Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Üç Cephede Net Mesaj: AB İradesi, Savunma Gücü ve Aile Seferberliği
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ziyareti dönüşü uçakta yaptığı açıklamalarda hem dış politika hem savunma sanayii hem de demografik dönüşüm konularında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
"AB için Son Fırsat Türkiye Olabilir"
Avrupa Birliği ile müzakerelere dair net mesajlar veren Erdoğan, Türkiye'nin tam üyelik hedefine bağlılığının sürdüğünü ve bu süreçte vize serbestisi gibi konularda artık daha fazla gecikmenin kabul edilemeyeceğini söyledi. Erdoğan, “AB için köprüden önceki son çıkış Türkiye olabilir. Biz kararlıyız. Onların da samimi olması gerekiyor” diyerek Avrupa’ya net bir mesaj iletti.
Uçak ve Uçak Gemisi Adımları Hızlanıyor
Savunma sanayiinde yaşanan gelişmelere de değinen Erdoğan, İngiltere ve Almanya ile jet uçak temini konusunda olumlu adımlar atıldığını, bu girişimlerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ileriye taşıyacağını belirtti. Ayrıca, TCG Anadolu’nun ardından ikinci bir uçak gemisi için İspanya ile yapılan görüşmelerin olumlu ilerlediğini ve yeni geminin inşasının birkaç yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiğini duyurdu. Bu gelişmeler, Türkiye’nin savunmada sadece bölgesel değil küresel oyuncu olma iddiasını pekiştiriyor.
"Doğurganlık Hızımız Alarm Veriyor"
Türkiye’de doğurganlık oranlarının 1,5’in altına gerilemesi, Cumhurbaşkanı’nın dikkat çektiği diğer önemli başlık oldu. “Bu oran bizim için tehlike sinyali” diyen Erdoğan, Aile Bakanlığı ve üniversitelerle iş birliği içinde nüfusu destekleyecek teşvik sistemlerinin hayata geçirileceğini söyledi. 10 yıllık yeni bir aile ve nüfus politikası planlandığını belirten Erdoğan, hem ekonomik hem kültürel desteklerle aile kurumunun yeniden güçlendirilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Stratejik Yönelişin Ayak Sesleri
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu üç ana başlıktaki açıklamaları, Türkiye'nin dış politikadan savunmaya ve sosyal yapıya kadar çok yönlü bir stratejik dönüşüm sürecinde olduğunu gösteriyor. AB ile entegrasyon mesajları, savunma sanayii yatırımları ve demografik sürdürülebilirliğe yönelik politikalar, önümüzdeki yıllarda gündemin ana eksenini oluşturacağa benziyor.