetmedi, bu milletin çocuklarını, evlatlarını dağa kaçırdılar, çocukları ailelerinden koparıp mağaralara tıktılar. Şimdi, çıkmış "Terör olmasaydı bu milyarlar yatırıma giderdi." diyorlar. Peki, o milyarlar neden harcandı? Bu milletin okulunu, fabrikasını, yolunu, barajını, en önemlisi evladının canını azgın PKK teröründen korumak için harcandı; helali hoş olsun, helali hoş olsun. Türkiye'nin kaynaklarını tüketen terörle mücadele değil, kırk yıldır bu ülkenin başına musallat olan PKK terörüdür. Şimdi, faturayı devlete kesip terör örgütünü temize çıkaramazsınız, devlete fatura kesemezsiniz. Hani "Örgüt feshedildi, şartsız teslim oldu." diyorsunuz ya, şartsız teslim olduysa bu yasa niye ya? Bu yasa niye geldi şartsız teslim olduysa? Bu heyetler niye gitti, geldi? Bu görüşmeler niye? Bu hukuki ayrıcalıklar ne? Yani Türkiye'de mesele Kürt meselesi değil arkadaşlar, terör meselesi, bunu doğru okuyun. Kürt kardeş, benim öz kardeşim, benim akrabam, canım ya, canımı teslim ettiğim insan. Kocaeli'nin çarşısında da Diyarbakır'ın sokaklarında da aynı bayrak dalgalanıyor. Barış devletler arasında olur, dünyada terör örgütüyle barış yapan olmaz, terör örgütü başka bir şey. PKK'yı Kürtlerin temsilcisi hâline getirmek de Kürt vatandaşlarımıza yapılacak en büyük haksızlık olur, orada yaşayan insanlara günah edersiniz. Bu yasa -merak ediyorum- Diyarbakır'daki çocuğa kahvaltı veriyor mu, Hakkâri'de gençlere iş veriyor mu, Batman'da kadına güvence veriyor mu, Savur'da ifade özgürlüğü veriyor mu, Kızıltepe'ye refah getirdi mi, Şırnak'a demokrasi mi getirdi? Dağdaki teröriste sadece hukuki bir ayrıcalık getiriyor, ona bir imkân getiriyor.

BÖLÜNMÜŞ TÜRKİYE PROJESİ

Değerli arkadaşlar, söz konusu muhalif olunca tutuklamayı cezaya dönüştürenler, söz konusu dağdaki terörist olunca affetmeyi konuşuyorlar burada karşınızda. Elindeki silahla terör eylemleri gerçekleştirerek sözde muhalefet yapanları serbest bırakacak bir yasayı coşkuyla çıkaranlar hukuk zemininde muhalefet yapanları cezaevine atıyorlar ve sizler de bunu alkışlıyorsunuz. Sizin adalet anlayışınıza kim güvenir ya, böyle bir adalet anlayışı olur mu? Sizin ülkeye yaymaya gayret ettiğiniz barış ve demokrasi bulutlarının ardında yatan "bölünmüş Türkiye" projesine hizmet etme aşkınızdır, başka hiçbir şey değildir. İşte Türkiye'yi sürüklediğiniz yer de budur. Aynı süreç Suriye'de de işletiliyor, SDG'nin Suriye düzenine nasıl entegre edileceği konuşuluyor. Suriye'nin yeni anayasal yapısı tartışılıyor.


DURUŞUMUZ ALİ GÜNGÖR’ÜN DURUŞUDUR

Aynı dönemde Türkiye'de bu sürecin başlaması tesadüf değil. Bu bölgedeki sınırları sadece değiştirmek değil, devletlerin yapısını değiştirmek isteyen Büyük Orta Doğu Projesi aklının devamıdır bu. Ulus devletleri zayıflatmak isteyenlerin projesidir bu proje. Çerçeve yasa yalnızca ilk kilometre taşıdır. Arkasından Türk Ceza Kanunu, sonra Terörle Mücadele Kanunu ve en sonunda da Anayasa'yla bu işi halledilmek istenmektedir. Duruşumuz milletvekilliği döneminde terörist başı Abdullah Öcalan'ın idamını fiilen ortadan kaldıran düzenlemeye karşı çıkarak siyasi bedelini göze alıp devletin ve milletin hukukunu savunan Türk milliyetçisi Ali Güngör'ün duruşudur. Terör örgütü silah bırakabilir ama Türkiye Cumhuriyeti adaletten vazgeçemez. Bu kanuna oy verecek herkes, evladını bekleyen acılı annenin gözlerine iyi baksın, yüreği yanan babalarının yüzüne iyi baksın.”

11 Ağu 2026 - 13:02 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.