Geçtiğimiz günlerde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in karşı karşıya gelmesi halinde oyunu Büyükakın’dan yana kullanacağını söylemesiyle tartışmaların odağına yerleşen Sefa Sirmen, kendisine yönelik eleştirilere ikinci bir açıklamayla cevap verdi.
Sirmen’in açıklamasında şu ifadeler yer aldı: “
Kıymetli Hemşehrilerim,
Son günlerde yaptığım açıklamalar üzerinden siyasi duruşumu ve partililiğimi sorgulamaya kadar varan yorumları dikkatle takip ediyorum. Herkes düşüncemi, sözümü ve siyasi değerlendirmelerimi eleştirebilir. Ancak partililiğimi ve partime olan bağlılığımı hiç kimseye sorgulatmam.
Siyasi hayatım boyunca farklı dönemlerde, farklı siyasi partilerden çok sayıda teklif ve davet aldım. Şartlar değişti, insanlar değişti, siyasi dengeler değişti; ben partime sırtımı dönmedim. Zor zamanlarında da burada oldum, iyi günlerinde de. Makam için parti değiştirmedim, kişisel hesabım için başka kapı aramadım. Dolayısıyla bugün bir belediye başkanının yaptığı hizmete hakkını teslim etmemi veya kendi partimde yanlış gördüğüm bir anlayışı eleştirmemi başka yerlere çekmeye kimsenin hakkı yoktur. Benim partililiğim, bir kişiye kayıtsız şartsız bağlılıkla değil, yıllardır taşıdığım siyasi kimliğim ve verdiğim mücadeleyle ölçülür.
Öncelikle şunu açıkça ifade edeyim: Benim ne bir makam beklentim, ne kişisel bir hesabım, ne de herhangi bir kimseye yanaşma ihtiyacım vardır. Siyasette de ticari hayatımda da bu saatten sonra kimseden bir beklentim yoktur. Doğru gördüğüme doğru, yanlış gördüğüme yanlış demek dışında bir hesabım da olamaz.
Genel Başkanımızın Kocaeli mitinginde otobüsteydim. İl Başkanımız gelip benimle tokalaşarak “Hoş geldiniz” dedi. Fatma Hanım ise uzaktan başını eğerek selam verip geçti. Mitingde geçmişte görev yapmış isimler dâhil birçok kişi anons edilirken benim ismim anons edilmedi. Bu kente çok zor şartlar altında kazandırdığımız eserlerden; İZAYDAŞ’tan, İZGAZ’dan, Yuvacık Barajı’ndan ve o dönemin belediyecilik mücadelesinden söz edilmedi.
Ancak bazı gerçekleri de artık hatırlatmak gerekiyor. Seçim dönemlerinde telefonum susmazken, kapım herkese ardına kadar açıkken; “duayen”, “abi”, “başkanım” denilirken, seçim kazanıldıktan sonra ne değişti de telefonlarımız açılmaz oldu? Ne değişti de “Onların devri bitti” sözleri kulağımıza gelmeye başladı?
Bugün tek bir cümlem üzerinden “Yakışmadı” diyerek hüküm veren bazı partili arkadaşlarımıza da sormak isterim: Bütün bunlar yaşanırken neredeydiniz? O gün neden aynı hassasiyeti göstermediniz? O gün susuldu, görmezden gelindi. Belki de doğru bulundu. Ancak bugün geldiğimiz noktada şunu görmek gerekir: O gün görmezden gelinenler, bugün konuştuğumuz ayrışmaların zeminini hazırladı. Bu nedenle söylediklerimi bir gazete manşeti veya tek bir cümle üzerinden değil, bütünüyle değerlendirin.
Ben artık makam peşinde koşacak bir siyasetçi değilim. Bundan sonraki sorumluluğumu; yılların tecrübesiyle gördüğüm doğruları söylemek, Kocaeli’de ve partimizde yaşananları Genel Merkezimize doğru aktarmak olarak görüyorum. Bunu kapalı kapılar ardında yapıp kamuoyundan, partililerimizden veya Kocaeli halkından saklayacak da değilim. Ben kimsenin arkasından konuşmadım, kimsenin arkasından iş çevirmedim. Ne söyleyeceksem kişinin yüzüne de kamuoyunun önünde de aynı şeyi söylerim.
Çünkü demokratik bir partide farklı düşünceler tehdit değil, zenginliktir. Sorunların konuşulması partiye zarar vermez. Asıl zarar, sorunların üzerinin örtülmesi ve birikmesine göz yumulmasıdır. Bugün görmezden geldiğiniz bir rahatsızlık, yarın sandıkta karşınıza çıktığında müdahale etmek için geç olabilir.
Benim Büyükşehir konusundaki sözlerimin özü de tam olarak budur. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kazanılmak isteniyorsa aday yalnızca bir grubun değil, bütün partililerin içine sinen ve toplumun geniş kesimlerinden karşılık bulabilecek bir isim olmalıdır. Halktan kopmayan, herkese koşan, davet edildiği yere ayrım yapmadan giden, insanları kırmadan dinleyen, şehrin bütün dinamikleriyle diyalog kurabilen, mütevazı, ulaşılabilir ve siyasi nezaketi koruyan bir yönetici olmalıdır.
Bugün partimizin içerisinde kırgınlıklar ve gruplaşmalar varsa Genel Merkezimizin bunları görmesi ve aday değerlendirmesinde dikkate alması gerekir. İnsanların rahatsızlıklarını yok sayıp sonra hiçbir şey yaşanmamış gibi destek beklemek doğru değildir. Belediye başkanlığı yalnızca parti rozetiyle yapılacak bir iş değildir. Belediyecilik; liyakat, hizmet, yönetme kabiliyeti ve toplumun güvenini gerektirir.
Yıllardır aynı yolda yürüdüğümüz bazı arkadaşlarımızın da konuşmamın tamamına bakmadan tek bir cümle üzerinden hüküm vermelerini doğru bulmuyorum. Eleştiriye her zaman açığım. Ancak yılların emeğini ve yol arkadaşlığını bir gazete manşetine veya tek bir cümleye feda etmek de kimseye yakışmaz.
Daha önce de söyledim: Bazı şeylerin neden söylendiğini günü geldiğinde daha iyi anlayacak, göreceksiniz. Ben bugünden gördüğümü söylemekle yükümlüyüm. Yarın “Bunları görüyordunuz da neden söylemediniz?” denildiğinde susmuş olmayı kendime yakıştırmam.
Benim kimseyle şahsi bir kavgam yoktur. Sadakatim kişilere değil; ilkelerime, partime ve Kocaeli halkınadır. Doğru bildiğimi dün söyledim, bugün söylüyorum, yarın da söylemeye devam edeceğim.”
Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.