" EN UFAK BİR ZAFİYET SÖZ KONUSU OLMAMALI"
2. Yerel Yönetimler Tarım Çalıştayı programı bugün Uluslararası Kongre Merkezi’nde Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi’nin katılımı ile gerçekleştirildi.
Uluslararası Tarım Şehirleri Birliği (Agricities) tarafından, Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde organize edilen ve 3 gün sürecek “2. Yerel Yönetimler ve Tarım Çalıştayı”'nın açılışı Tarım ve Ormancılık Bakanı Vahit Kirişçi ve 30 büyükşehir belediyesinin katılımıyla gerçekleştirildi. Kocaeli Kongre Merkezinde 3 gün sürecek olan Tarım Çalıştayının açılışına Bakan Vahit Kirişçi’nin yanı sıra Bakan Yardımcısı Nihat Pakdil, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz ve Eşi Selda Yavuz, Kamerun Tarım ve Tarımsal Kalkınma Delege Bakanı Clementine Antoinette Ananga Messina, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve eşi Figen Büyükakın, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, İlçe Belediye Başkanları, AK Parti İl Başkanı Mehmet Ellibeş, MHP İl Başkanı Yunus Emre Kurt, Daire Müdürleri, Muhtarlar ve çiftçiler katıldı.
Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi çalıştayda bir konuşma yaptı. Bakan Kirişçi konuşmasında şunları söyledi: “Bu tür etkinlikler bizim çok özlemini duyduğumuz, istifade edeceğimize inandığımız önemli etkinlikler. Merkezi idarenin aldığı kararların yerelden de destek görmesi ve yürütülüyor olması son derece önemli ve anlamlıdır. Yerelin sahiplenmemesi durumunda en ideal dediğiniz çalışmalar bile yarım kalabilir. Burada benden önceki hatipler de dile getirdi. Geldiğimiz günden beri sıkılıkla ifade ediyoruz. Tarım stratejik bir sektör. Gıda bizim vazgeçilmez. Bulunulurluğu sağlamak zorundayız. Bunun iki yolu var. Ya üreteceksiniz ya da üretenden alacaksınız. Dünya öyle bir dönemden geçiyor ki gıda milliyetçiliği gibi bir kavram ortaya çıktı. Dünya kapılarını kapattı. Kendi kendine yetmeye çalışıyor.
EKSİĞİMİZ VAR MI? ELBETTE VAR
2002 yılından beri atılması gereken adımlar zamanında atıldı. Üretim için bir iradenin ortaya konuşması gerekiyor. Hukuk devlerinde mevzuat esastır. Oluşturduğunuz mevzuatlarla siz sektörün önünü açarsınız. Bu ülke herkesin bildiği bir tarım ülkesi olmasına rağmen 2006 yılına kadar bir tarım kanunu yoktu. Bu ülkede ıslahçı hakları kanunu yoktu. Şuanda ıslahçı hakları kanunu var, tohumcu hakları kanunu var. Siz bir sanayi tesisinde üretim yapmıyorsunuz. Her türlü tabiat şartlarında üretim yapıyorsunuz. Üreticinin bu riskten minimum düzenlenmesi için tarım sigortası faaliyete girdi. Eksiğimiz var mı? Elbette var. Revizyon gerektiğinde bunu yapacak imkanımız var.
3 KATINDAN FAZLA BİR ARTIŞ VAR
Biz iktidara geldiğimizde 65 milyon nüfus vardı. Bugün 85 milyon nüfus var. 20 milyon nüfus eklenmiş durumda. Tarımı ile bize örnek gösterilen ülkelerin nüfusundan da büyük bir nüfus. Refah seviyesi yükseliyor. Sofralarımız o eski sofralar değil. Çocukluk yıllarımızda bulgur pilavı, ayran yanında da salata yapıldıysa evde kesin misafir vardı. Şimdi bu menüye bakan çocuk yok. Dolayısıyla bir ürün çeşitliliğine gitmemiz gerekiyor. Ülkemizi ziyaret eden 15 milyon ziyaretçi ve turistimiz vardı. Bugün 50 milyona çıktı. 2002’ye göre 3 katından fazla bir artış var.
" EN UFAK BİR ZAFİYET SÖZ KONUSU OLMAMALI"
En ufak bir zafiyet göstermemiz söz konusu olmamalı. Başkanlarımız ifade etti. Bize bakanlığımız tarafından bir çerçeve çizilebilir dedi. Burada da birkaç kelime edilebilir. Birincisi kent tarımı. İstanbul örneği. Hemen yanı başınızda. Kocaeli bunu yapabilir. İstanbul’a Türkiye’de yetişen meyve sebzenin yüzde 25’i gidiyor. 76 ilden meyve sebze gidiyor. 270 bin kamyonla taşınıyor. 140 milyon kilometre yol kat ediyor. 117 bin ton karbondioksit salıyor. Buyurun arada 90 kilometre yapın. Bu kadar yakın olan coğrafyanın bu üretimi İstanbul için yapması ve bunu öncelemesi gerekir.
Evet Kocaeli de büyükşehir 2 milyonun üzerinde nufüsü var. Tarım arazisi konusunda 75’inci sırada. Çok gerilerde. Topraklarımızı verimli kullanmamız gerekiyor. Stratejide ürünler vardır. Tıbbı ve aromatik bitki başımızın tacı. Buna ödenen dünya döviz var. Fakat biz bunları taban arazide, un yağ şekerin yetiştirildiği arazide yetiştirilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Bu anlamda yerel yönetimler olarak hassas olmamız gerek. Marjinal tarımı topraksız kültürde de yapabiliriz. Bunları oralarda da yapabiliriz.”