Kocaelispor yönetiminden Kadir Genç, Sefa Ertuğ ve Mustafa Tanrıkulu’nun ayrılışı kamuoyuna "iş yoğunluğu ve il dışı projeler" olarak yansıtıldı. Ancak kulüp kulislerinde konuşulanlar, sunulan bu diplomatik gerekçelerle uyuşmuyor. Camianın zihnini kurcalayan temel soru net: Bu isimler kendi iradeleriyle mi ayrıldı, yoksa istifaya mı zorlandı? Yönetim oluşturulurken her yöneticiden önceden taahhüt veya istifa mektubu alındığı iddiaları doğru mu? Eğer bu yöneticilere yönelik sistemli bir baskı ve mobbing uygulandıysa, bunun kulübe ve yönetimin meşruiyetine vereceği zarar hesaba katıldı mı?
“BİZ AİLEYİZ” LAFTA KALDI
Başkan Recep Durul’un sıkça dile getirdiği "Biz bir aileyiz, aramızda para konusu olmaz" ifadesi, yaşanan son gelişmelerle ciddi bir sınavdan geçiyor. Yönetime girerken bu isimlerin maddi durumları, yapabilecekleri katkılar ve kulübün mali yapısı bilinmiyor muydu? Maddi yükümlülükler gerekçe gösterilerek bir yıpratma süreci yürütüldüyse, bu durum "aile" vurgusunun yalnızca söylemde kaldığını gösterir. Yönetim, mali gerçekleri ve ayrılıkların arkasındaki ekonomik sebepleri taraftara şeffaf bir şekilde açıklamak
MAHREM GÖRÜŞMELER SIZIYOR
Kulüp içindeki en kritik ve gizli toplantıların yalnızca belirli basın kuruluşlarında, adeta adrese teslim haberlerle yer alması tesadüf olamaz. Sezon başlamadan önce yönetim kurulunda dile getirildiği iddia edilen "Paraşütsüz düşeriz" uyarısı basının kulağına nasıl gitti? Bu ifadenin kulübün geleceğini korumak ve erken bir tedbir alınmasını sağlamak adına iyi niyetle mi söylendiği, yoksa yönetim içi bir güç mücadelesinin malzemesi mi yapıldığı açıklığa kavuşmalıdır.
BENDEN BAŞKA ADAY YOK RAHATLIĞI MI?
Başkan Recep Durul’un kulübün başında bulunduğu dönemde Kocaelispor önemli bir ivme yakaladı. Birinci Lig'de elde edilen şampiyonluk, Süper Lig'de mütevazı bütçeyle ligde kalınması ve yeni sezona ilk altı haftada ilk üçte girilerek yapılan güçlü başlangıç kuşkusuz büyük bir başarı. Ancak bu tablo, Başkan Durul'un saha sonuçları bazında oldukça şanslı bir dönem geçirdiği gerçeğini de beraberinde getiriyor. Saha sonuçlarının getirdiği bu konfor alanı, yönetimsel kararlarda bir güç zehirlenmesine mi dönüşüyor? Seçim öncesinde "Aday değilim, yönetimden bir arkadaşı desteklerim" deyip, ardından "Benden başka aday çıkmaz, ben olmasam kulüp sahipsiz kalır" edasıyla hareket etmek, kulübün ortak akılla yönetilme ilkesine aykırıdır. Başkanın yönetim içinde rahatsız olduğu ve tasfiye etmek istediği başka isimlerin de olup olmadığı merak konusu.
Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.
Şimdi oturum açın, her yorumda isim ve e.posta yazma zahmetinden kurtulun. Oturum açmak için bir hesabınız yoksa, oluşturmak için buraya tıklayın.
Yorum yazarak Yeni Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.