6 bin yavru balık denize salındı
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İzmit Körfez’i balıklandırma projesi kapsamında Karamürsel Ereğli Defne Plajında 6. Balık salma töreni gerçekleşti.
Büyükşehir Belediyesi, Tarım ve Orman Bakanlığı ile TAGEM arasında imzalanan protokolün ardından İzmit Körfezi’nin balıklandırma çalışmaları başlamıştı. Türkiye’nin en büyük doğal limanlarından biri konumunda olan İzmit Körfezi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarıyla mavi görüntüsüne kavuştu. Canlı popülasyonunu arttırmak için daha önce “İzmit Körfezi Balıklandırma Projesi” kapsamında binlerce balığı İzmit Körfezi ile buluşturan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bugün gerçekleştirilen törenle 6 Bin yavru balık salımı gerçekleştirdi.
KATILIM
Karamürsel Ereğli Defne Plajında gerçekleşen törene Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kent Konseyi Genel Sekreteri Sedat Köse Ak parti Karamürsel ilçe başkanı Sait Mete Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım TAGEM Genel Müdürü Metin Türker Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Alp Kırşan, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Ahmet kırılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kamil Tüylüoğlu.
“BU ORGANİZASYON BİLİME DE HİZMET EDİYOR”
Törende konuşan Alp Kırşan; ”Geleceğe önemli bi bırakım oluyor. Böyle bir haber geldiğinde koşturarak geldim. Benim de iki çocuğum var onlara ilk öğrettiğim şey balık tutmak oldu. Benim aile babası olmamın dışında balık tutmamı da örnek alıyorlar. 6 bin yavru balığı bugün körfeze salacağız Bu organizasyon bilime de hizmet ediyor bu çok önemli. İnanın bana televizyon Programlarını sunmaktan çok balık organizasyonlarını sunmaktan heyecanlanıyorum.” Dedi.
“SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVREYİ SAĞLAMAK BİZİM GÖREVİMİZ”
Ardından konuşmasını yapan, TAGEM Genel Müdürü Metin Türker;” Gerçekten çok önemli bir etkinliğe hep birlikte şahitlik ediyoruz. Özellikle ülkemiz balıkçılık ve su konusunda ciddi gelişme sağladı. Büyük bir potansiyele sahibiz. Levrek ve Çuprada dünya birincisiyiz. Son beş yılda yaşadığımız gelişmeye baktığımızda üretimimizi iki katı artırmış durumdayız. Burada en önemli konu biz araştırma kuruluşları olarak ekosistemi korumak ve sürdürülebilir bir çevreyi sağlamak gibi bir görevimiz var.
Burada denize bırakacağımız balıklardan Levrek ve Çupra yavru balıklarımız var. Özellikle kalkan balıklarında bundaki amacımız bir bilimsel araştırma kurumu olarak balıklarımızın doğal ortamda durumlarını takip etmek. Bu açıdan bilgileri bizler ile paylaşan su ürünleri kooperatif başkanalrımız ve balıkçılara teşekkür ediyorum. Ayrıca bu çalışmanın başta ekolojiye bizim körfezimizdeki ekolojiye etkisi olacağı gibi bu balıklardan faydalanacak olan balıkçı ve vatandaşlarımıza fayda geleceğini bekliyoruz. Bu etkinliğin başarılı olmasını diliyor ve hepinize teşekkür diyorum. “ dedi.
“ESKİ KÖRFEZE YAKLAŞTIK”
Karamürsel Belediye Başkanı İsmail Yıldırım;” Yüzlerce yıl boyunca insanoğlu olarak doğaya zalimlik ettik. İnsanın içindeki azgınlık hak bilmezlik kendisine verilen nimetleri öyle bir kullandı ki bugün muhtaç gale geldik. Bizimle bu dünyayı paylaşan hayvanlara karşı yeni bir şeymiş gibi bir trend başladı. Ordusu ile geçerken yeni yavrulamış köpeğin başı bekçi diken bir peygamberin ümmeti olarak bzim bunu çok daha önceden yapmamız gerekiyordu. Bizim çocukluğumuzda bu körfez masmavi balığı ve yüzen insanı ile bambaşka bir yerdi. 1980 yılları başı ile beraber körfezde bugünkü durumda yöneticilerin bilerek ya da bilmeyerek yapığı işler yüzünden körfezi kaybettik Büyükşehir’in katkıları ile körfeze yapılan hizmetlere şahit olduk. Geldiğimiz nokta güzel eski körfeze yaklaşmış olduk. Halkımızın da desteğine ihtiyacı var. Kirletmenin ne kadar kolay temizlemenin ne kadar zor olduğunu görüyoruz. Büyük kaynaklar aktarıyoruz bugün o paraları başka bir şeye harcayabilirdik.” Dedi.
ÜÇ BAŞLIĞI HAYATA GEÇİRMEZSEK DÜNYA YAŞANABİLİR BİR YER OLMAKTAN ÇIKACAK
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın;” Bizim için kıymetli bir gün körfez için ciddiyetle bir şeyler yapmaya başladık ve kararlılıkla bunu devam ettiriyoruz. Bu işin birkaç boyutu var çocukları görmüşken anlatmak istiyorum. Her şeyden önce küresel iklim krizi denen bir şeyle karı karşıyayız. Bu artık iklim değişimi kelimesinin ötesine geçen bir şey. Bakın iki gündür mısırda bütün dünyanın devlet başkanları toplandılar ve küresel iklim krizi ile ilgili bir şey yapılması gerektiğini konuşuldular. Ana tema gerekli şeylerin yapılmadığı. Bu işleri toparlamak için para harcamak lazım. Birincisi karbon şimisyonunu azaltmamız gerekiyor. Daha az atık çıkarmak, yeniden kullanmak ve dönüştürmek diye özetleyebileceğimiz üç başlık altında çalışma yapmamız gerekiyor. Eğer yapmazsak dünyamız bir gün yaşanabilir bir yer olmaktan çıkacak. Afetler daha sık yaşanmaya başlayacak.
“BARAJDA 45 GÜN YETECEK KADAR SU VAR”
Yağış rejiminde değişiklikler var. Barajımızda şu an sadece 45 gün yetecek kadar su var. Endişe etmeyin sapanca gölünden baraja bir hat bağladık su taşımamız mümkün. Ama ya sapanca gölü de kurusa ne yapacağız, yağış alamazsak ne yapacağız, ya da yağışlar felaketlere yol açacak şekilde yağarsa. Dünyanın hiçbir şehrin alt yapısı 40 50 kg gelen yağışlar için elverişli değil. Bizim kendimiz için bir şeyler yapmamız lazım. İnsanoğlu olarak kullanabileceğimizden fazlasını kullanıyoruz. Limit aşım günü diye bir şey var duydunuz mu? İnsanların bir yılda tüketmesi mümkün olan bir miktar var. İnsanlar bir ay gelecekten tüketmiş oluyorlardı.
GELECEĞİMİZDEN HARCIYORUZ
Gelecekten harcamak demek 70’l yıllarda ortaya çıkan bu kavram aralık ayına mukabel ederken bugün dünyanın limit aşım günü temmuz ayına denk geliyor. Yani büyüklerimiz sizlerin geleceğinden harcıyorlar. Dünyanın böyle devam etmesi mümkün değil. Evrenin kendi içinde bir düzeni var. Bu hikâyem hem büyüklere hem küçüklere. Dünya ısınmaya başladığında bu bir buçuk dereceyi geçtikçe, buzullar eriyecek, su seviyeleri yükselecek, bazı şehirler yaşanamaz hale gelecek. Buzullardaki erime ile ortaya çıkan hareketeler patlaması durmuş olan volkanları harekete geçirecek. Dünyayı bir bulut kaplayacak ve biz yaşayamaz hale geleceğiz. Kafaları değiştirmemiz gerekiyor. Kafalar değişmezse dünya yaşanmaz hale gelecek. Denizin rengi başkanımızında dediği gibi daha berraktı. Evlerimizde kullandığımız suları İSU’nun arıtma tesislerinde arıttıktan sonra denize gönderiyoruz. Yüzde 72’si ileri biyolojik arıtma yüzde 28’ai biyolojik arıtma. Bunların arasındaki fark azot ve fosfor. Eğer bir şeyler yapmazsak Marmara Denizi ölecek. Türlerin çeşitliliği azalacak. Güzel bir Kızılderili sözü var beyaz adam son para tutulduğunda paranın yenmeyecek bir şey olduğunu anlayacak. Şimdiye kadar 30 bin balığı denizi bıraktık. Bazen eleştiriler geliyor, denize bırakıyorsunuz da ne oluyor. Denizde takibi yapılıyor. Özellikle kalkan balıklarının üzerinde çipler var balıkların denizdeki yaşamını izliyoruz, bizim için kıymetli bir bilgi. Denizimiz eskisi kadar kirli değil. Önümüzdeki yıllarda altın kemer ve bu plaj için mavi bayrak başvurusunu yapacağız. Biz standartları dikkatle takip ediyoruz. İşler iyi gidiyor. Geçen yıl müsilajdan dolayı başvuramadık ama bu sene alacağımızı tahmin ediyorum. Bu balık salmayı yaparken genç ve çocuklarımızın da bizlere eşlik etmesini önemsiyorum. Dünyanın gittiği yere bakarsak bir gıda krizi de bizi bekliyor. Dünya da 800 milyon insan aç. Tarımsal üretimde problemeler var. Bizim balıklandırma faaliyetlerimiz şehirlerin kendi kendine de yetebilmesi bir amaç doğrultusunda ilerliyor. Artık balıkları denize salma kısmına geçelim bu saatte bu faaliyeti önemseyerek buraya geldiniz teşekkür ediyorum. Özellikle gençlerimizin Marmara sevdalısı çevre gönüllüsü olmasını istiyorum.” Dedi.


