TUTUŞ HÜRRİYET’İ FENA KÖŞEYE SIKIŞTIRDI!
AK Parti Gurup Başkan Vekli Muharrem Tutuş’un gündeme getirdiği KEV konusuna cevap vermekten kaçan Başkan Hürriyet her zaman olduğu gibi basına saldırdı.
Uzun süredir İzmit Belediyesi’nin meclis oturumuna katılmayan Başkan Fatma Kaplan Hürriyet Aralık ayı oturumuna da katılmadı. Yeni Kocaeli Gazetesi olarak bu konuyu haberleştirmiş “Yine gelmiyor! Neredesin Hürriyet?”diye sormuştuk. Haberimize konu olan kısım ise AK Parti Gurup Başkan Vekili Muharrem Tutuş’un Kasım ayı meclis oturumunda gündeme getirdiği Kocaeli Eğitim Vakfı’nın belediyenin 300 milyonluk yerini alması ve daha sonra bu yeri belediyeye kiraladığı, o dönem belediye ve KEV davasının avukatının da Fatma Kaplan Hürriyet olduğu gerçeğiydi..
KONUYU TÜGVA’YA BAĞLADI VE SAPTIRDI
AK Partililer tarafından Başkan Hürriyet’in meclis oturumlarına grup Başkan Vekili Tutuş’un gündeme getirdiği konuya haftalardır cevap vermediği, cevap vermekten kaçtığı ve bu sebepten meclis oturumlarına katılmadığı yorumları yapıldı. Haberimizin ardından, Başkan Hürriyet, sosyal medya hesabı üzerinden tedbir amaçlı karantinada olduğunu söyledi.Bu sebepten meclis oturumuna katılmayan Başkan Hürriyet, AK Parti Gurup Başkan Vekili Muharrem Tutuş’un gündeme getirdiği konuya ise hiç değinmedi.Topu taça atarak gündeme gelen konuyu Tügva’ya bağladı ve tamamen saptırdı.Gündeme gelen konuya cevap vermek varken, yapılan Haber sonrası Gazetemizi hedef alarak her zaman olduğu gibi yandaşlık ile suçladı.
BAZI ŞEYLERİ VİCDANLICA DÜŞÜNMEK GEREKİYOR
Başkan Hürriyet’i köşeye sıkıştıran Muharrem Tutuş, gündeme getirdiği konu hakkında yaptığı açıklamasında, “ Bir tane vakfa binayı belediye bedavadan vermiş olsa ne düşünürüz? Yanlıştır bu deriz. Böyle bir şey olamaz deriz. 3 senedir belediye başkanından duyduğumuz rant meseleleri üzerinden belediyeye ait yerleri bir yerlere versek içimiz kanar. İzmit Büyükşehir Belediyesi o senelerde satış senedi 50 dönümlük bir yer vakıfa satmış. 50 dönümlük yer 300 milyona satılmış. Nasıl olunur diye bakıldığında kanunun bazı kuralları var. Belediyenin meclis kararı almış olması ve İskan Bakanın izni olması gerekiyor. Sadece bakanın izni olmadığı için bu karar iptal ediliyor. Burada ise sadece encümen kararı ile satış yapılmış. 30 milyon peşin 270 milyon ise 10 eşit taksitle ödenecek denmiş. Bu iş mahkemelik olmuş. İlgili vakıftan beleiyeye hiç borç ödenmemiş. Bu borç mahsup işi düzenlemiş. 270 milyon borcu varmış ama başka para ödemenize gerek yok o yer sizindir denmiş. Daha hikaye devam ediyor. O alan belediyeye tekrar kiralanıyor. 14 bin aylık kirası var. Birde altına not düşülüyor. Deniyor ki kira geç kalırasa geçikme faizi olur. Bu yer kiralanırken bunların yanından ki 2 arsa var bunları da onu sana vereyim diyor. Sizlerin bu duruma çok güzel olmuş diyeceğini düşünmüyorum. Sayın başkan keşke burada olsaydı. Buradan kazandığı parayı rahat harcayamamıştır diye düşünüyorum. Üzülmüştür diye düşünmek istiyorum. Bazı şeyleri vicdanlıca düşünmek gerekiyor.” Dedi.
İşte Hürriyet’in haberimizin ardından yaptığı o açıklaması;
Oğlumuzun sınıfında çok sayıda korona vakası nedeniyle dün oğlumuz bugün de eşimle ben test verdik. Ve birkaç gün kendimizi karantinaya aldık. Testlerimiz negatif çıkarsa karantina son bulacak.
Oğlumuzu ve evde birlikte yaşadığımız riskli yaş grubundaki anne babamızı düşündüğümüz için mecliste yoktum. Bundan bile siyaset üretmek için yine birileri tarafsız olması gereken kalemlerini taraflıca kullanmış.
Yazık diyorum.
Keşke en azından "nasılsınız" diye sorsaydınız. Keşke bu kentte belediyenin mülklerini, vakıflara babasının malı gibi dağıtanlara; "bu dağıtım törenlerinde vardınız ama mecliste neden yoktunuz" diye sorabilme cesaretini de gösterebilseydiniz. Üstelik bu vakıfların himayesindeki onlarca çocuğun tecavüz davası hala hafızalarımızda taze iken kimsenin buna laf edemeyip biz çocuğumuzun ve ailemizin sağlığını öncelikledik diye ağız dolusu yazanlar sizleri Allah'a havale ediyorum.