|
Trakya'nın güneybatısında yeralan deprem bölgesi, kuzeydoğusunda yer alan Istranca masifinin kristalin kayaçları, batısında Rodop masifi ve güneyinde Anadolu yakasında Premesozoik yapılı Truva masifi ile çevrilidir. Marmara Denizi kıyılarına paralel uzanan Ganos ve Koru dağlarında ise Tersiyer'e ait flis formasyonu yer alır. Bu dağların kuzeyinde Oligosen yaşlı marn ardalanmalı kumtaşı serileri görülür. Güneyde ise Miyosen-Pliosen yaşlı marnlı-killi, üst düzeylerde ise kumlu, çakıllı birimler bulunur (Ormanlı köyü). Gaziköy'ün kuzeyindeki dere vadisini izleyerek güneybatıda Ortaköy'e doğru Eosen flisi ile Miyosen marnlarının dokanagında uzanan bir fay yer almaktadır ve bu fayın varlığı topografya ya da yansımıştır
(Ateş ve Tabban, 1976).
Mihailoviç (1927, 1933)'e göre, bölgede M.Ö. 279 ile M.S. 1912 yılına kadar geçmiş 2190 yıl boyunca 94 tane yıkıcı deprem olmuştur. Yazara göre, 1912 depreminde Trakya kesiminde binaların %73.6 sı, Anadolu kesiminde ise %42.7 si yıkılmıştır. Trakya'da nüfusun %42.1 i, Anadolu'da ise %12.8'i evsiz kalmıştır. Oranların bu denli yüksek oluşunda depremden sonra çıkan yangınlar da rol oynamıştır. Bursa ve Çanakkale de hasar gören yerler arasındadır. Pınar ve Lahn (1952) Rothe'nin yayınlanmamış raporlarına dayanarak Mürefte ve Şarköy'de binaların %80 inin yıkıldığını, %20 sinin ise oturulamayacak duruma geldigini belirtmişlerdir.
Ambraseys ve Finkel (1987 a,b)'e göre Trakya'da toplam olarak 2,836 kişi ölmüş, 7,353 kişi yaralanmış, 24,980 yapı yıkılmış ve ağır hasara uğramış, 15,000 den çok yapı da hasar görmüştür.
Öztin (1987) nin Doktor Yüzbaşı Sadi'nin anılarına dayanarak verdiği bilgilere göre, deprem en çok Şarköy ve Mürefte'yi etkilemiş buralarda yıkılmayan ev kalmamıştır. Gelibolu ve Çanakkale'deki hasar da önemlidir. Bu araştırmaya göre ise 1,115 kişi yaşamını yitirmiş. Tekirdağ'da Gümrük Cami'si tümüyle çökmüştür. İskeleye yakın olan Paşa Cami'siyle bunun yakınındaki saat kulesinde hasar çok fazladır. Gelibolu'da hükümet konağı, saat kuleleri ve bir çok ev tümüyle yıkılmıştır. Çanakkale'de hasar Tekirdağ'dan fazladır. Deniz kıyısındaki yapılar oldukça hasar görmüştür.
Ateş ve Tabban (1976)'nin, Mihailoviç (1927)'e dayanarak verdikleri bilgilere göre, Tekirdağ'da deniz kenarındaki Saliha Hatun Cami'si, Cenevizlilerden kalma saat kulesi ağır hasar görmüş ve evlerin duvarlarında çatlaklar oluşmuştur. Gelibolu'da Adliye ve Polis dairesi girilemeyecek kadar hasar görmüş, iki un fabrikasının bacası ile Gazi Süleyman Paşa Cami'sinin minaresi yıkılmış, ayrıca 7 cami de hasar görmüştür.
|
Deprem İstanbul'da da hasara neden olmuştur. Ortaköy Cami'sinin rihtim kenarındaki duvarlarında ve minaresinde çatlaklar olmuştur. Unkapanı'nda 1 bina ikiye ayrılmış, Beyoğlu, Topkapı ve Kasımpaşa'da bazı binaların duvarları yıkılmış ve camları kırılmıştır.
Ambraseys ve Finkel (1987a)'e göre , depremde 50 km boyunda olan ve normal faylanma bileşeni olan bir fay oluşmuştur. Fayın önemli oranda bir dogrultu atımı vardır ve yer yer bu atım 3 m ye varmaktadır. Deniz, göl ve nehir kıyılarındaki tortul sahalarda sıvılaşma olayları gözlenmiştir. Bu tür olayların 200 km uzaklıklarda bile etkili olduğu anlaşılmaktadır.
Ateş ve Tabban (1976), Macovei (1912)'nin raporuna dayanarak yerde oluşmuş kırıklarla ilgili su bilgileri verirler: Episantir zonu Gaziköy'ün kuzeydoğusundan Gelibolu'nun kuzeyine kadar kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanmaktadır. Fay zonu 60 km uzunluğunda 10 km genişligindedir. Mürselli depresyonunda 2 km uzunluğunda ve 50 cm genişliğinde güneydoğu-kuzeybatı doğrultulu diğer bir kırık gözlenmiştir.
Öztin (1987), Mürefte ve Şarköy'ün köylerinde, dağlar arasındaki vadilerde kırıklar olduğunu belirtmektedir. Bunlar 30-50 cm genişliginde, 20-30 m uzunluktadır. Bunlardan bir tanesi çok dikkat çekicidir ve Mürefte'ye bağlı Ormanlı ve Yenice köyleri arasında Stelyenoz'un Dışbudak mevkiindeki tarlalarında yer almaktadır. Bu kırık zonun boyu 400 m, genişliği 5 m, derinliği 10 m'dir. Yöredeki tüm su kaynakları kurumuştur.
Gazi kasabası çevresinde bir tepede bir seri fay yer almaktadır. Miljo kasabası yakınında doldurulmuş bir çukur çatlaklarla kesilmiştir. Çatlakların toplam boyu 840 m ve eni 50-60 m olup, maksimum derinliği ise 2 m'dir. kestanbol yöresindeki kırıgın boyu 347 m, eni 6.2 m derinliği ise 12 m den çoktur. Miselji kasabasındaki fay aralıklı olarak 8 m boyundadır. Kresia kasabası yakınındaki kırık 960 m uzunluğundadır. Bu yarıgın enı 1.2 m, derinliği ise 7.5 m den çoktur. Gölcük kasabası çevresinde 6 km aralıkla 170 m uzunluğunda bir kırık oluşmuştur. Eni 2.3 derinliği ise 12 m dir. Heraklica yöresinde 2.5 m yarıçapında büyük konik bir çukur meydana gelmiştir. Çanakkale kıyılarında fay oluşmuştur. Apollon gölü çevresinde de büyük kırıklar gözlenmiştir.  |